Sızıntı Arşivi

Ekim 1984 · s. 9 · 2 dakikalık okuma

Kutlu Misafir

M. Yasin · Edebiyat

Ne kadar da yakınlaştı!. Soluğunu her taraftan hissetmeye başladık. Esintilerini kalb ve ruhumuzun manyetik dalgaları etrafında duyuyoruz. Dostun yüzünü, aşina çehresini görür gibi oluyoruz. Nicedir bekliyorduk, gelsin de bizi kendimize getirsin! Soluklarımızı yıkasın, gafletlerimizi dağıtsın; yükümüzü; bize hacalet yükleyip, başımızı Öne eğdiren yükümüzü sırtımızdan, kalbimizden ve ruhumuzdan kaldırsın... Gelsin de hayal ekranımızı yıkasın.. Ulvi levhalar, nakıslar, rengarenk manzara tahayyül ve tasavvurlarıyla tezyin etsin.. Bizi bizden kurtarsın. Misafirimiz üç günlük yolda.. Fakat onun kokusu üç aylık mesafeden bile hissedilir.. Bu alicenap misafir, cihanbaha hediyeler, behiyeler, lütuflar, ihsanlarla gelir, ruhumuzu sarıp sarmalar. Kalbimizi ışık parmakları ile okşar, bütün duygularımızı adeta diriltir, zihinlerimize, dimağlarımıza bir seciye ve seviye kazandırır.

Yakınlaştıkça vuslat heyecanı ruhumuzda kasırgalaşır. Bir hazırlık, bir karşılama telaşı, bir ağırlama, taziz etme gayreti sarar benliğimizi. Fakat, o hatırnaz, kadirşinas, cömert ve mustağni misafir kendi teşrifatçıları, hizmetçileri, elçileri ile beraber zengin sofrasını kurar. Misilsiz, benzersiz ikramlarını sunar. Nefislerimizin yara, berelerine karşılık şifabahş havası ile gözümüzü, gönlümüzü en tatlı meltemlerle ihtizaza getirir. Misafir gibi gelir de,ev sahibliği yapar. Ruhumuza yükseliş manevraları, antremanları yaptırır. Onu kanatlandırır. Işıktan inbiğinden geçirir. Bizteri şeffaf, berrak ışık hüzmeleriyle tarar, bakışlarımızı, ondan evvel niyetlerimizi düzeltir. Mahiyetimizi zenginleştirerek değiştirir.

Kömürü elmasa dönüştüren mucizevi şuaları ile benliğimize ışık banyosu yaptırır. Ne güzel bir misafir! Yalamalaşmış, laçka olmuş iradelerimizi ayar eder, diş tutturur. Şefkatli bir baba, zengin bir derviş, sebil yapan, panayıra buyur eden hayırhah bir kervan sahibi gibi şölenini herkese açık tutar. Tam teşekküllü bir devlet (hastanesi), gök devleti, fecir devletidir. İçimize; ciğerlerimize nüfuz eden oksijen gibi; kanımızı temizleyip karbondioksitlerimizi itrah eder, canımızı, ruhumuzu diriltici nefesler ile pak ve tertemiz yapar. Kim, nasıl, niçin bu misafiri sevmez bilmem ki...

Bu kutlu konuk kendi kadrosuyla arzın halifesini tanıştırmaya; melekle insanı konuşturmaya memur bir hakim gibi de davranır. İnsana misyonunu; aksiyon ve fonksiyonunu hatırlatır. Yeryüzü sakinlerini gökyüzüne takdim eder. Onları meleklere alkışlatır.

İnsana, birbirine kırılan, darıları insanlara bütünlük kazandırarak onları kaynaştırır. Varlıkları, mahlûkatı birbirine dost ve kardeş yapar. Artık kozmozun bir kardeşlik beşiği olduğunu herkes hatırlamış, idrak etmiştir.

M. Yasin