Sızıntı Arşivi

Ekim 2000 · s. 430 · 4 dakikalık okuma

İlaçlardaki Gizli Tehlikeler

Nurdan Pakdemirli · Tıp


Hastalığı yaratan Rabbimiz ilaçların ham maddelerini de yaratmıştır. Araştırıp ortaya çıkarmak için bize sadece biraz gayret etmek ve çalışmak kalmıştır. İlk ve Orta Çağlardan günümüze kadar tecrübeyle gelen bitkilerden, hayvanlardan ve minerallerden elde edilen birçok ilaç bugün modern laboratuarlarda insanlığın hizmetine sunulmaktadır.
İlaçlar yaygınlaşıp reklamları ve kullanma sıklıkları arttıkça, cahilce ve şuursuz kullanımların sebep olduğu riskler de artmaktadır.

18 yaşında bir bayan hastahanenin acil servisine zar zor gelebildi. Çok zor nefes alıp-verebiliyordu. Gözleri fal taşı gibi açılmıştı. Hemen yoğun bakım servisine kaldırıldı. Doktorların yerinde müdahalesi ile eski sağlığına birkaç gün içinde kavuştu. Bu genç bayan bu ölümcül tecrübeyi, aspirinin sebep olduğu alerjik bir reaksiyon neticesinde yaşadı. Kendisi aspirine alerjisi olduğunu biliyordu. Fakat aspirini farkına varmadan almıştı. Nasıl mı? Bu bayan, baş ağrısı olunca, sık kullanılan ve bileşiminde acetaminophen olan ilacı kullanır. Ancak ilacın prospektüsünü okuma zahmetine katlanmaz. Okusaydı ilacın bileşiminde aspirin olduğunu görecekti. Araştırmalara göre bu tip ölümcül olabilecek vakalar çok sık olmamaktadır. Ama, prospektüsü okumama çok yaygındır. Amerikan Eczacılar Birliği'nin yeni bitirdiği bir ankete göre, yetişkinlerin % 47'si, kullandığı ilacın içinden çıkan kağıdı okumamakta, % 40'tan daha azı ilaç almadan önce eczacısına danışmakta ve % 43'ü kullandığı ilacın potansiyel yan tesirlerini bilmemektedir.

İlaçları sık olarak, alerji, baş ağrısı, mide rahatsızlığı yüzünden kullanmaktayız. Eğer ilacı doktor reçetesi ile almıyorsak mutlaka eczacı veya doktora danışmalıyız. İlaç kullananların çoğu, 100.000 çeşidi bulunan sık kullanılan ilaçları yutarken, spreylerken, burundan çekerken, sürerken uyarıları dikkate almamakta, tabii olarak da risk altına girilmektedirler. İşte bu risklerden bazıları:

Aşırı doz
Yaygın olan bir inanış vardır: bir tanesi iyi gelmezse, ikincisini al. Bu iyi bir düşünce değildir. 45 yaşında bir kamyon şoförü devamlı başağrısı, mide bulantısı ve sık sık uykusunun gelmesi şikayetiyle hastahaneye başvurur. Problemi çözmek uzun sürmez. Hasta bir yıl boyunca haftada 200 tane olmak üzere migren tabletleri kullanmıştır. İlacın içinde en fazla sekiz tablet alınabileceği ve 48 saat içinde ikinci defa ilaç alınımının olmaması gerektiği yazmaktadır. Her tablette, 250 mg acetaminophen, 250 mg aspirin ve 65 mg kafein vardır.

Hastalar burada olduğu gibi ağrıları şiddetlendikçe daha fazla dozda ilaç kullanma eğilimindedirler. Birçok ilaç düşük dozda hazırlanmaktadır. Çünkü bunların fazla dozu ülsere ve ciddi mide kanamalarına yol açabilmektedir (Orudis, Ketoprofen gibi). Yine bazı ilaçların aşırı dozları böbrek rahatsızlıklarına sebep olmaktadır. Uzmanlara göre, ağrı kesicilerle bazı böbrek rahatsızlıklarının yakın bir münasebeti vardır.

