Aralık 1988 · s. 447 · 2 dakikalık okuma
Kitin İnsanlığın Hizmetinde
![]()
Hayvanlar âleminin en kalabalık grubu olan böcekler, çok küçük olmalarına rağmen, sırları henüz çözülemeyen birçok harika sanatlı organlarla teçhiz edilmişlerdir. Bu ince sanatları örnek alarak yola çıkılan teknoloji yarışında, her gün yeni bir usul ve yeni teknikler insanlığın hizmetine sunulmaktadır.
Böceklerin vücudunu kaplayan sert ve koyu renkli kitin kabuk, çoğumuzun dikkatini çekmiştir. Kendi boylarına göre çok büyük çapta yük ve basınçlara dayanmalarını temin eden bu kabuk, sadece böceklerin yararına sunulmuş bir nimet değildir. Artık kitini insanoğlunun da çok değişik maksatlarla kullanabileceği anlaşılmıştır.
Kitin, selülozdan sonra en bol bulunan tabii polimerdir(uzun zincirli molekül). Glikoz esaslı ünitelerin birbirine bağlanmasıyla meydana gelen kitin, böcekler ve diğer kabuklu hayvanların kabuğunun, mantar ve bira mayası hücrelerinin hücre duvarının temel yapıtaşıdır. Sağlam, alerjik tesiri olmayan ve bakterilerle çözünebilen bu maddenin bugüne kadar fazla kullanılmamasının sebebi, pratik çözücülerle, bilhassa su içinde çözünmemesidir. Hatta böcek yiyen birçok canlının sindirim enzimleri bile kitini parçalayamadığı halde; Kudreti Sonsuz’un toprağa yerleştirdiği bakteriler, salgıladıkları enzimlerle böceklerin kitinden yapılmış dış iskeletlerini parçalayarak dünyamızı bir çöplük olmaktan kurtarırlar. Uzun çalışmalar neticesinde, bilim adamları bakterilerin yaptığı bu işi taklit etmiş, kitini iki safhada, suda çözünür hale getirerek bu engeli aşmışlardır. Kitinin ilk kullanma sahası, meyveleri muhafaza için üzerlerini kaplama esasına dayanan yarı geçirgen bir film yapılması olmuştur.
Oksijen ve sıcaklık, meyvelerin olgunlaşmasını hızlandıran faktörlerdir. Bu sebeple, taze meyve endüstrisinde meyvelerin kullanılabileceği süreyi uzatmak maksadıyla 0 °C sıcaklıkta, az oksijenli depolar kullanılmaktadır. Fakat bu şekilde muhafaza oldukça pahalıya mal olmaktadır. Ayrıca, meyve az oksijenli vasattan çıkarılınca, daha süratli bir biçimde bozulmaya başlamaktadır. Kitinden yararlanılarak geliştirilen bir madde olan NOCC (azot, oksijen ve karbondan müteşekkil kompleks bir madde) sayesinde; armut, şeftali, erik gibi meyveler, oksijenden tamamen tecrit eden gaz-geçirgen bir tabakayla kaplanır ve uzun müddet saklanabilir. Üstelik bu zar, karbondioksiti tutarak meyvenin olgunlaşmasını geciktirir. Zar, meyve ılık suyla yıkanıncaya kadar üzerinde kalmaktadır. İlk tecrübeler bu maddenin zehirleyici bir tesiri olmadığını da göstermiştir. Böylece, kâinatta hiçbir şeyin abes ve plansız yaratılmadığı, ciddi ve inançlı çalışmalar neticesinde birçok hayvanın çeşitli organlarının üzerindeki sanatların, insanlığın hizmetine sunulabileceği bir kere daha gözler önüne serilmiş olmaktadır. Bundan sonra yapılacak iş, Allah’ın koyduğu fizik ve kimya kanunlarına riayet ederek, bu maddenin ucuz ve bol şekilde elde edilebilen sentetiklerinin yapılmasıdır. Sentetik olarak yapılan %0,7-211k NOCC solüsyona daldırılan meyveler, hem bozulmadan uzun müddet saklanabilecek, hem de istendiğinde kolaylıkla yıkanarak yenilebilecek.
Alpaslan Dinçer
![]()