Sızıntı Arşivi

Eylül 2000 · s. 408 · 2 dakikalık okuma

His ve Düşünce Ufku

Mehmet Erdoğan · Edebiyat

GEL

beni al kollarına
uyut, uyut da kasırgalar kopararak
umutlarıma dolan
bula beni yüreğine
çığlık çığlığa sus da
gölgelerimiz şükre uzansın
gel sitemkarım
gel damla damla
yalnızlığa elvedam gel.

Sümeyye Taşkın / İstanbul


SİZİN HİÇ!
...
Sizin hiç babanız öldü mü?
Benim bir kere öldü, kör oldum
Yıkadılar, aldılar götürdüler
Babamdan ummazdım bunu, kör oldum
Siz hiç hamama gittiniz mi?
Ben gittim lambanın biri söndü
Gözümün biri söndü, kör oldum
Tepede bir gökyüzü vardı, yuvarlak
Şöylelemesine maviydi, kör oldum
Taşlara gelince, hamam taşlarına
Taşlar pırıl pırıldı ayna gibiydi
Taşlarda yüzümün yarısını gördüm
Bir şey gibiydi bir şey gibi çöktü
Yüzümden ummazdım bunu, kör oldum
Siz hiç sabunluyken ağladınız mı?
...
Cemal Süreya’nın bu dizelerini anımsatan bir anınız oldu mu hiç? Küçük bir yavrunun dertten, sefaletten buğulanmış gözleriyle tesadüf ettiyse gözleriniz, olmuştur mutlaka.
Affet yavrucak;
Sana güneşi sunmak isterdik.
Gökyüzünü ayaklarının altına serpip, doyasıya koşmanı dilerdim.
Gamsız bir ömür için neler feda etmezdim.
Mavi suların enginliğine, temizliğine teslim ederdim seni; ama olmadı yavrucak...
Üzgünüm;
Ellerine dokunamadığım için.
Kimbilir yüreğinde hangi rüzgarlar esiyor, yönünü kaybetmiş; onlara pusula bulamadığım için.
Yalnızlığının son deminde, uzaklardaki ışığı avuçlarına getirecek kadar cüretkar olamadığım için.
Arayışlarında yoluna kardelenler seremediğim için.
Yüzündeki çizgilere sebeplerin, göç etme zamanı geldiğinde gitmek zorunda kaldıklarını anımsa ki bitmek bilmeyen vaveylaların sonsuzluğa ulaşınca onları rahatsız etmesin, sevdiklerin gitmeye mahkumdurlar; baban gibi, umutların gibi, ömrün gibi, sitemlerini Rahman'a gönder... O her şeyi bilir..
Kalk ayağa; uğruna destanlar yazacak, bulutlara serenat yaptıracak, yolları senin için yeniden şekillendirecek çok vefakar bulacaksın; yeter ki yüzünde şimşekler çaktıran, bin yıla bedel birkaç yılın belirtisini es geç. Bırak yaşanan yaşandığıyla kalsın. Unut gönlüne demir atan kederleri.
Sen papatyaları tanımaya çalış, en iyi dosttan daha iyidir onlar. Sana doğuşundan batışına kadar yalnızlığı yaşatmazlar. Acılarından fışkıran kızıl alevlere kapak olurlar.
Ve yavrucak şunu sakın unutma; mutluluk, artık hiç gelmeyecek sevgililerin yokluğunda da yaşanır, onları sık sık anımsayarak da olsa...

E. Erva Öztürk


BİR GÜL GÖNDER

Sabah oldu, güneş doldu odama,
Söndü kara kandilleri dünyanın.
Bahçemde bugün bir gül soldu ama
Açtı gönlümde bin gülü sevdanın.

Kızıl güller, kızıl tüller serdiler,
Külle kaplı solgun gri ruhlara.
Kalbim bugün Rabbinden şunu diler;
Bir gül gönder semadan tüm kullara.

Bir gül bulsunlar sabah uyananlar,
Pencerelerinin önünde ince
Bunu bir faniden geldi sananlar,
Üzerindeki sanatı görünce,

Şaşırsınlar, ürpersinler, donsunlar...

Can Uran / Mersin