Sızıntı Arşivi

Haziran 1985 · s. 11 · 1 dakikalık okuma

Koparılan Bir Yaprağın Serencamesi

Abdullah Harman · Tabiat

Yaprağı gövdeye veya dala bağlayan sap hücreleri tahrip olduğunda, yaprağın besin ikmal deposu ile bağlantısı kopar. Yeşil rengi veren klorofil kaybolup yerine karoten ve ksanthofil (portakal sarısı) pigmentleri görüldüğünde; yaprak ağaçdan düşer ve çürümeye başlar.

Mantarlar vazifelerini tamamladıktan sonra yerlerine bakteriler gelip onlardan vazifeyi devralırlar. Bakterilerin vazifesi yaprağı parçalamaktır. Süslü taşlan andıran bu tek hücreliler galerisi, bizim üzerini çiğneyip: geçtiğimiz yaprak döküntüleri üzerinde bulunurlar.

Yaprağın sert dış koruyucu tabakası koptuğunda, içteki hücreler bakteri ve mantarlar tarafından istila edilir. Organik yaprak döküntülerinden Scanning elektron mikroskobuyla çekilen fotoğrafda, şimdiye kadar isimlendirilmemiş bilinmeyen canlıların orada faaliyet gösterdiği tesbit edilmiştir.

90 defa büyütülmüş bir kene, mantarların istila ettiği alanda beslenir. Kenenin besinini teşkil eden mantarlar lifleriyle ağ örerek, çürümekte olan yaprağa nüfuz etmeğe çalışır.

İşte 1600 kere büyütülmüş bir kirpikli, sillerini sallıyarak hareket eder. Hayvana sanki kürk manto giydirilmiş havası veren kirpikler o kadar muntazam şekilde sıralanmıştır ki, bu hususiyetlere göre sınıflandırılırlar.

Toprağın 1 m2 sinde birkaç milyon nemotod (yuvarlak kurt) bulunur. Bu minicik kurtlar mantar ve bakterilerden sonra, vazifeye başlayıp bakterileri yiyerek beslenirler ve çürüme hadisesinde havalandırıcı olarak vazife yaparlar. Kenenin toynağa benzer ayakları, onun ıslak kaygan satıhlarda hareket etmesine imkân sağlar.

Ülfet perdesi kaldırılıp her hâdise dikkatle incelendiğinde, yaprakların dökülmesi ve çürümesi gibi bizce ehemmiyetsiz görülen hâdiselerin dahi ince hesap ve hikmetlerle meydana geldiği görülmektedir.

Yapraklarda mantar ve bakteriler arasında kurulan bu muhteşem madde devridaimi sayesinde, dünyamız bir çöplük olmaktan kurtulmaktadır.

Abdullah Harman