Sızıntı Arşivi

Ekim 1995 · s. 393 · 5 dakikalık okuma

İletişimde Elektronik Ağlar

Yusuf Alan · Fen Ve Teknoloji Dünyasından

Elektronik ağlar aracılığıyla yapılan iletişim, farklı bir beyan şeklidir. Ne tam bir karşılıklı konuşma, ne de tam bir yazılı metin mahiyetindedir. Belki bu iki iletişim türü arasında yer alan, nev’-i şahsına münhasır bir beyan türüdür. Gerçekten de elektronik ağlar, okuma, yazma ve iletişim kurma alışkanlıklarımıza yeni bir çehre kazandırmaktadır. Bilgisayar aracılığıyla yazılan ve bir veya daha fazla muhataba ağlar vasıtasıyla gönderilen metinler, yeni bir iletişim ortamı oluşturmaktadır. Bu ortamdaki bilgi o kadar hızlı bir şekilde cereyan etmektedir ki, yazılı metinlerin alış verişi, karşılıklı konuşmalardaki etkileşimlere benzemektedir. Hatta bu hızlı iletişim, “yazma”, “okuma” ve “konuşma” arasındaki klasik farkları da bir nisbette ortadan kaldırmaktadır.

ELEKTRONİK BEYAN

Elektronik beyan (E-beyan), şimdilik farklı iletişim formatım ihtiva etmektedir:

1.E-sohbet (Elektronic Discussion): Karşılıklı konuşmalara benzer şekilde, bilgisayar aracılığıyla yapılan yazılı diyaloglardır. Muhatapla eşzamanlı ve “on-line” biçimde sohbet edilir.

2. E-posta (Elektronic Mail): Fertlerin elektronik posta adreslerine mesaj ve dokümanların hızlı bir şekilde gönderilmesiyle gerçekleşen iletişimdir.

3. E-bülten panoları (Elektronic Bulletin Boards): Mesaj ve duyumlar, çok geniş bir gruba postalanır.

Farklı mevzûlarda, eş zamanlı olmayan müzakereler yapılır.

4. E-konferans (Elektronic Conference): Belli bir soruya cevap verme yetkisi olan insanların sınırlı olduğu bir grupta daha resmî tartışmalar yapılır. Etkileşim, dikkatli bir biçimde yönlendirilir.

5. E-dergiler (Elektronic Journals): Aynı konuda araştırma yapan kişiler tarafından hazırlanan veya eleştirilen makaleler belli bir abone ağına hızlı bir şekilde neşredilir. Matbu dergilerdekinden daha çabuk bir biçimde, yazılı metinler hakkındaki görüş ve yorumlar yazarlara veya ilgili okurlara ulaştırılır.

6.E-arşivler (Elektronic archieves): Elektronik olarak erişilebilecek ve araştırılabilecek çok çeşitli makaleler, kitaplar ve veri tabanlarını ihtiva eden enformasyon depolandır.

Elektronik beyanın, araştırma grupları arasındaki etkileşimi artırıcı ve yazılı eserlere ulaşmada ve bunları neşretmede zamanı kısaltıcı potansiyeli, iş dünyası, akademik çevreler ve enformasyon biliminde çok büyük bir cazibe oluşturmuştur. Birçok yazar, elektronik beyanın kendi sahalarındaki tesirini incelemiş ve gelecekteki muhtemel gelişmelere dikkat çekmiştir. Mesela bir psikolog olan ve hem matbu hem de elektronik bir derginin editörlüğünü yapan S. Hamad’a göre elektronik beyan, diğer beyanlarla mukayese edilemeyecek derecede mükemmel ve sistematiktir. Global neşir imkânı ve akıl almaz hızıyla belki de gelecekte, bilgi anlayışımızı yeniden inşa edecektir. Eğer Hamad ve diğer araştırmacılar tahminlerinde haklı çıkarlarsa, elektronik beyan, akademik iletişimin temel şekli haline gelecek, belki de diğer beyanların yerini alacak ve bu hızlı hayata ayak uydurmak isteyen bilim adamları, aşina olmadıkları bir beyan ortamında “seyahat etmenin” yollarını öğrenmek zorunda kalacaklardır. “Okuryazarlık” kavramı da elektronik beyanda bulunabilenler ve bulunamayanlar diye, muhtemelen yeniden tarif edilecektir.

YAZI VE KONUŞMA ARASINDAKİ FARK

Elektronik beyan, şifahi ve yazılı beyanlar arasındaki zemini kaplar. E-sohbet ve E-posta gibi daha etkileşimli şekilleri konuşma diline, E-dergiler gibi kompozisyona dayalı formatları da yazılı beyana yakındır.

Konuşma dilinde, tepkileri anında almak mümkündür. Bu imkân sayesinde konuşmacılar mesajlarının açıklık ve tesirini kontrol edebilirler. Böylelikle yanlış anlamalar nisbeten az olur. Ancak yazılı dilde bu “geri besleme” anında olmaz, aradan çok defa bir süre geçer. Dolayısıyla yazarlar, okurlarının ihtiyaçlarını, yorumlarını ve tepkilerini tahmin etmek zorundadırlar. Belki emin olmak için mesajlarını sadece belli bir okur kitlesine yönlendirebilirler. Ancak potansiyel okurlarının hepsinin bilgi ve tecrübe birikimleriyle sosyo-tarihi mevkilerini tahmin etmeleri mümkün değildir. Bu yüzden bazen mesajlarının istenilen ölçüde alınıp alınmadığını da öğrenemezler. Her ne kadar yazar, değişmez veya zamana bağlı doğruları yazma mevkiinde ise de, o anki ve gelecekteki okurlarının tepkisini çoğu zaman alamayabilir. Bu yüzden sadece ‘tribünlere oynayan’ yazar, bir bakıma karanlığa ok atıyor gibidir.

