Haziran 1988 · s. 194 · 2 dakikalık okuma
İlk Ses

Kaynağını Yüce Rehberimizden alan, anane halini almış “ilk telkin” diye bir ıstılah vardır. İlk telkinden murad, çocuğun kulaklarına okunan ezan ve kamettir. Rivayetlerde Hz. Peygamber(s.a.v.)’nin Hz. Hasan ve Hüseyin (r.a) doğdukları zaman kulaklarına ezan okuduğu ifade edilmektedir (1). Bu hadise, her çeşit idrak, anlayış ve ifadeden uzak olduğu zannedilen çocuğun, daha ilk günden telkinata ihtiyaç duyduğuna canlı bir misal olmaktadır. İslam alimlerine ‘‘Tahsil ve terbiyenin mevsimi beşikten mezara kadardır” hükmünü verdiren bu ve benzeri hadisler olsa gerek (2). Gazali’ye göre, çocuğun kalbi saf bir cevherdir. Verilen her şeyi kabul etmeye hazır olan çocuğun iyi bir insan olabilmesi için iyi eğitilmesi gerekir(3).
Yukarıda belirtilen hususlar araştırıldığında a) Yeni doğan çocuğun kulağına ezanın okunması çocuğun bunu duyabilecek bir kapasitede olduğunu gösterir. Yani bebek bu dönemde bile işitme fizyolojisine ışık tutan bazı hususiyetlere sahiptir. Bir diğer ifadeyle o duyuyor demektir. b) Görünüşte anlayışı yok zannedilen bebeğe ezan gibi ilahi bir nağmeyi okumak, bebeğin anlayışa sahip olduğu manasına gelir. Bir diğer ifadeyle çocuk psikolojisi hususunda tarihi bir düşüncenin ortaya atılması söz konusudur. c) Çocuk pedagojisi daha bebeklik döneminde balamalıdır. Bu görüş İslam alimleri tarafından da benimsenmiştir.
Çocuk nöroloji ve psikolojisiyle ilgili kitaplara baktığımızda şu gerçekle karşılaşıyoruz: “Yeni doğan bebek, sesleri duyar, dinler ve buna irkilme, göz kırpma, moro refleksi ve ağlama ile cevap verir” (4, 5, 6). Bu durumda Yüce Rehberimizin asırlar öncesinde ilk defa ortaya attığı ‘‘yeni doğan bebek duyar” hakikati, bugünün ilim çevrelere tarafından henüz fark edilebilmiştir. Yani yeni doğan bebeğin fizyolojisi ile ilgili bir gerçeğin asırlar öncesinden belirtilmiş olduğu anlaşılmaktadır.
İkinci önemli bir nokta daha var. Ezan gibi ilahi bir mana deryasından bebek bir hisse alıyor mu? Yani yeni doğan bebekte anlayış var mı? Doç. Dr. İbrahim Erkul “Bebekler alim olarak doğuyor” (7) isimli makalesinde Texas, Harward ve Yale üniversitelerinde yapılan araştırmaları gözler önüne sermiştir. Bu araştırmalar yeni doğan bebeğin bir anlayış ve his potansiyeline sahip olduğunu göstermektedir. Bir diğer ifadeyle Yüce Rehberimizin pratikte yeni doğan bebeğin anlayışı olduğunu gösteren icraatının hikmeti, bu üniversitelerde yapılan araştırmalar neticesinde ilmen de ispatlanmıştır.
Bu düşüncelerin ışığı altında, çocuk terbiyesi (pedagojisi) bebeklik devrinden itibaren başlayacak demektir.
Dr. Polat Has