Sızıntı Arşivi

Eylül 2002 · s. 412 · 2 dakikalık okuma

Internet'ten Sağlık Haberleri

İ. Hakkı İhsanoğlu · Prof. Dr. · Tıp


Fizik potasyumun az alınması inme riskini artırıyor: Sonuçları Neurology dergisinin, Ağustos 2002 sayısında yayımlanan bir çalışmada, çalışma başladığında inme rahatsızlığı bulunmayan, yaşları 65'in üzerindeki 5.600 kişi, oluşan inmelerin sayısı ve tipi yönünden 4-8 yıl süreyle takip edildi. Diyetle potasyumu en az alanlarda, inme riski, en fazla alanlardakinin 1,5 katı idi. Düşük potasyum alımı; günde 2,4 gramdan az, fazla potasyum alımı ise; günde 4 gramdan fazla potasyum alınması olarak tarif edilmektedir. Başka çalışmalar da düşük potasyum alımının, inmeden kaynaklanan ölüm riskini artırdığını göstermesine rağmen, diyette potasyumu artırmanın, inmeleri önleyebileceğini söyleyebilmek için ek çalışmalar gereklidir. Bu çalışmada (hipertansiyon, kalp yetmezliği gibi hastalıkların tedavisinde kullanılan ve vücuttan su ile birlikte potasyumu da atan) diüretikleri alan kişilerdeki inme riski de incelendi. Diüretik kullananlardan, kan potasyum seviyesi en düşük olanlarda inme riski, kan potasyum seviyesi en yüksek olanların 2,5 katı idi. (InteliHealth 14.08.2002)
Aspirin, pankreas kanserinden koruyabilir: Son yıllarda, kalın bağırsak kanserine yol açabilen poliplerde orta derecede azalmalar da dahil, aspirinin faydaları hakkındaki yayınlar artmıştır. Minnesota Üniversitesi'nde yapılan bir çalışmada, 28.283 menapoz sonrası kadın üzerinde, aspirin ve diğer bazı ilaçların kullanımı araştırıldı. Aspirin alan kadınlarda, pankreas kanseri oranı, kullanmayanlara göre % 43 daha düşüktür ve kanser riski, aspirin kullanımı sıklığının artmasıyla orantılı olarak azalmaktadır. Çalışma sırasında gelişen 80 pankreas kanser vakasının 33'ü, hiç aspirin kullanmayan, 27'si, haftada birden az aspirin kullanan kadınlardaydı. Çalışma Journal of the National Cancer Institute'ün Ağustos sayısında yayımlandı. Bu çalışma kontrollü olmadığından ve daha önce aspirin kullanımının pankreas kanseri üzerine etkili olmadığını gösteren çalışmalar bulunduğundan, aspirin ile pankreas kanseri arasındaki muhtemel ilişkiyi inceleyen ek çalışmalar yapılmalıdır. Ayrıca, aspirin kullanımının bazı zararlı etkilere yol açabileceği de unutulmamalıdır. (InteliHealth 07.08.2002)

Hava kirliliği ile hastalıklar arasındaki ilişki: Günümüzde çok popüler olan bu konu ile ilgili -bir ay içinde-, üç araştırma birden yayımlandı. İlk çalışma (Environmental Health Perspectives); nezleli kişilerin, kirli hava solumalarının, kendilerini iki kat daha kötü hissetmelerine yol açtığını gösterdi. İkinci çalışmada (Circulation); kirli hava solumanın, kalp hastaları için kötü olduğu bulundu; kirli hava soluduktan sonra, egzersiz testi yapanlarda iskemi (kalp kasına yeterli kan gitmemesi) ihtimali, kirli olmayan hava solunduktan sonraya göre üç kat daha fazlaydı. Üçüncü çalışmada (Cancer Epidemiology, Biomarkers and Prevention) ise, hava kirliliği ile göğüs kanseri arasında ilişki gösterilemedi. (InteliHealth 27.07.2002, 30.07.2002 ve 06.08.2002)

Omega-3 yağ asitleri atardamar esnekliğini düzelterek kalp hastalığını önleyebilir: Balık yemek, iskemik kalp hastalığı riski taşıyanlara fayda verir ve başlıca omega-3 yağ asidi kaynağı olan yağlı balıkları yiyenlerde, kalp hastalığına bağlı ani ölümler daha az görülür. Büyük atardamarların sertleşmesi hipertansiyona yol açar ve böylece iskemik kalp hastalığı riski artar. Plazma total kolesterolü yüksek olan 38 orta yaşlı erkek ve kadın üzerinde yapılan bir çalışmada (American Journal of Clinical Nutrition), omega-3 yağ asidi tüketmenin etkileri araştırıldı. Bu çalışmada, plasebo (etkisiz madde) kullananlarda değişiklik olmamasına rağmen, omega-3 yağ asidi desteği alanlarda, sistemik atardamar uyumunun % 27-36 oranında arttığı, plazma total trigliserit seviyesinde önemli azalmalar meydana geldiği, kan basıncında ise; azalma eğilimi olduğu bulundu. (InteliHealth 25.07.2002)