Sızıntı Arşivi

Aralık 2001 · s. 568 · 2 dakikalık okuma

İnternetten Sağlık Haberleri

İ. Hakkı İhsanoğlu · Prof. Dr. · Tıp


İnsan terinde antibiyotik var. Teriniz mikropları alt etmenize yardımcı oluyor. Araştırmacılar hastalık yapıcı bakterilere karşı mücadelede ön saflarda yer alması muhtemel olan çok yönlü bir antibiyotiğin insan terinde bulunduğunu gösterdiler. Bilim adamları derinin yaralanmalardan sonra ve yara iyileşmesi sırasında mikroplarla mücadele eden maddeler ihtiva ettiğini zaten biliyorlardı. Nature Immunology dergisinde yayınlanan yeni çalışmada ise, terdeki bir proteinin kimyasal açıdan farklı olduğu bulundu. Dermcidin olarak adlandırılan bu maddenin geni de ter bezlerinde aktifti. Dermcidinin, impetigo benzeri deri iltihaplarına yol açanlar da dahil olmak üzere, çeşitli hastalık yapıcı bakterilere karşı etkili olduğu gösterildi. Araştırmacılar dermcidinin derinin tabii bağışıklık reaksiyonlarında anahtar rol oynadığını düşünüyorlar. (InteliHealth 12.11.2001)

Kan basıncı konusunda yeni uyarı. Büyük ve küçük kan basınçları için ideal değerler 120 ve 80 mmHg’nın altı, normal değerler 120–129 ve 80–84 mmHg arası, yüksek–normal değerler 130–139 ve 85–89 mmHg arası, yüksek değerler 140 ve 90 mmHg’nın üstüdür. 6.859 erkek ve kadın üzerinde yapılan ve yarım yüzyıldan fazla süren bir araştırma, kan basıncı yükseknormal olan kişilerde bile kalp krizi, inme ve kalp yetmezliği riskinin, ideal kan basıncına sahip kişilere göre 23 kat daha fazla olduğunu gösterdi. Yüksek–normal kan basıncına sahip olan kişiler genellikle yaşlı ve kiloludurlar, kolesterolleri yüksektir ve şeker hastasıdırlar. Yüksek–normal kan basıncının tedavisi için diyet ve egzersiz önerilmektedir. Araştırma New England Journal of Medicine’de yayınlandı (InteliHealth 1.11.2001).

Egzersiz osteoartrit riskini azaltabilir. En sık rastlanan eklem hastalığı olan osteoartrit kıkırdağın ilerleyici bozulması ile birlikte giden ve yaşı 70’e ulaşanların % 80’ini etkileyen bir hastalıktır. Yaşları 60 ve üzeri olan 250 osteoartritli hastada yapılan bir çalışmada (Archives of Internal Medicine), düzenli olarak yürüyen veya kuvvet antrenmanı yapan hastalarda günlük aktiviteleri yapamama probleminin daha az olduğu bulundu. Hastalar üç gruba ayrıldı; birinci gruptakiler haftada üç kez 40 dakika süreyle yürüdü, ikinci gruptakiler haftada üç kez 40 dakika süreyle kuvvet antrenmanı yaptı, üçüncü gruptakiler ise hiç egzersiz yapmadı. 18 ay sonra egzersiz yapmayanların % 53’ü, egzersiz yapanların ise % 37’si yataktan sandalyeye geçme, banyo yapma, tuvaleti kullanma, giyinme gibi aktivitelerde zorlanıyordu. Yürüme ile kuvvet antrenmanlarının etkileri arasında fark bulunmadı. Egzersiz özellikle eklemde şekil bozukluğu gelişmeden, erken dönemde yapılırsa faydalı olmaktadır (InteliHealth 29.10.2001).

EKG’nin normal olması kişinin sağlıklı olduğu anlamına gelmeyebilir. 391.208 kalp krizi hastasının 6 yıl süre ile incelendiği bir çalışmada (JAMA), hastaneye geldiğinde kalp grafisi (EKG) normal olan kalp krizi hastalarında ölüm nispeti beklenenden yüksek bulundu. EKG kişinin kalp krizi geçirip geçirmediğini tayin etmek için hekimlerin kullandığı bir araçtır. EKG’si normal olan hastaların ölüm oranlarının daha düşük olması beklenir. Gerçekten de, bu araştırmada da EKG’si normal olan 30.759 hastada ölüm oranı EKG’si anormal olanlara göre % 41 daha az bulundu. Yine de EKG’si normal olanların 1.752’si, yani yaklaşık % 6’sı öldü. Bu oran araştırmacıların beklediğinin yaklaşık 3 katı idi. EKG’si anormal olan kalp krizi hastalarına genellikle daralmış damarları açmak için anjioplasti uygulanır, kanı sulandırıcı ilaç verilir veya ameliyat yapılırken, başlangıç EKG’si normal olan hastalarda bu uygulamaların gereksiz olduğu düşünülürdü. Şimdi bu yaklaşımın tekrar ele alınması gerekecektir (InteliHealth 24.10.2001).