Nisan 2002 · s. 152 · 3 dakikalık okuma
Internet'ten Sağlık Haberleri
İ. Hakkı İhsanoğlu · Prof. Dr. · Tıp
İşlenmiş etlerle şeker hastalığı arasında ilişki var. Sosis ve pastırma gibi işlenmiş etleri çok yiyen erkeklerde yetişkin tip şeker hastalığı riski yaklaşık % 50 artıyor. Harwardlı araştırmacılar binlerce erkeğin beslenme alışkanlıklarını araştırdıklarında, pastırma, sosis, sucuk, salam gibi yiyecekleri sık tüketenlerde yetişkin tip şeker hastalığı riskinin bu yiyecekleri az tüketenlere göre yaklaşık % 46 daha fazla olduğunu buldular. Sonuçları Diabetes Care adlı dergide yayınlanan çalışmayı yapan araştırmacılar, insanların bu yiyecekleri daha az tüketmeleri gerektiğini ifade ediyorlar. Yetişkin tip şeker hastalığı riskinde en fazla artış, işlenmiş etleri haftada 5 defa veya daha fazla yiyenlerde meydana gelmektedir. Çalışmanın verileri araştırma başladığında sağlıklı ve 40-75 yaşlarında olan 42.504 erkeğin diyet verilerinin 1986 yılından itibaren 12 yıl süreyle toplandığı Sağlık Profesyonelleri Takip Çalışması'ndan elde edildi. Sigara kullanımı, yağ alımı ve fizik aktivite durumu gibi, etkileri bilinen faktörlere göre sonuçlarda düzeltme yapıldıktan sonra, işlenmiş etlerin fazla tüketiminin şeker hastalığı için bağımsız bir risk faktörü olduğu netleşti. Etki miktarla ilişkiliydi: Bu yiyeceklerden ne kadar fazla yiyorsanız risk o kadar fazlaydı. Yine de sonuçların başka araştırmalar tarafından da desteklenmesi gerekmektedir. Şeker hastası olan Amerikalı sayısının yaklaşık 16 milyon olduğu tahmin edilmektedir. (InteliHealth 26.2.2002)
Gebelikte balık tüketimi faydalı. Gebelik sırasında balık yemek erken doğumdan ve düşük doğum ağırlığından koruyor. Danimarkalı araştırmacılar 8.700'den fazla gebede balık tüketimi ile erken doğum ve düşük doğum ağırlığı arasındaki münasebeti araştırdılar. Balıkta bulunan n-3 yağ asitlerinin kalb krizini azalttığı, hatta erken doğumdan ve düşük doğum ağırlığından korunma sağladığı zaten biliniyordu. Fakat n-3 yağ asitlerinin ne kadar az kullanılmasının erken doğum ve düşük doğum ağırlığı için risk faktörü olduğunu gösteren bir çalışma yoktu. Sonuçları British Medical Journal'da yayınlanan bu çalışma, erken doğum riskinin hiç balık yemeyenlerde % 7, haftada en az bir kere balık yiyenlerde ise sadece % 1,9 olduğunu gösterdi. Araştırmacılar erken doğumdan ve düşük doğum ağırlığından korunmak için, balık tüketmeyen gebelere balıklarda ve balık yağında bulunan n-3 yağ asitlerinin verilebileceğini söylüyorlar. (MedMD Health 25.2.2002)
Gebelikten önceki şişmanlık bebekte ve annede problemlere yol açıyor. ABD'de Hastalık Kontrol ve Korunma Merkezi, Amerikan Çocuk Akademisi, Dünya Sağlık Örgütü, Amerikan Kadın Hastalıkları ve Doğum Koleji gibi kuruluşlarda çalışan 29 beslenme bilimcisi, idareci ve politika belirleyicisinin oluşturduğu bir komite, gebelikten önceki doğum ağırlığının hekimlerin şimdiye kadar kabul ettiklerinden daha mühim olduğunu gösterdi. Gebelikten önceki şişmanlık annelerde doğuma bağlı şeker hastalığı, tehlikeli şekilde yüksek kan basıncı ve hastaneye yatma riskini artırıyor, bebeklerin erken ve/veya problemli doğmasına yol açabiliyordu. Bebekler büyüdüğünde ise şişmanlık, kalb hastalığı veya şeker hastalığı riski daha fazlaydı. Doğurganlık döneminde olan kadınlarda şişmanlık bilhassa tehlikelidir, çünkü şişmanlığın nesilden nesile taşınmasına yol açar. Bu yüzden komite genç kadınlara gelecekteki çocuklarını düşünerek enerji alımını azaltmak için daha küçük porsiyonlar tüketmelerini, kendi işlerini kendilerinin görmesini ve daha fazla fizik aktivite yapmalarını tavsiye etmektedir. (InteliHealth 25.2.2002)
Aşılar bebekler için güvenli. Bebeklerinin aşılanmasının güvenli olup olmadığını merak eden anne-babalar rahat olabilirler. Amerikan Tıp Enstitüsü araştırmacıları aşılar hakkında yapılan çok sayıdaki çalışmayı gözden geçirdiler. 2 yaşına kadar tavsiye edilen ve sayıları 20'ye ulaşabilen aşılar çocuğun ileride tip 1 şeker hastalığına, soğuk algınlığına, kulak iltihabına, zatürreye veya menenjite yakalanma riskini artırmıyordu. Buna karşılık bu aşıların çocukluk döneminde görülebilen, bazıları çok ciddi sakatlıklara ve ölüme yol açabilen, hastalıklara karşı çok önemli ölçüde korunma sağladıkları ise ortadaydı. (InteliHealth 21.2.2002)