Etkileşim
Tıbbi otoriteler, özellikle kronik hastalığı olanların sık kullanılan ilaçları almadan önce mutlaka doktora danışmaları gerektiğini söylemektedirler. Mide yanması, sindirim bozukluğu gibi mide problemlerinde milyonlarca kişinin popüler tercihi "tagamet"tir. Ancak bu kişiler kanın pıhtılaşmasını önleyen "Coumadin" (sık kullanılan başka bir ilaç) adlı ilacı kullanacaklarsa riske girmiş olurlar. Tagamet ve Coumadin'in birbiriyle karşılıklı tesirleri iç kanamaya yol açabilir. Ağızdan, burundan ve anüsten kan gelebilir. Bu uyarı Tagamet'te ikaz edilerek belirtilmiştir, fakat Coumadin yerine onun başka bir ismi olan "warfarin" yazmaktadır.

Amerika'da çok sık kullanılan antidepresif bir ilaç olan "prozac" (en çok satılan beşinci ilaç), öksürük ilaçlarındaki dextromethorphon ile etkileşmekte, sonuçta serotonin-sendromu gibi ciddi sonuçlarla karşılaşılmaktadır.

Engelleme
Şunu herkes bilmelidir ki, kullandığımız bir ilaç, kullandığımız başka bir ilacın tesirini azaltabilir veya yok edebilir. Kalb krizini azaltmak için aspirin alanların; tansiyonu düşürmek için bazı ilaçları almaları uygun değildir. Örneğin, aspirin "vasotec" adlı ilacın tesirini azaltmaktadır. Kalb ve tansiyon ilaçlarında da benzer durumlar olabilmektedir. Bu ilaçları kullananlara doktorları aspirin almalarını söylemişse, hastalar aspirin alabilirler. Ancak tansiyonlarını sık sık kontrol etmelidirler.

Tansiyonu yüksek olan kişilerde ekseriyetle artrit de olmaktadır. Bu kişilerin de ilaç kullanmada dikkatli olmaları gerekmektedir.

Mide asitliği için kullanılan bazı ilaçlar (Rolaids, Tums) "Tetrasiklin" gibi antibiyotiklerin emilimini azaltabilirler. Antibiyotik alındığı halde tedavi sağlanamayabilir.

Alkol
A. Benedi, oğlundan grip kapar. Amerika'da en çok satan ilaç olan "tylenol" kullanır ve iyileşir. Birkaç gün sonra Benedi karaciğer rahatsızlığı yüzünden komaya girer ve acilen hastahaneye kaldırılır. Benedi'nin karaciğeri tylenol'daki acetaminophen yüzünden hasar görmüştür. Akşamları 2-3 bardak şarap içmesi karaciğerinin bu ilaca hassasiyetini artırmıştır. Bütün ilaçlar karaciğerde metabolize oldukları halde, onun karaciğeri alkol yüzünden iflas etmiştir.

Karaciğer nakli Benedi'nin hayatını kurtarır. 1997'de Texas Dallas'ta yapılan çalışmaya göre, ace taminaphen'in aşırı kullanımı akut karaciğer rahatsızlıklarının başlıca sebebidir ve bunların çoğunluğu ağır içiciler grubundadır. FDA'nın yeni uygulamasına göre ağrı kesici ilaçların üzerine alkol alanlar için uyarı konulmuştur.

Her ilaç alışınızda etiketini mutlaka okuyunuz. Aynı ilacı ikinci kez aldığınızda da tekrar okumayı ihmal etmeyiniz. Çünkü firmalar ilaç içeriklerini ve isimlerini değiştirebilmektedirler. Örneğin, "Sudafed" adlı ağrı kesici adı altında 11 farklı ürün vardır. FDA, ilaç kutularının üzerine daha büyük harflerle dikkat çekici şekilde uyarıların yazılmasını istemektedir.

Bununla birlikte, dünyadaki bütün uyarılar, eğer onları okumazsak, bize yardımcı olamazlar.