Sızıntı Arşivi

Temmuz 1983 · s. 29 · 5 dakikalık okuma

Kelimelerde Neseb

Fatih Bağcıoğlu · Yrd. Doç. Dr. · Edebiyat

Yıllardan beri üzerinde durulan, kullanılıp kullanılamayacağı tartışılan kelimelerin başında örnek ve örneğin kelimeleri geliyor. Biz bu kelimelerin kullanılıp kullanılamayacağı mevzuunda birşey söylemeden önce dil ilminin (filolojinin) esasları çerçevesinde üzerlerinde durup kararımızı sonra vermek istiyoruz.

Önce, örnek (misâl) kelimesi üzerinde duralım:

Örnek kelimesinin menşei iyice bilinmemektedir.

Eski Türkçe (İslâmlık Öncesi Türk Dili) metinlerde meselâ: Orhun Kitâbelerinde ve Uygurca eserlerde örnek kelimesi yoktur.

Yine Kutadgu Bilig (XI. asır), Atabetü'l Hakâyık (XII. asır). Divan-ı Hikmet (XII. asır) gibi İslâmi Türk edebiyatının ilk eserlerinde örnek kelimesine rastlamak mümkün değildir.

Örnek kelimesi eski Türk dili metinlerinde öylesine yoktur ki, Oğuz Kağan Destanı'ndan Dede Korkut Hikâyelerine, Yunus Emre Dıvânı'ndan Fuzuli'nin, Bâki'nin, Nedim'in, Nâbi'nin eserlerine, oradan saz şâirlerinin (Karacaoğlan, Kayıkçı Kul Mustafa, Aşık Dertti, Aşık Ömer, Erzurumlu Emrah gibi) şiirlerine varıncaya kadar hiçbir eserde kullanılmamıştır.

Örnek kelimesi Divânu Lugâti't Türk'te yoktur. (XI. asır)

İbnü Mühennâ Lugâtı'nda yoktur. (XIV. asır)

Kitâbü'l-idrâkli-Lisânü'1-Etrâk'ta yoktur. (XIV. asır)

El Kavânînü'l Külliye'de yoktur. (XV. asır)

Hattâ Türk Dil Kurumu tarafından hazırlanan ve "XIII. yüzyıldan günümüze kadar Türkiye Türkçesiyle yazılmış 227 eserden taranan ve bugün kullanılmayan, ya da anlamı, şekli değişik olarak kullanılan Türkçe Sözlerin Sözlüğüdür" diye tarif edilen Tarama Sözlüğünde de misâl karşılığı olan bir örnek kelimesine rastlamıyoruz.

Şimdi kendi kendimize soralım: Bu nasıl Türkçe kelimedir ki, Eski Türkçe metinlerin hiçbirinde geçmediği gibi, Dîvan Şâirleri, Tekke Şâirleri, Saz şâirleri bu kelimeyi kullanmamakta birleşiyorlar.

Örnek kelimesi son asırlarda ortaya çıktığı sanılan ve daha çok İstanbul ağzında görülen bir kelimedir.

Kelimeye ilk defa Şemseddin Sami'nin Kamus-ı Türki adlı sözlüğünde rastlıyoruz. Şemseddin Sâmi örnek'e "Numune, meşk, misâl" mânâsı vermiştir.

Hüseyin Kâzım Kadri de Büyük Türk Lügati adlı eserinin 1. cildinde (1927'de basılmıştır) örnek kelimesine "Numune, misâl, meşk" mânâsını vermiş ve kelimenin ERMENİCEDEN geldiğini söyliyerek bu konuda Bedros Keresticiyan'ın "Türk Dilinin Etimolojik Lügati" adlı Fransızca kitabını delil olarak göstermiştir. Yukarıda söylediğimiz kitabında "Şekil, usul, tarz, suret" mânâsı verdiği örnek kelimesinin Ermenice olduğunu söyleyen Bedros Efendi, bu kelimenin Türkçe "Mikyas, ölçü, nisbet, tenâsüp, usûl, şekil" mânâsını taşıyan oran kelimesiyle münâsebeti olduğunu iddia etmektedir.

Nihat Sâmi Banarlı da örnek kelimesinin Türkçeye Ermenice ORİNAG'dan geçtiğini dört Ermenice - İngilizce sözlükten tesbit etmiştir. Nihat Sami Banarlı'nın yaptığı tesbitleri aynen aşağıya alıyoruz:

"1- Paschal Aucher, Dictionary, Armenian - English, Armenian Academy of S. Lazarus, Venice, 1821, S. 624:

Orinag - example, model, type, form, sample, plân, project;

Orinag- imn - for example.

Görülüyor ki Orinag kelimesi, Ermenicede: Örnek, model, tip, şekil, numune, plân, proje v.b. mânâlarında bir kelimedir.

Orinag - imn ise, bizdeki örneğin uydurmasına daha benzer bir sesle (ki bu çok acıdır.) meselâ demektir.

Kelime ayrıca ; Orinagavor (şekil almış), orinagan (hukukî), orinagei (resmetmek, şekil vermek, kopya etmek) gibi müştaklarıyla Ermenice hayli zengin bir kelime ailesi teşkil etmiştir.

2- John Brand, A. Dictionary Armenican and English. Vol.II, Armenian Academy of S. Lazarus, Venice, 1825, S. 424 (aynı kelime ve müştakları)

3- Matthias Bedrossian, New Dictionary Armenian and English. Venice, 1875- 79, S. 762:

Orinag - example, model, original, copy, idea, shadow. image, drawing design, plân. form. manner, way, sort. sample, v.b.

