Mayıs 1989 · s. 20 · 1 dakikalık okuma
Işıkdan Muvazeneler veya Mesnevi Bahçesinde
Sızıntı · KALBİN ZÜMRÜT TEPELERİNDE

Arkadaş bil ki;
Dört şeyden dolayı dünyayı kalben terk etmek lâzımdır. Bu terkediş, çalışıp - çabalama, ona hükmetme açısından olmasa bile, kalbin alâkasına esas teşkil etmesi bakımından zaruridir (1)
1. Dünyanın ömrü fevkalâde kısa olup, süratle yokluğa gittiğinden, bu yokolmanın ızdırap ve acıları, visalin lezzetini de alıp götürmektedir.
2. Maddî yönü ve cismaniyete bakan yanlarıyla dünyanın bütün nimetleri zehirli bala benzemektedir; lezzetleri nisbetinde acıları da vardır.
3. Hayata gözlerini açtığı andan itibaren insanoğlunun yolunu kesip onu bekleyen ve insanların da süratle ona doğru koştukları kabir, dünyanın süslü, zinetli ve lezzetli şeylerini hediye olarak kabul etmemektedir. Zira dünya ehlince güzel sayılan bu şeyleririn çoğu orada sevimsiz ve çirkindir.
4. Düşmanlar ve zararlı haşarât arasında, bir saat ikâmet edip oturmakla; dost, ahbâb ve büyükler meclisinde senelerce durmak arasındaki ölçü ve muvazene, aynen kabir ile dünya arasındaki muvazenedir.
Mamafih, Cenâb-ı Hak bizleri.hergün, kulluk mükellefiyetleri adına bir saatlik rahatı gözden çıkarıp, zevkli az bir zahmete katlanmaya davet ediyor ki, ötelerin sonsuzluğunda dost ve ahbablarla beraberliğe erelim...
Aslında,istesek de, istemesek de birgün hepimiz oraya sevkolunacağız. Öyle ise, gelin, kayıtlı ve kelepçeli olarak "derdest" götürülmeden evvel O'nun davetine icabet edelim..!
O'nun davetine icabet, günlük mükellefiyetlerimizi yerine getirerek, dünya hayatını, öteler mülâhazasına göre tanzim edip yaşamak demektir.
[1]: Kalben terk etmenin manâsı; kazandığı şeylerle övünüp şımarmamak kaybettiği şeyler karşısında da tasalanmamak demektir.