Sızıntı Arşivi

Şubat 1999 · s. 41 · 2 dakikalık okuma

Kitaplar Arasında

Sızıntı · Kitaplar

Nihat Dağlı

'O(Hz. Muhammed) hevâ ve hevesinden konuşmaz. O (na inen Kur'ân veya O'nun söylediği sözler) kendisine vahyedilen vahiyden başka bir şey değildir, '(Necm/3-4)

İslâm tanımlanırken veya Hz. Peygamber'in İslâm'daki karşılığı ortaya konulurken çoğu zaman bir yanlışlık yapılıyor: İslâm veya Hz. Peygamber, Allah'tan ve metafizik gerçeklikten soyutlanarak, kaskatı fizikî gerçekliğe aktarılıyor. Allah'tan kalkarak değil, insanî gerçeklikten hareket edilerek islâm ve Hz. Peygamber tanımlanıyor. Bir anlamda belirleyicilik Allah'tan alınarak insana veriliyor.

Oysa Hz. Peygamber (Peygamberler) gönderiliş gayesi İtibariyle başka bir buudun insanı olduğu ortadadır. Fethullah Gülen Hocaefendi buradan hareketle şu önemli tespitleri yapıyor:

'Allah Resulü, yer yüzündeki dostları değil hakiki dost olan Rabbini arzuluyor ve bir başka buudda O'na ulaşmak istiyordu. (...) Peygamberimiz acaba dünyaya niçin gelmiş ve hangi gayeye binaen gönderilmişlerdi? Bu çok önemli mevzûun tahlili bilhassa iki ana esasdan dolayı daha da ehemmiyet arzetmektedir:

Birincisi: Peygamberlik müessesinin yüce ve muallâ mevkiini görüp, onları sıradan insanlar gibi mütalâa etmemek; ve öyle görüp değerlendirmemek İsteyenlere de ikna edici cevaplar hazırlamak.

İkincisi: Günümüzde, peygamberliğe ait vazifeyi temsil etme durumunda olanların nasıl bir yol ve sistem takip etmeleri gereğini ortaya koymak.

Meseleyi hangi yönüyle ele alırsak alalım mevzûun ehemmiyetinin çapı değişmeyecektir.'

Bu sebeple, nefs ve nevâdan çok da uzak ol(uş)mayan modern akıl ve seküler paradigmalar kullanılmak üzere piyasaya sürülen ve neredeyse tartışılmaz ölçüler olarak görülen yaklaşımların sıhhatini, yukarıdaki ayetin ışığında yeniden düşünmek gerekiyor. Sıkışıp kaldığımız beşerîliğimizin imkânlarıyla ve çok sınırlı bir ömrün yine çok sınırlı kazanımlarıyla yetinirsek, ne kendimizi ne de içine doğduğumuz eşyanın hakikatini öğrenmiş oluruz. Peygamberlerin gönderiliş gayesinden biri de acziyetimizin boşluklarını doldurmak değil mi? Salt aklımızla bulamadığımız, bulsak da hayatımıza taşıyamadığımız hakikatler peygamberler aracılığıyla gerçekleştirilebiliyor.

Safvet Senih, Hadîslerin Işığında Hâdiseler kitabında, yukarıdaki ayetin ve Fethullah Gülen Hocaefendi'nin tespitleri ışığında Hz. Peygamber'in hâdiselere yaklaşımındaki isabeti ortaya koyuyor. Kitabın iskeletini şu üç hadîs oluşturuyor:

1- 'İnsanların kalbleri Cenâb-ı Hakk'ın iki parmağı arasındadır. O'nu tek kalb gibi istediği surette ve dilediği cihete tasarruf eder, çevirir.'

2- 'Zulüm devam etmez, küfür devam eder.'

3- 'Zalim, Allah'ın kılıcıdır; onunla intikam alır. Sonra ondan da intikam alır.'

Hadîslerin Işığında Hâdiseler kitabında, bu üç hadîsten hareket edilerek, insanlık tarihinde önemli yer edinen hâdiselere yorum getiriliyor.

GENEL DAĞITIM: GÖKKUŞAĞI PAZARLAMA VE DAĞITIM A.Ş. Tel: (0.212) 519 39 50 - Faks: 519 39 01