Yine görülüyor ki orinag, bu sözlükte de: Misâl, model orijinal, kopya, fikir, gölge, hayâl, resim, desen, plân, şekil, usûl, yol, nevi, nûmune v.b. mânâlarıyla yine zengin mânâlı bir kelimedir. Ayrıca:

Orinagapar - (misâl gibi), (mecazı mânâda) v.b. mânâlarıyla kelime ailesini zenginleştirmektedir.

4- Z. D. S. Papazian. A. Practical Dictionary Armenian - English; Press of H. Matteosian; Constantinople, 1905, S. 506:

Orinag- Example (örnek, misâl)

Orinagı hamar - for instance (meselâ)

Orinagei - to copy, to imitate (kopya etmek, taklid elmek)" (1)

Nihat Sami Banarlı yukarıdaki teshillerinden sonra şöyle diyor: "Bütün bu diksiyonerler (sözlükler) ve daha başka dillerden de gösterebileceğimiz benzerleri bize şu hakikati isbatlıyor ki ÖRNEK kelimesinin aslı olan ORİNAG sözü, Ermenicede zengin bir kelime ailesi teşkil etmiş ve bu dilin esas kelimelerinden biri olarak gelişmiştir"(2)

Ayrıca Prof. Hıraçya Acaryan'ın Ermenice Etymologioue Lugafında ise (Erivan, taşbasması, 1926, C.6, S. 1609 - 1613) ÖRNEK kelimesi Pehlevice (Farsça) olarak gösterilmektedir. Kelimenin değişik Türk şivelerinde ve Sırpçada. Ermenicede birbirine yakın telâffuzlarla kullanıldığını söyleyen Prof. Acaryan "Beşinci yüz yıl Ermeni müelliflerinde var, Türkçede bu kadar eski bir şâhit yok "diyerek ÖRNEK kelimesinin Ermenicede eskiden beri kullanıldığını yazmaktadır.

Yukarıda verilen bilgiler açık olarak göstermektedir ki ÖRNEK kelimesine Türkçe demek bir hayli zordur. Kelime ister Farsça olup, Türkçeye Ermeniceden dolaylı olarak girmiş olsun, ister doğrudan Ermenice olsun veya bazılarının mesnetsiz olarak iddia ettikleri gibi Türkçe görenek'-ten değişerek meydana gelmiş olsun, bizim itirazımız ÖRNEK'e değil ÖRNEĞİN'edir. Çünkü örnek Türkçeye son asırlarda girmiş Türkçeleşmiş bir kelimedir. Misâl, meselâ kelimeleri ise Türkçeye yüzyıllar önce Arapçadan geçmiş, Türkçeleşmiş kelimelerdir. El işlerinde, kadınların yaptıkları nakışlarda "numune, model" mânâsına kullanılan ömek kelimesi daha sonra yaygınlaşarak "eş, benzer, misâl" mânâsı da ifâde etmiştir. Bu sebepten bugün biz, misâli de örnek'i de kullanabiliriz. Fakat ÖRNEĞİN'i MESELA yerine kullanamayız, çünkü yanlıştır. Niçin yanlıştır?

1- Örnek kelimesinden türetildiği iddia edilen ömeğin'deki -N isimden isim yapma eki işlek bir ek değildir. YAZI-I-N KIŞ-I-N, ÖĞLE-N gibi birkaç kelimede görülür. Aslında instrumental (vasıta) eki olan ve ile mânâsı ifâde eden bu ekle yeni kelime yapılamaz. Filolojinin (dil ilmi) kaidelerine göre işlek olmayan, ölü eklerle yeni kelimeler yapılamayacağı hususu bilinen bir gerçektir.

2-"Ömeğin kelimesi örnek sözünden değil, doğrudan doğruya, Ermenice Orinag-imn (orinagin) sözünden ve Türkçeye bir kelime daha Ermenice katmak isteyenlere aldanışla uydurulmuştur. Aralarındaki ayniyyet bunun şüpheye yer bırakmayan bir delilidir. "(3)

3- Örneğin kelimesi halk ağzında da yoktur. Hattâ birçok yerde örnek kelimesine bile rastlanmaz. Türkiyenin hiçbir yerinde halk meselâ yerine örneğin demez.

Bunun yerine SÖZ GELİMİ, SÖZ GELİŞİ, SÖZ TEMSİLİ, TEMSİL... gibi kelimeleri kullanır.

Görülüyor ki Türkçe yanlış, ilim dışı müdahalelerle bozulmak istenmektedir. Çünkü DİL ve DİN milli birliği sağlayan en büyük iki unsurdur. Türk milletini sevmeyenler, onun milli birlik ve beraberlik içinde yaşamasını arzu etmeyenler dâima bu iki mukaddes şeye hücum etmişlerdir.

Milletini ve Türk dilini seven bizlere düşen vazife bu konuda dikkatli olmak, Türkçeyi bozan bu yanlış kelimeleri kullanmamaktır.

Fatih Bağcıoğlu

1) Nihat Sâmi Banarlı, Türkçenin Sırları, Kubbealtı Neşriyatı, 2. baskı, İstanbul 1975, S. 148 - 149

2} Aynı eser, S. 149 - 150

3) Aynı eser, S. 150