Nisan 1991 · s. 138 · 9 dakikalık okuma
His ve Düşünce Ufku


Denemeniz bizleri ne kadar mutlu etti bilemezsiniz. Kanatlanmış kelimeler, tam yerini bulmuş cümleler, tozlaşmak için çiçek arayan ışıktan parlak, İpekten yumuşak fikirler. Fakat muhtevası daha yüklü cümlelerle örülmüş denemeler, makaleler de bekliyoruz sizden. Bu konuda Cemil Meriç’in eserlerini tavsiye ediyor, Sızıntıdan kucak dolusu selâmlar, sevgiler sunuyoruz.
ADINI BİLMEYEN Mİ VAR
Dağ gibi bir karanlığın orta yerine
Yarınlara yetiştirmek için ay parçası
Pat iğneyle kuyu kazan biri var
Gözyaşını katık edip kederine
Güle benzer tasvir yazan biri var
Azgın denizde kol gezen dalgalara
Kayıp bir ümit için göğüs geren biri var
Çöle düşse hayallerim
Tepemde bulut gibi her an biri var
Labirentler diş bilese güzel güzel sabahlara
Güle ağlaya Güneş'e el sallayan biri var
Adını bilmiyorum, ama filinta gibi
Sırtında bir dağı taşıyan bir dağ gibi
En güzel günlere edilen veda gibi
Özlemiyle içimde ağlayan biri var
Güne has berraklıkla gözlerden kalbe kayıp
Katranlaşmış ruhumda çağlayan biri var
Kalbimin en hassas yerini dağlayan biri var
Duyamazsam sesini eninde sonunda zamanın
Yumağın ucuna beni bağlayan biri var
Biri var biri var elbet geceyle aramda
Varlığıyla var olduğum biri var mutlak
O kadar var ki artık öz diyarımızda
Onun adını verdim gönlümdeki hoş yere
Gökte sevdiğim kuşa onun adını verdim
Yazdığım şiirlere en güzel nağmelere
En içten dileğime onun adını verdim
Adını duymasaydım "Peygamberim" derdim.
Abdülbedi Gülseven/Çubuk-ANKARA
Adeta usta bir elden çıkmış imajı veren şiirinizi çok beğendik. Kelime seçimindeki hassasiyetiniz üslubunuz ve üslubunuzdaki semantik örgü bizi cidden sevindirdi. "Dağ taşıyan dağ" gibi orijinal teşbihleriniz. VEDA İLE DAĞ arasındaki Y. Kemal ve N. Fazıl vb. şairlerde görülen kafiyeleyiş tarzınız, bizi sizde umut var olduğu hususunda ikna etti. Usta bir şairin şiirine denk denilebilecek kadar güzellikte bu güzide şiirlerinizin devamını diler sevgi ve selâmlar sunarız..
FELAHA DA'VET
Acırım sarayda boşa yaşayan
Sultan'dan habersiz hizmetçilere.
Gündüzü götürüp karanlık yayan,
Güneşten habersiz şu geceler.
Bedbaht ona derim sağır ve âmâ
Gözleri olup da görmeyenlere
Derdinin devası yanında ama
Alıp yaraya sürmeyenlere
Musa Kabadayı - TRABZON
Ritim ve muhteva yönüyle şiiriniz güzel. Fakat bunun yanında mükemmele ulaşmak için N. Fazıl'ın şiir tekniğini modern şiirin muhteva, ritim ve ses tekniğini anlayabilmek için incelemenizi tavsiye ediyoruz size. Nefsiyle yaka paça oluşunu hemen hemen her şiirinde az çok yansıtan bu şairimizin şiirlerini Yunus Emre'yi de göz önünde bulundurarak incelediğiniz taktirde kendi şiir dünyanıza bir ışık bir şem'a tutulduğunu fark edecek daha mükemmel şiirler yazacaksınız. Sevgi ve selâmlarımızı sunarız..
BEKLEMEK
Beklemek
Sabrın omzuna binip
Gece boyunca
Geceler boyunca
Fecrin tülûunu.
Beklemek,
Ümitle, heyecanla
Karanlığın dağılışını
Şafak atışını...
Gün doğuşunu.
Beklemek,
Toprağa tohum saçıp
Toprağın ona dayelik yapmasını
Ve tohumun çatlayıp
Sümbülleneceği baharı.
Beklemek,
Hasretle, aşkla
Ölüme mahkum ettikleri
Ve öldü artık dedikleri
Bin yaşlı cengaver.
N. Ziya ALKANLI
Şirinizin çok başarılı olduğunu söyleyebiliriz. Hem şiiri şiir yapan sesi yakalamışsınız, hem de duygu ve düşüncelerinizi çok mükemmel bir şekilde anlatabilmişsiniz. Size şiire devam edin diyor, yeni şiirlerinizi bekliyor, Sızıntı'dan kucak dolusu selâmlar, sevgiler sunuyoruz.
İÇİMDEKİ GURBET
Sabah yakın gece sustu
Büyüdü gizin heybeti
Seher vakti kanlar kustu
Düşüncemin İskeleti.
Yalnızlığın zindanında
Büyür, coşardı nefreti
Aşk dolaşınca kanında
Tepti binlerce kısmeti.
Sizin olsun deniz, derya
Masivanın her lezzeti
Beynimden şilinsin dünya
Yoketsin kin ve nefreti.
Tek gün dertsiz yatamadım
Özümde onun hasreti
Uzaklara atamadım
İçimdeki şu gurbeti.
Ebed yolunda göklere
Şekillenir siluetim
Buluşunca ötelerde
Bitmez dostumla sohbetim.
