Kasım 1992 · s. 11 · 2 dakikalık okuma
Karın İçi Polisi (Omentum Majus)

Hacı Lüy
İnsan vücûdunun ve bu vücûdu oluşturan organların hepsinin ilgi çekici, düşündürücü yönleri vardır. Biz bu yazımızda bunlardan sadece insan karın boşluğunda bulunan "Omentum majus" hakkında bilgi vereceğiz.
İnsan karın boşluğunu tamamen saran ince zar şeklindeki anatomik oluşuma tıp dilinde "Periton" denir. Karın boşluğunun duvarlarının iç yüzünü örten peritona "Parietal periton", boşluğun içinde bulunan organları örten peritona "Visseral periton" denir. Parietal ve Visseral periton yapraklan arasında bulunan periton boşluğunda pek az miktarda seröz bir sıvı bulunur ki bu sıvı peritonun kayganlığını sağlayarak, karın boşluğunda bulunan organların hareketlerini kolaylaştırır. Organları örten Visseral periton (iç periton) hiç bir yerde kesilmeden karın duvarlarını örten Parietal (dış) periton ile birlikte uzanır.
Peritonu tanımak İçin şu misali vermek daha uygun olur. Peritonu bir balona benzetirsek karın içindeki organları da bu balonun içine bastırılmış bir ele benzetebiliriz. Balonun dış yaprağı dış peritonu, eli saran tarafı ise peritonun iç yaprağını temsil eder. Eğer periton olmasaydı bütün karın içi organları birbirlerine yapışık olacaktı. Onların çalışması mümkün olmayabilecekti. Periton öyle bir yapıdır ki karın içi organlarını bel kemiğimize bağlar. Onları serbest bırakmaz ama hareketlerine de engel olmaz.
Organı bu şekilde tanıdıktan sonra şimdi ilginç yönünü görelim: Normal periton her zaman parlak ve kaygan olup peritonla örtülü organlar, birbirleriyle sıkı temasta bulunmalarına rağmen birbirine yapışmazlar. Yalnız herhangi bir yolla periton boşluğuna giren bir enfeksiyon sonucunda periton iltihabı (pritonit) vuku bulursa, periton normal özelliklerini kaybeder ve peritonla örtülü olan komşu organlar birbirine yapışırlar. Peritonun enfeksiyona karşı gösterdiği reaksiyon, uzuvlar için çok önemli bir koruyucu tedbirdir. Enfeksiyonun meydana geldiği bölgede husule gelen mıntıkanın etrafında ortaya çıkan yapışıklıklar burada bir sınır oluşturur ve enfeksiyonun daha fazla yayılmasına engel olurlar.

Bu hususta omentum majusun rolü büyük ve ilginçtir. Nerede bir tehlike varsa Omentum majus derhal oraya hareket ederek bu bölgeyi kapatmak ve sınırlamak suretiyle tehlikenin yayılmasını önler. Mesela apandisit, erken tanınmaz ve iltihabın ilerlemesiyle patlarsa hemen Omentum majus gelir apandisiti sarar. Apandisitin içinden çıkan iltihap karın içine dağılmaz. Belki iltihabı uzun süre sınırlayamaz ama hastaya ve doktora vakit kazandırır. Aynı şekilde safra kesesi delinirse onu hemen sarar. Çünkü safra toksik bir maddedir. Karın içine yayılacak olursa hastanın hayatı için bir tehlikedir.
Bu şekilde karın içindeki organları tehlikelere karşı koruyan bu organa cerrahlar "Karın içi polisi" veya "Karın içi jandarması" derler. Travmalar, yaralanmalar esnasında meydana gelen karın ön duvar yırtılmalarında Omentum majusun derhal bu yırtıkları kapatarak iç organları bu yırtıklardan gelebilecek tehlikelere karşı korur. Bazen de Omentum majus'un bu yırtıklardan dışarı çıkarak adeta bir çiçek, bir gül görünümü aldığı görülür.