Yazılı metinleri konuşmalardan ayıran başka bir önemli özellik de, müşahhas kelimelerin kalıcılığıdır. Yazılı beyanda kelimeler, sayfada mananın kalıplaşmış şekilleridir. Bu kalıpların gösterdiği fikir ve mânâyı okurlar, maksatları, motivasyonları ve merakları nisbetinde istedikleri zaman incelerler. Farklı zamanlarda farklı perspektiften metni yeniden ele alarak, yeni yorumlarda bulunabilirler.

İşte elektronik beyan, bu klasik sözlü ve yazılı dil ayrımında farklı bir kavram çerçevesi oluşturmaktadır. Bu beyanların hazırlanmasında tesiri olan psikolojik faktörler, üretildikleri ortam, matbu eserlerden farklı özellikleri, şifahi beyanın bu beyana etkileri ve okurların tepkileri henüz tam olarak kesinleşmeyen ve muhtemelen önümüzdeki yıllarda devamlı müzakere edilecek mevzûlardır.

DEĞERLENDİRME

Elektronik beyan, özellikle, daha hızlı gelişmelerin yaşandığı fen bilimlerinde revaç bulmaktadır. Matbu bir dergide ilmî bir makaleyi bastırmak için bazen bir iki yıllık bir işlem gerekirken, elektronik bir dergide, son gelişmeleri derleyerek hazırlanan bir makale bir iki ay içinde bastırılabilir. Sosyal bilimlerde ise gelişmeler daha yavaş olduğu için, bu derece hızlı bir neşre pek ihtiyaç hissedilmemekte ve makaleden ziyade kitap çalışmalarına ağırlık verilmektedir.

Postmodern Culture, The Electronic Joumal of Communication ve Psychology gibi E-dergiler, yılda 3-4 sayı çıkmalarına rağmen diğer dergilerden çok daha güncel meseleleri ele alabilmekte ve çok daha kısa sürede okurların tepkilerine yer verebilmektedir (Tepki süresi yaklaşık bir seneden birkaç haftaya kadar inebilmektedir). E-arşivler aracılığıyla bu dergilerin eski sayılarına da rahatlıkla ulaşmak mümkündür.

E-posta ve E-bülten panoları da belli konularda inceleme yapan bilim adamlarına ve araştırmacılara geniş bir müzakere ortamı sunmakta, zengin bir ilham kaynağı olmaktadır. Ancak bu tartışmalar aşırı derecede hararetlendiğinde veya birkaç heyecanlı araştırmacının kısır çekişmelerinin tekeline girdiğinde verim düşmektedir. Dolayısıyla, bu gibi durumlar için bir hakemin tesbit edilmesinde fayda vardır. Hatta bu yüzden bazı araştırmalar, işe yaramaz mesajların E-posta kutularını doldurmasını önlemek ve bu tür verimsiz tartışmalardan uzak durmak için belli bir başkan tarafından denetlenen özel müzakere grubuyla bir arada bulunmaktadırlar. Her şeye rağmen E-dergilerdeki hızlı etkileşim, orijinal görüşleri beslemekte; mucitliği artırmaktadır; zira aboneler belli bir konu hakkında, muhtemel hemen hemen bütün farklı perspektiflerden haberdar olmaktadırlar. Hatta çoğu yazar, daha makalelerini bitirmeden önce okurlarla iletişime geçmekte, meşveret ve kolektif şuurdan yararlanarak çok orijinal eserler vermektedirler.

Elektronik beyanın disiplinler arası ilişkileri de geliştirdiği bir gerçektir. Hipermetinler, ilgili dokümanları, anahtar kelimeler aracılığıyla birbirine bağlayan elektronik metinlerdir. Bir hipermetinde geçen belli bir anahtar kelimeden hareket ederek atıfta bulunulan eserlere ulaşmak mümkündür, İlerde bu ağın o kadar kompleks olacağı düşünülmektedir ki, bir hipermetinde en azından binlerce farklı “seyahat” yapmak, farklı yorumlar ve anlayışlara ulaşmak mümkün olacaktır. Ancak bu enformasyon yükünün altında ezilmeden irfan ve ilme nasıl ulaşılacağı, üzerinde düşünülmesi gereken elzem bir husustur.

Farklı disiplinlerden araştırmacıların ortak çalışmalar yapması, başka türlü pek mümkün olamamaktadır. Gerçekten de elektronik beyanın, çoğu araştırmacıyı daha etkin ve üretken yaptığı görülmektedir. Ancak elektronik enformasyon sistemlerinden tam olarak istifade edebilmek için dar kalıplar içinde değil, sezgisel ve holistik düşünmek gerekmektedir, zira özellikle hipermetinlerin idrakinde böyle bir yaklaşım olmadan metinler arasında “boğulmak” her an muhtemeldir.

KAYNAK

- The Impact of Electronic Networks on Scholarly Com­munication: Avenues for Research" Julie Foertsch. Dis­course Processes. C. (19) 2, March-April 1995.