Ocak 1997 · s. 569 · 2 dakikalık okuma
Kitaplar Arasında

Sızıntı, tevazunun remzi olan ismine rağmen, yayın dünyamızda çok şeyler başardı ve fikir ve isim babasının ifadeleriyle yapacak daha çok şeyi var. Sızıntının beğenilerek ve tekrar tekrar okunan yazılarını yeni bir tertiple istifadeye sunan kitapların gördüğü rağbet, bu kitabın hazırlanmasını teşvik etmiştir.
Kitabın
çok defa tek insanın, derginin ise bir zekalar topluluğunun eseri olduğu kabul
edilir. Elinizdeki eser, Sızıntı’dan süzüldüğü için, kitap suretinde olmasına
rağmen, tek insanın değil, bir zekalar topluluğunun eseridir.
Yazıları Sızıntı için hazırlayan müelliflerin ve yazı kurulu üyelerinin, kitaplaşma aşamasında katkıda bulunan Editör Doç. Dr. Hakkı Gökbel ve yardımcıları Doç. Dr. Said Budur ile Doç. Dr. Sadık Büyükbaş, kitap hazırlanırken Hakkın rahmetine kavuşan aziz dost Yrd. Doç. Dr. Mustafa Etkenin emekleri ve Sızıntı mecmuası idarecilerinin teşvikleri de burada zikredilmelidir. Benzeri emek ve teşvikler
“Sızıntı dan Tıbbi Gerçekler” serisinin devamının gelmesine vesile olacaktır. Bu kitabın Sızıntı’daki tıbbi yazıların bir kısmını değerlendirebildiği dikkate alınırsa devamına olan ihtiyaç anlaşılabilir.
İnsanoğlunun en çok ilgisini çeken bilim dallarından birisi de, tıp olmuş ve olmaya da devam etmektedir. Bunun en önemli sebebi ise bu alanın şahsi hayatımızı doğrudan ilgilendirmesidir. Bu nedenle yayın hayatımızda çok önemli yeri olan “Sızıntı Dergisi”nde yayınlanan tıbbi yazıların, yeniden gözden geçirilip, kitap haline getirilmesinin faydalı olacağı düşünülmüş ve elinizdeki bu eser ortaya çıkarılmıştır.
Hakikaten eserin sayfaları arasında dolaşırken ana rahminden başlayan yolculuğumuzun bebeklik dönemindeki gelişmeleri, ilerleyen yaş ve dönemlerin ihtiyaçları, gıdalarımızdaki mükemmel kompozisyonlardan yüzlerce örnekleri bulmak mümkündür. Bu çerçevede; anne sütü, yumurta, zeytinyağı gibi bizim için hazırlanan gıdalardan çalışma ve dinlenmenin tıbbi ölçülerine, kanın yenilenmesinden beynimizin mükemmel yapısına, görme mucizesinden işitmede yön tayininin nasıl yapıldığına, kokuların kaydedilmesinden diş sağlığında dikkat edilmesi gereken konulara kadar birçok alanda dolaşırken, SIZINTI’nın zenginliği bir kere daha gözler önüne serilmektedir.
Akıl, irade, şuur, konuşma gibi yüksek beyin melekeleri yanında sevgi, merhamet, aşk vs. gibi latifeleriyle de hayvanlardan ayrılan ve bu hususiyetleriyle kainatın süzülmüş bir meyvesi olan insanoğlunun anatomik ve fizyolojik özellikleri bakımından memeli hayvanlara kısmi benzerliğinin bizleri aldatmaması gerektiğini de kitabın derinliklerine dalınca anlıyoruz.
İnsan vücudundaki her organın ve sistemin İlahi harikalar meşheri olduğunu, bir tek hücresine bile tesadüflerin parmak karıştıramayacağını çok açık gösteren tıp ilminin ağır konularını, insanı sıkmadan ve merak uyandıracak şekilde yumuşak bir üslupla ele alan kitabın okuyucunun ilgisini çekeceğini zannediyoruz.
“Sızıntıdan Tıbbi Gerçekler”in Allah’ın geniş ilim, hikmet ve kudretinin daha iyi anlaşılmasına katkıda bulunması ümidiyle..