Sızıntı Arşivi

Kasım 2001 · s. 516 · 3 dakikalık okuma

İnternetten Sağlık Haberleri

İ. Hakkı İhsanoğlu · Prof. Dr. · Tıp



Süt içmek ve fizik aktivite göğüs kanseri riskini azaltıyor. Yaşları 34–39 arasında olan 48.844 kadının 6 yıl süre ile incelendiği bir çalışmada, çocukluğunda süt içen ve halen günde üç bardak süt içmeye devam eden kadınlarda göğüs kanseri riskinin, süt içmeyen kadınlardaki riskin yarısı olduğu gösterildi. Yaş, hormonal faktörler, vücut kitle indeksi (kişinin vücut ağırlığının normal olup olmadığını tayin etmede kullanılır), fizik aktivite ve alkol kullanımı gibi göğüs kanseri riskini etkileyebilen faktörler dikkate alındığında bile, süt içilmesi göğüs kanseri riskinin azaltılmasında önemli bir faktördü. Sonuçları International Journal of Cancer’de yayınlanan çalışmayı yapan Amerikan Kanser Enstitüsü araştırmacıları sütün riski nasıl azalttığının ortaya konabilmesi için ek çalışmaların yapılması gerektiğini belirtmektedirler. Sütte bulunan muhtemel kanser engelleyici faktörler arasında kalsiyum, D vitamini ve konjugelinoleik asit bulunmaktadır. Yeni bir Finlandiya çalışmasında göğüs kanserli kadınlarda diyette ve kanda daha az konjugelinoleik asit bulunması ve hayvanlar üzerinde yapılan çalışmalarda konjugelinoleik asitin göğüs kanserinin lokal büyümesini ve yayılmasını engellediğinin gösterilmesi, konjugelinoleik asitin sütte bulunan göğüs kanserini engelleyici faktör olması ihtimalini artırmıştır. Göğüs kanseri olan 1.233 ve sağlıklı 1.237 kadın üzerinde yapılan bir başka çalışmada (Medicine and Science in Sports and Exercise) ise işte ve evde aktif olan kadınlarda göğüs kanseri riskinin daha az olduğu gösterildi. Orta derecede aktivite bu açıdan daha avantajlıydı (çalışmada orta derecede aktivite kalp hızını hafifçe artıran ve hafif terlemeye yol açan aktiviteler olarak tarif edilmektedir). Hayatları boyunca haftada 43 saatten fazla fizik aktivite yapanlarda göğüs kanseri riski, 29 saat veya daha az fizik aktivite yapanlara göre % 31 daha azdı. (InteliHealth 12.10.2001 ve 1.10.2001)

Vitamin kullanılması yaşlılarda körlüğü engelleyebiliyor. Antioksidan vitaminlerin ve çinkonun yüksek dozda kullanılması makular dejenerasyonun körlüğe yol açmasını azaltıyor veya engelliyor. Makular dejenerasyon yaşlanma ile gelişir, 7 milyondan fazla Amerikalıyı etkilemektedir ve 65 yaş ve üstündeki kişilerde başlıca körlük sebebidir. Sonuçları Archives of Opthalmology’nin Eylül sayısında yayınlanan bir araştırmada C, E vitaminleri, beta karoten ve çinko ihtiva eden tabletlerin günlük kullanımının orta derecede makular dejenerasyonu olan yaşlılarda körlük riskini azalttığı gösterildi. (InteliHealth 12.10.2001)

Nebati yağ kullanımı makular dejenerasyon riskini azaltıyor. Yine Archives of Opthalmology (2001;119:11919) yayınlanan bir başka çalışmada ise, muamele görmüş gıdalarda bulunan (nebati) yağların makular dejenerasyon riskini artırdığı, ton balığı, somon balığı gibi balıklarda bol bulunan omega–3 yağ asitlerinin ise, riski azalttığı tespit edildi (InteliHealth 20.9.2001)

Sağlıklı yaşamak şeker hastalığını engelliyor. İki farklı çalışma şeker hastalığının en çok görülen tipinin (Tip 2 şeker hastalığı) orta derecede egzersizle ve sağlıklı diyetle engellenebildiğini gösterdi. Birinci çalışmada (New England Journal of Medicine 13.9.2001) Harvard Tıp Fakültesi araştırmacıları 1976 yılından itibaren 84.941 kadının verilerini incelediler. Başlangıçta bu kadınlar şeker hastası değillerdi, 16 yıl içerisinde 3.300’ünde şeker hastalığı ortaya çıktı. Araştırmacılar bu şeker hastalığı vakalarının % 91’inin aşırı kiloluluğun engellenmesi, aktif olma, doğru beslenme, içki içmeme ve sigara kullanmama gibi değişikliklerle engellenebileceği sonucuna vardılar. Şeker hastalığında en önemli faktör aşırı kiloluluk idi; vakaların % 61’i kilo problemleri ile ilişkiliydi. Aşırı kilolu kadınlar düzenli yürüyerek ve liften yana zengin ve kısmen hidrojene yağdan fakir diyetle beslenerek, şeker hastalığı riskini % 24 azaltabiliyorlardı. Egzersiz miktarı arttıkça faydası da artıyordu. Haftada 7 ve daha fazla saat egzersiz yapan kadınlarda risk, haftada 1,5 saatten az egzersiz yapanlara göre % 30 daha azdı. Başka bir çalışmada ise 3 yıl boyunca takip edilen 3.234 kişide yemek yemenin ve egzersizin şeker hastalığına etkileri araştırıldı. Bu kişilerde şeker hastalığına doğru gidişin olduğuna dair kuvvetli deliller bulunmaktaydı. Günde 30 dakikalık yürüyüş ve vücut ağırlığının % 57’sinin kaybedilmesine yol açan düşük yağlı diyet şeker hastalığı riskini % 58 azaltıyordu. (InteliHealth 24.9.2001)