Sızıntı Arşivi

Ocak 2002 · s. 620 · 3 dakikalık okuma

İnternetten Sağlık Haberleri

İ. Hakkı İhsanoğlu · Prof. Dr. · Tıp



Menopoz sonrası kemik kaybı kırıklara yol açıyor. Amerika’da yaşları 50 ve üstü olan 200.160 sağlıklı kadın üzerinde yapılan bir çalışmada (sonuçları JAMA’da yayınlandı), bu kadınların % 7’sinde osteoporoz (kemik erimesi) bulunduğu, % 40’ında ise kemik dansitesinin düşük olduğu tespit edildi. Kaç kırık meydana geldiğini öğrenmek için kadınlar 1 yıl süreyle takibe alındı. Kırık riski; kemik dansitesi normal olan kadınlara göre düşük olanlarda iki kat; osteoporozu olanlarda ise 4 kat daha yüksekti. Sigara kullanan, yaşı fazla olan ve ailesinde osteoporoz hikayesi bulunan kadınlarda daha fazla kırık görüldü. Amerika’da 8 milyon kadında osteoporoz bulunduğu, 14 milyon kadının ise kemik dansitesinin düşük olduğu hesaplanmaktadır. Kemik kırığı olan veya ailesinde osteoporoz hikayesi bulunan menopoz sonrası kadınlarda ve 65 yaşın üstündeki bütün kadınlarda kemik kitlesi ölçümü yapılması tavsiye edilmektedir. (InteliHealth 12.12.2001)

Düzenli aspirin kullanımı inme şiddetini azaltıyor. Stroke dergisinin Aralık 2001 sayısında yayınlanan bir makaleye göre, aspirin kullanan kişilerde inme meydana gelirse seyri daha hafif oluyor. Düzenli aspirin kullanımının inme riskini azalttığı bir süredir zaten biliniyordu. Araştırma aspirin kullanan 509, kullanmayan 766 inme hastası üzerinde yapıldı. İnme şiddeti başlangıçta aspirin kullananlarda daha hafifti, 3 ay sonra ise –bazı belirtiler hala hafifken–, bazı belirtileri aspirin kullanmayan hastalardakinden farklı değildi. Aspirin kullanmak 7. gündeki ve 3. aydaki ölüm nispetleri açısından da avantaj sağlamıyordu. (InteliHealth 7.12.2001)

Sık yemek yemek kolesterolü düşürebiliyor. 45–75 yaşları arasındaki 14.666 erkek ve kadın üzerinde yapılan bir çalışmada, kişilerin günde kaç kez gıda aldıkları soruldu ve kolesterolleri ölçüldü. Günde 6 kez veya daha fazla gıda alanlarda düşük dansiteli lipoprotein (LDL, ‘kötü’ kolesterol) miktarı günde 1 veya 2 defa gıda alanlara göre % 5 daha düşüktü. Fark az gibi görünebilir, ama LDL’de hafif bir azalma bile kalp hastalığı riskinin % 10–21 azalmasına yol açmaktadır. Faydalı etki her öğün artışı için geçerliydi, yani iki yerine üç öğün veya üç yerine dört öğün kolesterolde azalma meydana getiriyordu. Çalışmayı yapan araştırmacılar, ‘daha fazla yemek yenilmesini tavsiye etmiyoruz, fakat aynı miktar gıdanın daha fazla öğüne yayılması daha uygun olabilir’ demektedirler. Daha sık gıda alındığında metabolizmada ani değişiklikler pek olmayacak ve kan insülin seviyelerinde büyük değişmelere rastlanmayacaktır. Burada unutulmaması gereken, toplam enerji alımının kesinlikle artırılmaması gerektiğidir. Çalışmanın sonuçları British Medical Journal’ın 30 Kasım tarihli nüshasında yayınlandı. (Headlines 30.11.2001)

Bazı vitaminler damar tıkanmasını engelleyebiliyor. İki yeni çalışmadan biri vitaminlerin anjioplastiden sonra damarların tekrar tıkanmasını engellediğini, diğeri ise antioksidan vitaminlerin kalp hastalığı tedavisinde faydalı olmayabileceğini gösterdi. İlk çalışmada folik asit, B6 ve B12 vitaminlerini ihtiva eden hapların anjioplastiden sonra damarların tekrar tıkanmasını yarı yarıya azalttığı tespit edildi. Anjioplasti tıkalı damarları açmak için kullanılan bir metottur ve ABD’de her yıl yüzbinlerce kişiye uygulanmaktadır. Anjioplastiden sonraki 6 ay içerisinde vakaların % 40’ına kadar olan kısmında tekrar tıkanma meydana gelmekte, bu tıkanmalar anjioplastinin etkinliğini azaltmaktadır. Çalışmaya katılan 105 kişiye folik asit, B6 ve B12 vitaminlerini ihtiva eden haplar, 100 kişiye ise etkin madde içermeyen haplar (plasebo) verildi. Plasebo alanların yaklaşık % 40’ında, vitamin alanların sadece yaklaşık % 20’sinde tıkanma meydana geldi. 160 kişi üzerinde yapılan diğer bir çalışmada ise niasin ile birlikte kolesterol düşürücü ilaçların kullanılmasının ‘iyi’ kolesterolü artırıp ‘kötü’ kolesterolü azaltarak kalp krizi riskini önemli ölçüde azalttığı gösterildi. Buna karşılık, bu ilaçlara ek olarak betakaroten, selenyum ve C ve E vitaminleri gibi antioksidan maddeler kullanıldığında niasinin ve kolesterol düşürücü ilaçların faydalı etkisi azalıyordu. Bu bilgiler antioksidan vitaminlerin kalp üzerine faydalı etki gösterdiği şeklindeki eski kabuller hakkında ciddi soru işaretlerinin uyanmasına yol açmıştır. Her iki çalışma da New England Journal of Medicine’in 29 Kasım 2001 tarihli nüshasında yayınlandı. (Headlines 28.11.2001)