Sızıntı Arşivi

Mayıs 1996 · s. 185 · 2 dakikalık okuma

Kitaplar Arasında

Sızıntı · Kitaplar

Bu ay iki yeni kitaptan söz edeceğiz: Fransa Mektubu ve Çocuğu Anlamak.

Fransa Mektubu, isminden de anlaşıldığı gibi Fransa’dan Türkiye’ye gönderilen değerlendirmeleri ihtiva ediyor. Kalp-akıl birlikteliğinin ışıltılı çizgisinde yenilenen bir dimağın sahibi, akademisyen ve aynı zamanda aydın olan Ömer Said Gönüllü Bey’in dört yıl süreyle kaldığı Fransa’dan yazdığı ve aynı başlık altında Zaman Gazetesinde yayınlanan yazılarını, böylece toplu halde okuma fırsatını yakalamış oluyoruz.

Yazıların yazıldığı ve yayınlandığı yıllar, dünyada çok önemli gelişmelerin yaşandığı bir döneme rastlıyor: Körfez krizi, Cezayir’de askeri darbe ve ardından gelen iç bunalım, Bosna-Hersek’ deki savaş, Orta Doğu’da bir barış mizanseninin yaşanması...

Yazıların merkezinde bunlar var, ancak yazılar, aktüalitenin soğuk ve uçuculuğunu aşmış, satır aralarında daha çok mü’min bir yüreğin sıcaklığı ve serinliği hissediliyor. Doğrusu, Batı’dan Batı’ya bakıldığında Batı bir başka görünüyor, efsanenin yüzündeki peçe bütünüyle sıyrılmış oluyor.

Ayrıca, Muhammed Hamidullah, Roger Garaudy, Yusuf İslam, Kıbrıslı Şeyh Nazım, Hasan el-Turabi ile yapılan röportajlar, kitabın ikinci bölümünü oluşturuyor. Fransa Mektubunun önemli bir döneme tanıklık yaptığı kanaatindeyiz.

ÇOCUĞU ANLAMAK 1- Said GEZER

Acaba bugün bizi rahatsız eden, razı olmayıp şikayet ettiğmiz insanlar, belli bir dönemde anlaşılmayan ve gereğince ilgi gösterilmeyen insanlar değil mi? Eğer bugün insanlararası münasebette yoğun bir sevgisizlik, soğuk bir iletişim ve hoşgörüsüzlük yaşanıyorsa, bunun ciddi sebepleri var. Ancak hep gözardı edilen ve önemsenmeyen bir şey var: insanların kişilik ve şahsiyetinin şekillendiği çocukluk devresini, içi boş ve kritiğe tabi tutulmayan usullerle geçiştiriyoruz. Çocuk önemsenmiyor.. ilgisi, yüreği, bakışı, soruları hep erteleniyor. Büyümelerde daha çok niteliğin kaybı söz konusu. Çok çirkince ve çok güzel şeyleri yitirerek büyüyoruz. Geliştirebileceğimiz, büyütebileceğimiz ve uyandırabileceğimiz güzellikler, çocukluk dünyasının uzanmadığımız diplerinde tükeniyor.

Doğrusu şüphelerimiz var: Çocuğun yüreğine doğru yürümeyen ve çocuğu ciddiye almayan ebeveynler, çocuk büyüttüklerini mi sanıyorlar. Aynı kanaatte değiliz, çünkü, bu soğuk ellerde yaş alan çocukların büyümesinden çok ölmeleri söz konusu. Zira çocukluğu tüketerek insanın büyümesi mümkün değildir.

Said Gezer, Çocuğu Anlamak kitabıyla bu konuya eğilmiş. Ebeveynlere çocuk bakımı ve eğitimi konusunda yardımcı olmak gayesiyle yazılan ve kitabı oluşturan yazılar, daha önce Zaman Gazetesinin aile sayfasında yayınlanmıştı.