Eylül 1985 · s. 12 · 1 dakikalık okuma
Hüzün

Hüzün, insan gönlündeki güç ve kudret sembolüdür. Onun bir kalbi buğu buğu sarması, geleceğe gebe nice tohumların yeşermesi, yahut hayat suyunu, öz besinini şimdiden alması demektir.
Hüzün, tabiattaki sise biraz benzer. Yahut yağmurlu bir havadan evvelki nemli ve beşaret dolu havaya...
Hüzün, dağların zirvesindeki bulut gibidir. O, zirve insanların başını sarar buğu buğu.. taç gibi... Yoksa vadideki tümsekler, dereler-deki körpe yahut cüce fidanlar bu hüzün bulutlarını pek göremezler.
Ah! bu yüklü bulutlar bir yağmur olup dökülmeye görsün çorak sinelere: gayrı ortalık ab-ı hayattan coşkun bir sele döner. Ve her yer ve yön güllük gülüstanlık bir mevsime tablacılık eder.
Hüzün, duyguları manevi yağmur ile besler. Onların daimi canlı ve hayattar kalmasını sağlar.
Hüzünden mahrum gönüller, sığ ve sıkıntılı gönüllerdir. Mahzunluk semtine uğramamış insanlar ne zaman gerçek kalb neşvesini ve gönül huzurunu tadacaktır. Zira hüzün olmadan nes'e ve saadetin kıymeti anlaşılmaz.
Nice insanlar vardır ki, büyük muvaffakiyetlerin ardından sırf bu hasletten mahrum oldukları için saadet onların basını döndürmüş ve boşluğa yuvarlanmış, zevalde kaybolup gitmişlerdir.
Hüzün gönlün ilacıdır. Onsuz kalblerin kör, sağır ve dilsiz olduğu rahatlıkla söylenebilir. Zira canlılığını yitirmiş bir ruhtan hangi hayatı fonksiyonu icra etmesi beklenebilir?
Hüzünlü insan adeta kalbinde güç stok eder. Gelecek için gerilime geçer ve zamanı gelince bu güç ile hasımlarının kalbine bir ok gibi saplanır.
Laubali insanlar ise bu gönül gevşekliği ile ellerindeki bütün sermayeyi de yitirirler. Zira bu rehavetin tesiriyle insan yavaş yavaş metafizik gerilim kaybedip her illeti normal görmeye başlar.
Nice menfur hadiseler onun gözünde pek ehemmiyet arzetmez ve onları izale etmek için hiç bir fikir ve fiiliyat ile ortaya çıkmaz. Buna bir bakıma hissizlik de denilebilir.
Hülasa olarak: hüzün varlığın temeli, kalbin güç kaynağı, hatta ve hatta varlık âleminin sinesinden yükselen en fıtrî kanunudur.
Milletin derdi ve dava düşüncesiyle hüzünlü gönül ne mübecceldir!
Semih Türk