Sızıntı Arşivi

Mart 2001 · s. 100 · 2 dakikalık okuma

İnternetten Sağlık Haberleri

İ. Hakkı İhsanoğlu · Prof. Dr. · Tıp



Yağın az alımı felç riski ile ilişkili. Harvard Tıp Fakültesi'nde yapılan bir çalışmaya göre, çok az doymuş yağ yiyen kadınlarda nadir rastlanan bir felç türünün görülme riski artmaktadır. 1980 yılında başlayan araştırmada 85.764 kadının diyetlerindeki yağ miktarı incelendi ve daha az doymuş yağ yiyen kadınlarda 1996 yılına kadar olan 16 yıllık sürede (az görülen bir felç türü olan) intraparankimal kanama riskinin daha az olduğu bulundu. Araştırmacılar bu bulgunun diyetle alınan doymuş yağ miktarını azaltma gayretlerinin durdurulması anlamına gelmediğini, doymuş yağın sağlık için iyi olduğunu kastetmediklerini belirtmektedirler. Çünkü felçlerin çoğu beyin içi kanamalara değil, beyin kanlanmasının bozulmasına bağlıdır ve bu tip felçlerin görülme riski doymuş yağların fazla alınması ile artar. Circulation dergisinin son sayısında yayınlanan bu makaleye göre yapılması gereken, felç riskini azaltmak için yağ alınımı azaltılırken ölçüyü kaçırmayıp azalmayı ılımlı bir seviyede tutmaktır. (InteliHealth 13.2.2001)
Egzersiz pıhtı çözülmesini kolaylaştırabilir. Sonuçları Medicine and Science in Sports and Exercise dergisinde yayınlanan bir çalışmada, bacak veya kol damarlarında sertleşme olan kişilerde, yarım saatlik yürüyüşün bile kalp krizi ve felç riskini azaltabileceği gösterildi. South Carolina Üniversitesi Tıp Fakültesi'nde yapılan araştırmaya göre yürüme, pıhtı çözücü bir madde olan doku plazminojen aktivatörünün (TPA) oluşumunu artırmaktadır. TPA vücut tarafından tabii olarak yapıldığı gibi, sentetik formu hastalarda ilaç olarak da kullanılmaktadır. Daralmış damarlarda pıhtı oluşabilir ve bu pıhtı dolaşıma katılıp kalp veya beyin damarlarını tıkayarak kalp krizi veya felce yol açabilir. Yarım saatlik yürüme TPA oluşumunu artırdığı için, kalp krizi ve felç riskini azaltmaktadır. (InteliHealth 12.2.2001)

Anne sütü hipertansiyonu engelliyor. Sonuçları Lancet dergisinin 10 Şubat 2001 tarihli sayısında yayınlanan bir çalışma, mama ile beslenen çocuklarda ileri yaşlardaki kan basıncının anne sütü ile beslenenlere göre daha yüksek olduğunu gösterdi. Çalışmada bebeklerin bir kısmına anne sütü, bir kısmına mama verildi ve 16 yıl sonra kan basınçları ölçüldü. Anne sütü alanların büyük ve küçük kan basınçları mama ile beslenenlere göre 2,7 ve 3,2 mmHg daha düşüktü. Çalışmalar yetişkinlerde küçük kan basıncının sadece 2 mmHg azaltılmasıyla hipertansiyon görülme sıklığının % 17, kalp krizi ve felç riskinin % 15 azaldığını göstermiştir. Bu sonuç bebeğin beslenmesinin çeşitli hastalıkların yetişkin dönemdeki riskini etkilediği görüşünü desteklemektedir. (InteliHealth 8.2.2001)

Yavrusuna uzun süre süt vermesi annedeki kanser riskini azaltıyor. 808 Çinli kadın üzerinde yapılan bir çalışma (American Journal of Epidemiology), bebeklerini 2 yıl veya daha uzun süre emziren annelerde meme kanseri riskinin % 50 daha az olduğunu göstermiştir. Bu bulgunun, özellikle annelerin üçte birinden daha azının bebeği 6 aylık oluncaya kadar emzirmeye devam ettiği Batı toplumlarında annelerin daha uzun süre emzirmesini teşvik edeceğine inanılmaktadır. (InteliHealth 30.1.2001)

Anne sütü bebeklerin daha sağlıklı olmasını sağlıyor. Onaltıbinden fazla Avrupalı anne üzerinde yapılan bir çalışmada anne sütü ile beslenen bebeklerde daha az bağırsak enfeksiyonu ve egzema görüldüğü tespit edildi. Önceki çalışmalar anne sütünün kulak ağrısı, soğuk algınlığı ve astım gibi rahatsızlıkların daha az görülmesine yol açtığını göstermişti. Çalışmanın sonuçları Journal of American Medical Association'da yayınlandı. (InteliHealth 24.1.2001)