Sızıntı Arşivi

Eylül 1985 · s. 6 · 1 dakikalık okuma

Midede Gelişen Yavru

Enis Türk · Zooloji

ey85-5.jpg

Tabiat insanın ders alması için sayısız misallerle doludur. İşte bunlardan biri:

Avustralya'nın nemli ormanlarında yaşıyan Rheobatrachus silus adlı kurbağa, biologları hayrete düşüren bir mekanizmayla çoğalmaktadır.

Takriben beş santimetre boyundaki yumurtalar bu kurbağanın dişisi tarafından ormandaki küçük su birikintilerine yumurtlanır ve burada erkek tarafından döllenir. Döllenmiş olan yumurtalar daha sonra dişi kurbağa tarafından çiğnenmeden yutulur. Fakat bunların kurbağaya besin olduğunu zannetmeyin: Bilâkis yumurtalar midede gelişerek bir yavru haline gelecektir. Yumurtalar yutulduktan takriben yarım saat sonra, midede enzim ifrazatı (salgı) durdurulur. Sindirim sistemi vazifesini bırakır, barsak hareketleri durur.

Kurbağalar üzerinde 1973'den beri çalışan ve bu hadiseyi (arkadaşlarıyla)keşfe-den Aelaide Üniversitesi zoolaglarından M.J. Tyler; sindirimin durmasını elektrik devresinin kapatılmasına benzetir.

En hayret verici hadise ise, midenin hücre yapısının değişmesidir. Bundan sonra sindirim sistemi tamamen aksi vazife yapar. Yani yumurtaları sindireceğine onları besler. Dişinin almış olduğu besinler ise çok yavaş hareketlerle ancak 8 haftada barsakları terkeder. Çünkü barsak hareketleri durmuştur. Bu, hem yavrular hem de anne kurbağanın yaşaması için en ideal mekanizmadır.

Dahası var: Mide çok gerildiğinden akciğerlere basınç yaparak solunumu imkansız hale getirir. Kurbağanın tamamen aciz kaldığı bu problemin çözümü de Rahmeti Sonsuz tarafından bahşedilmiştir: Deri solunumu.

Önceden programlandığı üzere zamanı gelince midesindeki yavruların geliştiğini hisseden dişi kurbağa, genişleyen boğazından yavruları yavaşça incitmeden dış aleme bırakır.

Bundan sonra anne kurbağanın beslenmesi normale döner ve midesi 8 gün gibi kısa bir sürede eski halini alır. (Doğumdan sonra insan "rahim"inin eski halini alması için 6-8 hafta gerekir.)

Acaba kurbağa, yavruları sindirmeden midesinde nasıl beslemektedir? Muhtemelen hormon olan ve mide fonksiyonlarının tersine dönmesine sebeb teşkil eden bu faktörün bulunması mide fizyolojisini anlamamıza büyük yardım edecektir. Bu da ülser gibi ciddi mide hastalıklarının kesin tedavisini mümkün kılabilir.

Tabiatın sinesinde cereyan eden ve bizleri hayrete düşüren bu şuurlu işleyiş ve âhenkli denge her hadisenin arkasında bir hikmet Eli'nin varlığını hissettirmiyor mu?

Enis Türk