Sızıntı Arşivi

Temmuz 2003 · s. 308 · 3 dakikalık okuma

İnternetten Sağlık Haberleri

İ. Hakkı İhsanoğlu · Prof. Dr. · Tıp

Küçük çocuklarda yüksek kolesterol, daha sonraki yüksek kolesterolün habercisi: 1995-1997 yılları arasında 3-4 yaşlarındaki 448 çocuğun total kolesterol ve HDL 'iyi' kolesterol seviyeleri ölçüldü ve çocuklar 5 yıl süreyle takip edildi. 3-4 yaşlarında kolesterol seviyeleri yüksek olan çocuklarda kolesterol 5 yıl sonra da yüksek, 3-4 yaşlarında HDL seviyeleri düşük olanlarda HDL 5 yıl sonra da düşüktü. Yüksek HDL seviyeleri kalp hastalığı riskinin düşük olduğunu gösterir. Bu çalışma, kalb hastalığı riskini azaltmak için iyi beslenme alışkanlıkları, yağ ve kolesterol kısıtlamasının hayatın erken dönemlerinde başlaması gerektiğini ortaya koymuştur. Çocuklarda yapılan otopsilerde atar damarlarda yağ izleri ve yaralanmalar gibi koroner kalb hastalığı habercilerine rastlanmıştır. Araştırmacılar; koroner kalb hastalığından korunmanın 3-4 yaşlarında başlamasının uygun ve tesirli olacağını, bunun önce riskin belirlenmesi ile, sonra yakın müşahede ve muhtemel müdahalelerle yapılabileceğini belirtmektedirler. (Aetna InteliHealth 11.06.2003)

Erkek çocuğa hamile olan anne adayları, daha fazla yemek yiyorlar: Bir araştırmada; erkeklerin doğum ağırlıklarının kızlara göre ortalama 100 gram daha fazla olmasının, erkek çocuğa hamile kadınların, daha fazla yemek yemesine bağlı olabileceği ortaya kondu. Çalışmada 244 Amerikalı kadının gebeliğin 27. haftasında hastahaneye kontrole gelmeden bir hafta önceki diyetleri incelendi. Bebeğin doğum ağırlığı elde edildiğinde ise, erkek bebeğe hamile olan kadınların kız bebeğe hamile olanlara göre % 10 veya günde 200 kilokalori daha fazla enerji aldıkları, buna karşılık hamilelik sırasında aldıkları vücut ağırlığının kız bebeğe hamile olan kadınlardan farklı olmadığı görüldü. Anne karnındaki bebeğin uygun büyüme için ihtiyaçları karşılayacak şekilde annesinin iştahını uyardığı düşünülmektedir. Bilim adamları, hamilelikte iştahın artmasına neyin sebep olduğunu tam olarak bilmemektedir, ancak çalışmanın bulguları anne ile bebek arasında kimyevi bağlantı bulunduğunu, bu sayede daha fazla büyümeyi mümkün kılacak şekilde yemesi için anneyi uyararak erkeklerin kızlardan daha hızlı büyüdüğünü akla getirmektedir. Bu bulgular kalb hastalığı ve şeker hastalığı gibi önemli yetişkin hastalıklarına yakalanma riski ile anne karnındaki büyüme arasındaki yeni keşfedilen münasebetle de irtibatlı olabilir. Birkaç yıl önceye kadar sağlıklı bebeklerdeki kronik hastalık riskinin sadece anne-babanın genetik özelliklerine bağlı olduğu zannedilirdi. Halbuki şimdi anne karnındaki bebeğin, besin maddelerine ulaşmasının, doğum öncesi büyüme hızına ve hayat boyu sağlığa tesir ettiğini bilinmektedir. Sonuçları British Medical Journal'da yayımlanan bu çalışma, erkeklerin anne karnındaki beslenme problemlerine kızlara göre daha hassas olabileceğini de düşündürmektedir. (Aetna InteliHealth 06.06.2003)

Gece vardiyası kanser riskini artırıyor: Hemşirelerde yapılan bir çalışma, ayda birkaç gece vardiyaya kalmanın sadece uykulu gözlere yol açmadığını gösterdi. Çalışmaya katılan ve en az 15 yıl süreyle ayda en az 3 defa gece vardiyasına kalan hemşirelerde, hiç gece vardiyasına kalmayanlara göre % 35 daha fazla kalın bağırsak kanseri görüldüğü bildirildi. Amerika Birleşik Devletleri'nde bu yıl yaklaşık 57.100 kişinin kalın barsak kanserinden öleceği tahmin edilmektedir. Yine hemşireler üzerinde yapılan bir başka çalışmada; değişen tarzda gece vardiyasında çalışmanın, kadınlarda meme kanseri riskini artırdığı gösterilmiştir. Araştırmacılar, gece vardiyasının kanser riskini artırmasının melatonin seviyelerinin azalmasına bağlı olabileceğinden şüphelenmektedir. Melatonin, uyku uyanıklık döngüsünü düzenleyen bir hormondur ve genellikle gece yarısında en yüksek seviyeye ulaşır, ışıklar açıldığında seviyesi sadece 10 dakika içinde önemli ölçüde düşer. İki hafta, geceleyin aralıklı şekilde ışık uygulandığında melatonin üretiminin azaldığı gözlenmiştir. Laboratuar şartlarında melatonin tümör (ur) büyümesini baskılamaktadır. Bazı çalışmalarda kalın bağırsak kanseri olan hastalarda kan melatonin seviyeleri, sağlıklı kişilerdekinden düşük bulunmuştur, elbette bu, hastalığın sebebi değil, sonucu da olabilir. (HeartCenterOnline 29.5.2003)