Ekim 1984 · s. 38 · 1 dakikalık okuma
Kuşlar Uçarken
![]()
Kimi serçe, kimi kartal, kimi şahin, kimi leylek,
O rengârenk kanatları açılıyor telek telek,
Gizli sema yollarına maharetle süzülerek,
Bir nizama boyun eğip zerafetle döne döne,
İniyorlar yeryüzüne, çıkıyorlar gökyüzüne...
Kimi aşık bülbül gibi, hiç durmadan çırpar kanat.
Kimi zarif turna gibi, inmez yere nice saat.
Hayatında, hilkatinde bu ne ölçü bu ne sanat!
Bir önderin arkasında dizilmişler dizi dizi,
O minicik beyinlere kim Öğretir yolu, izi...?
Güz gelip de solmadan gül, sararmadan yeşil yaprak,
Kimi aşıp, dağ, çöl, deniz menziline ulaşacak,
Zaman getir, aynı yuva merhametle açar kucak.
Ve baharda göçmen kuşlar küme küme döner geri,
Nerden bulur kuvveti de aşar nice engelleri?
Hepsi uymuş bir nizama, işte burda büyük gerçek.
Ya insanın? Yüreğinde kâbus kâbus kin, nefret, şek,
Haykırırsın: "Işık nerde? Kim huzura götürecek?"
Zamanıdır artık saf ol! Çağırıyor büyük rehber,
Asırların ötesinden sesleniyor, Hak Peygamber!
Farika Teymur