Şubat 1984 · s. 11 · 1 dakikalık okuma
Karınca Kelebek Diyaloğu

Böcekler üzerinde araştırma yapan biyologlar, son yıllarda bir çok kelebek çeşidi tırtılların, karıncaları cezbeden yapışkan bir madde salgıladıklarını keşfettiler. Fakat bu yapışkan maddenin niçin ifraz edildiği bilinmemekteydi. Biyologlar, bu yapıştırıcı ve tatlı maddenin; tırtılları, eşek arısı gibi predatörlerden (avcılar) kendilerini korumak için karıncaları yardıma çağırma vazifesi gördüğüne; yahut da tırtıllar kelebek oluncaya kadar bunları koruyan karıncalara bir ücret olarak verildiğine inanmaktadırlar.
Tırtıl araştırmacılarının tespitlerine göre; çiçekler üzerinde beslenen garip bir tırtıl, kendisini muhafaza eden ve antenleri ile de onu çeşitli zararlılardan temizleyen bir grup karınca tarafından çevrilmiştir. Bu kelebek larvasının yedinci karın bölümünde karıncaları etrafına toplayan tatlı bir sıvı ifraz eden bir sırt guddesi bulunur. Bu müşahedeyi bir tecrübede görmek isteyen Pierce ve Mead adlı araştırmacılar, tırtılların, beslendiği ağaçların taban kısmını karıncaların tırmanmasına mani olan bir madde ile kapladılar. Ayrıca bir grup ağacı da hiç bir muamele etmeden kontrol için bıraktılar. Belli bir müddet sonra hem tecrübe bitkilerinde beslenen tırtılları, hem de kontrol için bırakılan bitkilerde beslenen tırtılları saydılar. Neticede karıncalar tarafından bakılmamış tırtıllara, tecrübe bitkilerinde kine nazaran parazitler tarafından daha fazla saldırı olduğunu tesbit ettiler.
Kelebek tırtıllarının, karıncalar tarafından muhafaza edilip olgunlaştırılması işi bir tesadüf eseri midir? Yoksa kâinatta müşahede edilen yardımlaşma prensibini koyan Sanatkârın bir başka tecellisi midir?

Süleyman Aydın