Sızıntı Arşivi

Haziran 1988 · s. 209 · 1 dakikalık okuma

İstiğrak

Taha Tahsin · Din Ve Ahlâk

Lisanlar aciz, beyanlar yetersiz, ilimler irfanlar az, kelimeler sonlu, idrakler şuurlar lütfunla mevcelenir. Zatına, evsafına şahit olur vicdan, akıl, şuur kalp... Hitab ettin, muhatap kıldın, muhatap aldın kalbimi, Rahmaniyet’inin Parmakları arasına alma tenezzülünde bulundun.

Rakip oldun kalbime, rasat kıldın kalbimi; günde yetmiş bin defa ziyaret ettin beni.

Gafletim büyük, gafletim derin; bilmedim, duymadım... Anlamadım. Lütfet de anlat... dinlet... ve inlet HAK diye. Senden başkasını çağırmak niye?.. Zatın gibi yok... Kadar, miktar değilsin… Kadarı, miktarı sen koydun... Sayılar, adetler, buutlar, mikyaslar, rakamlar, aciz...

Keyfiyetlere, kemmiyetlere Zatınla, Kudretinle, kuvvetinle biçim verdin.

Kerem ettin, varlıkları yarattın, Varettin imkânı, hüdüsu, hadisi, insi, enisi. . .Aramızdaki üns, ülfet Senden… Ey bütün lütuf ve güzelliklerin kendi. İdrak verdin. İzin verdin... hitab verdin... Fasl’ül-Hitabı ihsan ettin yüce Nebine. Hatta konuştun bizimle, azametine, Şanına layık bir tenezzülle... Derdimizi dinledin, Verdiğin beyan gücü ile... Hem de kâinatı bizde, bizi kâinatta hülasa ettin. “Allah için olunuz” buyurdun... Gayretimiz o yolda... Olalım, nusret buyur da... Eb’ada, afaka, evkata; enfüse, eşyaya, nizam veren Sensin... Sen kendini ve bizi en iyi bilensin. Mazlumun ahını işitip, gözyaşlarını silensin... Biz kimiz ki Seni Zat-ı Ecelli, a’lana göre takdis edelim... Ben seni övemem, buna gücüm, vüs’atim, takatim yetmez.

Sen kendi zatını kelamında övdüğün gibisin. Seninle olmak dünyalar değişilmez. Sultanın yakınında olanın kimden pervası olur? Artık kime muhtaç olur, başka kimi ister?

Ehad’sin, Samed’sin... Sevdiklerini yalnız bırakırsın, garip korsun,’ Sınarsın onları... Mahlûkatla olsunlar, istemezsin... Bizzat tatmin edersin; Zikrin ile... Ağlatırsın fikrin ile. Zamana, kevnü mekâna sığmazsın. Ne sırdır ki mü‘min bir kalbe sığarsın! Sırrına ihtiram, sırrına hürmet!

Taha TAHSİN