Eylül 1995 · s. 378 · 4 dakikalık okuma
His Ve Düşünce Ufku

ÂMÂ ÇOCUĞUN GÖZLERİ
Tohum toprağın altında,
Zamanın ellerinde bitmeyen çile,
Bir âmâ çocuk gibi mahzun.
Akşamın güzelliği soframızda,
Gönlümün eşiğine oturmuş güzeller,
Yerin göğün hıra sevdalıları.
Mehtaptan bir sayfa açıyorum,
İsmim silinmiş isminden ah,
Sarhoş yıldızların kucağına düşüyorum.
Kördüğüm gibi bağlanıyorum,
Çiçeklenmiş ter akar benden,
Merhametsiz bir güzelin elindeyim.
Şimşeklere kelepçe takıyorum korkmadan,
İçimde zıplarken dünya,
Damarlarımda gerili bahar.
Güneşin silahıyla vuruldum,
Ecrin bahçesinde gül toplarken,
Rüzgârlarla savruldum.
Şafaktan önce kalkmış kader,
Göğe açılan pencereden,
Bir selam söylenir sevgiliden.
Ömrünün bittiğini şimdi anlıyorum,
Rüyalarıma direnen gemi,
Bir hayatı yüklenir gider.
Hele güvertede horozun ötüşü,
Geçmişine ait günahları topluyor,
İçinde âmâ çocuğun gözleri.
Paşa Çetin / Silifke
Alegorik bir tarzda yazılmış şiiriniz. Serbest teknikle ele alınmış mısralarınızda “sarhoş yıldızlar, ecrin bahçesi, rüyalara direnen gemi, güvertede horozun Ötüşü” gibi yeni imajlarınız var. Yeni şiir akımında güzel bir örnek teşkil eden bu tarz duygu yüklü şiirlerinizi köşemize bekliyoruz. Sevgi ve selamlar.
EFENDİM
Bir tatlı hayal olup rüyama dolmaz mısın?
Bir karanlık gecede ruhuma doğmaz mısın?
Uzatıp ellerimi iltifat dilenirsem,
Bir nebze tulü edip sevince boğmaz mısın?
Buğu/u gözlerimle hep yolunu gözlerken
Hülyalı bir gecede dualarla beklerken
Gecenin maviliği gözyaşımı emerken
Muştulu bir fecir gibi karanlığı boğmaz mısın?
Ahmet Çamalan/Kadirli
Şiiriniz tema nevinden güzel, kafiye örgüsü yönüyle zayıf. Fakat şiir ritim ve mana yönüyle bu eksikliği kapatıyor. Kırık Mızrap‘taki şiirleri ciddi bir şekilde okuyup, incelemenizi tavsiye ediyoruz. Sizden daha güzide, üzerinde bir nakkaş hassasiyetiyle durulan şiirler bekliyoruz. Selam ve sevgiler.
KALBİMDEKİ SONSUZ ATEŞ
Yüreğimin tâ derinlerinde bir ateş yanar.
Yanmayan yer kalmamış söndürsen ne yazar.
Gözümden akan damla damla yaşlar.
Aşkı tatmayan akan yaştan ne anlar?
Taşa toprağa seni yazdı bu eller.
Ah sevmenin değerini bir bilseler.
Benim tek dostum şu defterler.
Aşkımı yazmaya devam eden kalemler.
Ya Rab şu doğru yolunu aciz kulun da ister
Ya Rab gönlüm yalnız seni arar seni arzu eder.
Ganime Çiftçibaşı/Bor
Teknik açıdan güçlü olmamakla beraber şiirinizde safi ve duru bir söyleyiş var. Kafiye üzerinde ciddi çalışmalar yapmanız gerekli. “Yanar” ve “yazar” kelimeleri “yan” ve “yaz” kökleriyle kafiyeye ulaşamamış. “Yanar” kelimesi “kanar” gibi bir kelimeyle kafiye yapılsaydı “yan” ve “kan” köklerindeki “an, an” tam kafiye olup (arar) da redif olacaktı. Sizden daha güzide ve teknik açıdan daha güçlü şiirler bekliyoruz. Belki o zaman güzel düşünceleriniz kendine uygun güzel bir üslup bulur ve bu bizleri mutlu eder. Selam ve sevgiler.
GÖNÜLDEN GÜLE
Sevgi bir güldür çöllerde açan
Onsuz gönüllerin hepsi perişan
Nasibim var ise sevgiden yana
Gülü verin başka şey istemem bana
Ümidim, hasretim, gülden yanadır.
Lezzetim kederim aşkım onadır.
Fatma Sığıra/Konya
Şiiriniz tema olarak ele aldığınız gül rayihası taşıyor, Kafiye örgüsünde öyle kısa ve özlü şiirinizde ritim de güzel. Kelime seçimindeki hassasiyetiniz dikkat çekici... Yeni şiirlerinizi bekliyoruz. Selam ve sevgiler.
