Sızıntı Arşivi

Mayıs 2001 · s. 204 · 3 dakikalık okuma

İnternetten Sağlık Haberleri

İ. Hakkı İhsanoğlu · Prof. Dr. · Tıp



Düşük kemik mineral yoğunluğu meme kanseri riskini artırıyor.Kemiklerdeki mineral yoğunluğunun azalması, meme kanseri riskini azaltıyor mu? Kemik mineral yoğunluğunun azalması osteopeni-osteoporoz olarak adlandırılır ve kırık riskini artırır. Yaşları 54-80 arasında olan 8.203 kadında kalça kemiğinin mineral yoğunluğu ölçülmüş ve kaç kadında meme kanseri geliştiği incelenmiştir. Sonuçları Journal of Clinical Epidemiology (2001:54:417-422)'de yayınlanan bu çalışmada, kemik mineral yoğunluğu en düşük olan kadınlarda yüksek olanlara göre % 33-47 daha az meme kanseri geliştiği gösterilmiştir. (InteliHealth 9.4.2001)
Ilımlı egzersizin faydaları. İki yeni çalışma ılımlı fizik aktivitenin kalb hastalığını önleyebildiğini ve kilo kaybı sağladığını göstermiştir. Journal of the American Medical Association'da yayınlanan ilk çalışma, en az 45 yaşındaki 39.372 kadın sağlık personel üzerinde yapılmış ve ortalama 5 yıllık sürede 244 kadında koroner kalb hastalığı geliştiği görülmüştür. Bu çalışmaya göre zorunlu egzersiz yapanlarda kalb krizi riski en azdı, fakat haftada 1 saat yürüyen kadınlarda da risk, tamamen hareketsiz yaşayan kadınlardakinden daha düşüktü. Yine de bazı uzmanlar haftada 1 saat egzersizin yeterli olacağına emin değiller ve haftada en az 3 defa 30 dakika egzersiz yapılmasını tavsiye ediyorlar. İkinci çalışma; Nature dergisinde yayınlandı ve ılımlı ve devamlı egzersizlerin kilo vermek için yoğun ve kısa çalışmalara göre daha tesirli olduğunu gösterdi. Çalışmaya, yaşları 22-32 arasında olan normal kilolu 14 kadın ve 16 erkek katıldı. Kısa hareketsizlik dönemleriyle ayrılan ılımlı egzersiz dönemleri uzun inaktivite dönemleriyle ayrılan kısa yoğun egzersiz dönemlerine göre enerji harcatmakta daha tesirliydi. Ilımlı egzersizlerin bir başka faydası çoğu kişi için yapılmasının ve devam ettirilmesinin daha kolay olmasıdır. (InteliHealth 31.3.2001)

Gençlikteki kötü alışkanlıklar ve kolesterol dışı faktörler damar sertliğiyle alakalı. Yeni bir çalışma şişmanlık, sigara, yüksek kan basıncı ve şeker hastalığı gibi yağ dışı risk faktörleriyle erken damar sertliği gelişimi arasında bağlantı kurmaktadır. Sonuçları Circulation dergisinde yayınlanan çalışma, kolesterol seviyeleri normal olan 15-34 yaşlarındaki 856 erkek ve kadında yapılan otopsilere dayanıyordu. Ölümlerin tamamı kaza, öldürme veya intiharla meydana gelmişti. 856 kişinin yaklaşık yarısında en az bir, % 13'ünde iki yağ dışı risk faktörü bulundu. Sigara ve hipertansiyon en sık görülen risk faktörleriydi. Sigara içen, kan basıncı yüksek olan veya şişman olanlarda, kolesterol seviyeleri normal olsa bile, koroner damarlarda plak oluşumu vardı. Araştırmacı Dr. McGill; 'kolesterol seviyeleri ile kalb hastalığı arasındaki güçlü münasebet bize diğer risk faktörlerinin önemsiz olduğunu düşündürüyordu. Bu çalışmanın mesajı çocuklarda ve ergenlik dönemindeki gençlerde bütün kalp hastalığı risk faktörlerinin kontrol edilmesi gerektiğini göstermesidir.' demektedir. Son yıllarda birçok çalışma koroner kalb hastalığı risk faktörlerinin çocuklarda ve ergenlik dönemindeki gençlerde damar sertliği gelişmesini hızlandırdığını, belirtilerin ise genellikle orta yaşlara kadar görülmediğini göstermiştir. Bu yüzden, kalp hastalığından korunma çocuklukta başlamalıdır. Sigara kullanımının, şişmanlığın, hareketsizliğin ve şeker hastalığının arttığı günümüzde, anne-babalara çocuklarının sağlıkla ilgili davranışlarını yönlendirme ve kötü alışkanlıklarını değiştirme mesuliyeti düşmektedir. Dr.McGill; 'çocuğun orta yaşlardaki sağlığı onu bugün nasıl yetiştirdiğinize bağlıdır' diye eklemektedir. 25-34 yaşlarında sigara bırakılırsa 40-65 yaşlarındaki kalb krizi riski, sigaraya devam edildiğinde sahip olunacak riskin yaklaşık dörtte birine düşer. Şişman bir genç kilo verir ve 10 yıl süreyle normal kilolu kalırsa kalb hastalığı riski yarı yarıya azalır. Hem sigarayı bırakır hem de normal kiloya düşer ve normal kilolu kalırsa, kalb krizi riski öncekinin beşte biri olacaktır. (InteliHealth 20.3.2001)