Sızıntı Arşivi

Ağustos 1984 · s. 12 · 3 dakikalık okuma

Kolibri'nin Sırlaro

Abdullah Çelik · Zooloji

Sevilen kuşlar arasında Kolibri renk ve şekil olarak çok müstesna bir yere sahiptir. Kolibriler küçük olmalarına rağmen enerji kaynaklarından çok dengeli bir şekilde istifade ederler.

Kolibrilerin boyları 6 ila 22 cm. arasında değişir. Bu ölçülere gaga ve kuyruk dahil edilmektedir. Meselâ kılıç gagalı kolibri nevinin 10 cm uzunluğunda bir gagası vardır. Küçük arı kolibrisinin gagasından 12 mm ve kuyruğundan 25 mm çıkarılırsa geriye 2,5 cm. lik bir gövde kalmaktadır.

En hafif kolibri 2 gram ağırlığındadır. Bugüne kadar tesbit edilen 317 kolibri nevinden her birinin ağırlığı 10 gramın altındadır.

Kuşlar dünyasının helikopterleri olarak bilinen kolibriler havada uçar halde durabilmekte ve kısa mesafeleri geri yönde uçabilmektedirler. Ayrıca havada dururken de çiçeklerden besinlerini toplarlar. Kuşlar âleminde bu isi yapabilen başka bir kuş nev'i bilinmemektedir. Havada çok çeşitli manevralar yapabilen kolibriler kısa bir geri uçuştan sonra havada durabilirler. Çok hızlı çekim yapabilen fotoğraf makineleri ile kolibrilerin uçuş sırları çözülmeye çalışılmaktadır. Çünkü insan gözü normal olarak saniyede 50 defa kanat çırpma hareketlerini takip edemez. Kanat uzunluğu arttıkça kanat çırpma sayısı da azalmaktadır.

Bir çeşit kolibri kanatlarını saniyede 50 defa çırptığında 7 m yol alır. Böylesine hassas uçuş üstünlükleri çok kuvvetli kas ve kemik yapısına ve iyi beslenmeye bağlıdır. Nektar (balözü) çok fazla miktarda enerji ihtiva ettiğinden kolibriler hususiyetle bunları toplarlar. Zaten havada bir helikopter gibi uçar halde kalmaları bu yüzdendir.

Önceleri, kolibrilerin sadece seker ihtiva eden nektarla beslendikleri sanılmaktaydı. Yakın zamandaki araştırmalar bu kuşların protein ihtiyacını karşılamak için havada böcek ve sinekleri de avladıklarını göstermiştir.

Gıdalarının % 90'nını nektar, % 10'unu da protein ihtiva eden böcekler teşkil eder. Bu kuşların mideleri böcek gibi zor sindirilen gıdaları depo edecek şekilde, nektar gibi kolay sindirilen gıdaları da hemen barsaklara geçirecek şekilde yaratılmıştır. Bu yüzden kışa zamanda bol enerji elde etmeleri mümkün olur.

Başka türlü beslenmesine imkân olmayan kolibri, acaba dipte yer alan nektarı toplayan uzun ince gagayı tesadüf neticesi mi elde etmiştir? Hayat sahaları bugün için Amerika Kıtasının tropik bölgeleridir. Tropik ve subtropik bölgelerde bütün bir sene boyunca çiçekler açtığından kolibrilerin beslenmeleri problem olmaz. Yeni doğan kolibriler anneleri tarafından 2-3 hafta böceklerle beslendikten sonra kendi gıdalarını temin edebilecek hale geldikten sonra yuvayı terkederler. Kolibriler böceklerde olduğu gibi, rastgele her çiçekten nektar toplamazlar. Her kolibri nev'inin kendine has çiçek çeşitleri vardır. Muhtemelen kolibrilerin beslendiği çiçeklerde böcekleri cezbeden hususi kokular olmadığı için böcekler kolibrilerin beslendiği çiçeklerden umumiyetle faydalanmazlar. Kolibrilerin beslendiği çiçeklerin taç yaprakları böceklerin tozlaştırmalarına müsait olmayıp ancak kolibrilerin ince gagalarına müsait yapıdadır. Bu yüzden belli çiçeklerin tozlaşması sadece kolibriler tarafından yapılır.

Çiçekler ve kolibriler arasında daha enterasan münasebetler mevcuttur. Kuşların ziyaret ettiği çiçeklerin nektar nisbeti yüksek olmakla beraber şeker nisbeti böceklerin ziyaret ettiği çiçeklerden % 5-30 daha düşüktür. Bunun sebebi de şudur: Çiçeğe kolibrinin ziyaretine değecek ölçüde nektar yaptırılmakta fakat şeker muhteviyatı düşük olduğundan kolibrinin tam doyması engellenmektedir. Neticede bu sevimli kuş diğer çiçekleri de gezip onların tozlaşmalarını sağlamaktadır. Acaba bu hassas denge, kuşun çiçeğin tozlaşma ihtiyacını bilmesinden midir?

Kolibrilerin parlak renkteki tüyleri de dikkat çekicidir. Papağan gibi kuşların parlamayan tüy kısımları renk pigmentlerinin depolanmasıyla meydana gelir. Bu renk maddeleri, üzerlerine düşen ışığın bazılarını yutar ve bazılarını geri yansıtırlar. Kolibrilerdeki tüylerin yanıp sönmesi interferens adı verilen ışığın belli sahalarda kuvvetlenip azalmasından meydana gelmektedir. Bazı kolibriler kanat tüylerini ışık yönünde çevirerek tüy renklerini değiştirebilirler.

Peki, bu güzel kuşlar tropik ormanlarda kâfi miktarda nektar bulamayınca ne yapmaktadırlar? Bu hususta da Rahmeti Sonsuz'un işaretlerini görmemek mümkün değildir. Kolibrilerde gıdanın azaldığı tehlikeli zamanlarda vücut sıcaklıklarında düşme ve vücud fonksiyonlarında bir yavaşlama görülür. Bu durumlarda bir kolibrinin vücud sıcaklığı yaşadığı çevrenin sıcaklığından çok az yüksektir. Araştırmacılar kolibrilerin vücud sıcaklığının 42 °C'den 12 °C'ye, kalp atışlarının da dakikada 250'den Ve düşebildiğini tesbit etmişlerdir.

Abdullah Çelik