YAĞMUR
Yağmur! Vur hücrelerime, yüreğime vur
Nurlu katrelerini cansız canıma savur.
Ruhumu ruhsuzlara kaptırdım kurak iklimlerde
Yağışında bana beni, bana kendimi buldur.
Issız yerlerde sükût yaşadım, sükût üstüne
Sesinle gönlüme rahmetini, merhametini duyur.
Susuz kaldım-, uçsuz bucaksız bu nursuz şehirde
Yağmur! Sahilimi efsunkâr suyunla doldur.
Bozuldu dakikam, saniyem ve salisem Yağmur!
Kalp saatimi saatine, kendine kur.
Özledim rahmetli, bereketli devirleri
Damlalarınla beni “Asr-ı Saadetle uçur.
Kalbimde kalmasın ne kan ne de bir damar
Yağmur, kalbim durana kadar, kalbimde dur.
Necdet Karasevda
Şiiriniz bizlere Nurullah Genç’in Yağmur şiirini hatırlattı. Bazı yerlerde kafiye bazı yerlerde sadece redif olarak işlenmiş. Şiirinizin üzerinde hassasiyetle durmanız, kelime seçimi İçin gösterdiğiniz ciddi gayret dikkatlerimizi çekti. Yeni şiirlerinizi bekliyoruz. Selamlar ve sevgiler.
YILDIZLARLA SAKLAMBAÇ OYNAYAN ÇOCUKLAR
Güneş kapattı gözlerini
Yapraklar sustu
Ve doğu
Büyük tulû’a sakladı ümitlerini
Çakıl taşları üzerinde dalgalar
Yürümeğe başladı sırayla
Ve gökyüzünde yıldızlar anlaşıp ayla
Bir kara deliğe saklandılar.
Işık etrafa damladıkça azar azar
Pembe gülücükler yağdırdılar göklere
Yıldızlarla saklambaç oynayan çocuklar,
Fethullah Halid/Samsun
Şiiriniz serbest tana güzel bir misal. Orijinal bir sesiniz var. Neredeyse Haşim’in N. Faal için söylediği şu sözü haddim olmayarak size yönelteceğim: “Çocuk bu sesi nereden buldun?” Yeni şiirlerinizi bekliyorum. Selam ve sevgiler.
AŞIĞIM
Yürüyorum kaldırımlar benim, ben kaldırımların. Etrafıma
bakıyorum. Sanki hiç kimse farkında değil benimle aynı yolun yolcusu
olduğunun. Görmek istemiyorum. Kafamı önüme eğiyorum. Ayak
larımın dibine birkaç damla gözyaşı dökülüyor. Ağlıyorum farkında
değilim...
Gözyaşlarım uyandırıyor, gönül beşiğimde uyuttuğum hayallerimi. Hayallerim, düşlerim, kavuşmak için beklerim...
Hasret... İçimde kor olmuş yakıyor beni. Gözlerimin önünde bir kelime kanat çırpıyor. Aşk... Bir ses kulaklarımı okşuyor. “Her aşık türkü yakar, ela gözlü yar üstüne” Ve aşk uğruna düşüyorum çöllere. Delirdi diyorlar, Mecnun oldu.
“Sanıyorlar ki, ben fâni Leyla’nın peşindeyim,
Hâlbuki gerçek Sevgiliye ulaşma emelindeyim.”
İliklerime kadar ürperten bir ses. Zamanın bediisi haykırıyor. “Gayr-ı meşru muhabbetin neticesi merhametsiz azab çekmektir.
Evet aşığım. Aşık olarak bu yolda ölmeye hazırım.
Aşığım, “bir zamanlar altında dünyanın gölgelendiği çınara”
Aşığım, “Ya İstanbul beni alacak, ya da ben onu” diyen Emir’e
Aşığım, Resulüne aşık olan yağız atlıya aşığım, aşığım.
Bana aşkı tarif et diyorlar. Bilmiyorlar ki bazı şeyler tarif edilmez. Yaşanır. Fakat yine de aşk üzerine “Kutlu Sair”den bir nefes, işte gönül penceremden yükselen yanık ses: “Aşk, yitirdiğimiz cenneti bulabilme yolunda Cenab-ı Hakk’ın bizlere ihsan ettiği bir buraktır.”
Aşığım çünkü O’na hasretim
Yanıyor, erimektedir tenim.
Hasan Çetin / Samsun
İçli bir yazı... Muhtevası derin... Aşk ve onun ulaştırdığı buut kısa ve özlü bir şekilde dile getirilmiş... Örneklemeleriniz gayet yerinde olmuş. Tarif edilmeyen aşığın aşk bestesi üzerinde konuşmak da lak güzaf olur zannımca. Sizden daha muhtevalı ve çaplı makaleler bekliyoruz. Selam ve sevgiler.