Mustafa ŞAHİN
Şiirinizin ümit verici olduğunu söyleyebiliriz. Size, biraz daha gayret diyoruz. Özellikle muhtevada bütünlüğe dikkat edin. Şiir, yamalı bohça misali olmamalıdır. Bütünlük, derinlik ve genişlikle birlikte başarılı bir şiirin en önemli hususiyetidir.Yeni şiirlerinizi bekliyor, Sızıntı'dan kucak dolusu selâmlar, sevgiler sunuyoruz.
RÜYA ADAM
Ben rüya adam,
Ellerimi vermişim insanlara
Değmiş parmaklarına parmaklarım
Yaşamasını
Açılmış gözlerim taa kaç sene evvel
Öğrenmişim çabucak yaşamasını
Şimdi yummuşum gözlerimi yorgun
Ellerim insanlarla kalmış
Ellerim... Ellerim... İnsanların...
Mustafa Liman / BALIKESİR
Şiiriniz gerek estetik açıdan gerekse muhteva olarak gerçekten güzel ve umut verici. Rüya adam olarak şiirin rüyasına girdiğinizi söyleyebiliriz. Şiirinizle ellerinizi insanlara sevginizi yüreklere uzattığınızı okuyabiliyoruz. Yaşamayı çabucak Öğrenmişsiniz tabii şiir yazmayı da. Üslûp yönünden şiiri yakalamışsınız. Ancak yeni yeni imajlar elde etmek için çok çok okumanızı tavsiye ederiz. Yeni imajlarla dolu taze şiirlerinizi bekliyor, Sızıntı'dan sevgi, selâmlar sunuyoruz.
GÖZLERİ DENİZ BEBEK
Gözleri bir deniz bebek
Kalbi saf ve temiz bebek
Üşüyorsan gir gönlüme
Yağmur gibi süzülerek.
Sevgimiz var kucak kucak,
Sana doğru hep akacak
Düşeceğim diye korkma
Dalımız var tutunacak.
Gözleri bir deniz bebek,
Kalbi saf ve temiz bebek
Umutla yürümelisin
Ta yürekten gülmelisin
Senindir mutlu gelecek.
Durdu Şahin / Alaca / ÇORUM
Şiiriniz gelecek nesillere bir umut ışığı, bir sevgi tayfı şeklinde mısra mısra uzanıyor. Sizin gibi gelecek bahar için kıştan tohum ekip hazırlık yapan genç şairlerimiz olduğu müddetçe, herhalde geleceğimiz aydınlık ruh-efzâ bir dünya olacak..
Şiiriniz hece veznine pek yaklaşmış olmasına rağmen bazı eksiklikleriyle sekizlik vezne ulaşamamış. Biz ritim ve söyleyişteki olgunluğun yanında, biçim olgunluğu için de bazı kelimeler ekledik şiirinize. Selâm ve sevgiler sunarız..
BAHAR GELİYOR
Rüzgârda sallanan ağaçta bir fısıltı var
Eğildim kulak verdim o hazin çırpınışına
Yeşilleneceğim diyor, bak kökümde canlılık var.
Ağacın çırpınışında bir ayrılık var, belli
Ağaç mı yeşillenmeye müştak, rüzgâr mı deli
Ölmüşlere müjdeler... bu diriltici bahar yeli.
Arzu ederdim ki bu hoş bahar yeli essin
Harabezâr hâline gelmiş mazi ormanında
Belki de yeşillenecek bulunurdu vatanımda.
Ey mehterlerle boyatan fidanlar, ağaçlar
Ey vurulan o köslerle yeşillenen ormanlar
Hey, uyanın uyanın "Hayy" aşkına bahar geliyor.
Essin diriltici bahar yeli ormanımda
Yağsın üstüne üstüne artık o rahmet seli
Fatih'ten varsa bir dal, diriltir onu şefkat eli.
Ne dalı! Bak geriye derya derya kan kaldı
Adalar da ne; öksüz, derbeder kıtalar kaldı
Kafkas mı, Nazlı Budin mi., ahh geriye TUNA kaldı.
Ey bahar yelleri; Ertuğrul'un Rumeli'ye çıkışındaki gibi esseniz
Ey bahar yağmurları; Yavuz'un Sina'ya geçişindeki gibi yağarsınız
Ey gelen nesi-i âtiler; artık kendinizi surlarda Ulubatlılar bilesiniz.
O. Yüksel EYÜPOĞLU / İZMİR
Şiiriniz coşkun bir ruh halinin terennümüdür. Bazen ipekten yumuşak sevgi dolu mısralar ruhu sararken, bazen ok gibi, mızrak gibi mısralar "şiir hedefini" tam odağından vuruyor. Mısraların en ince telinden gerdiğiniz bu şiir sazına dokunan her insan gözü, herhalde kirpiklerini her yumup açısında dertli bir mızrap gibi onlardan en güzide nağmeleri derler. Yalnız şiirinizde bazı kafiyeler tam olgunlaşmamış. Meselâ, (Kan kaldı, kıtalar kaldı, Tuna kaldı) kelimelerinde redif var, kafiye yok. Bu sebebten şiirinizden bazı dörtlükleri çıkardık. En güzel ve vurucu olanlarını aldık köşemize.. Selâm ve sevgiler sunuyor, yeni şiirlerinizi bekliyoruz
SONU OLMAYAN GİDİŞ
Nerde kaldı Rabb'in nefse hitabı
Niçin indi arza yüce Kitabı.
Görülecek amellerin bir gün hesabı
Şeytan nefsi satın almış gidiyor.
Songül KARAKAYA
Şirinizin en güzel dörtlüğünü yayımlıyoruz. Diğer dörtlükler muhteva ve teknik açıdan zayıf kalmış. Teması çok kez dünya ve nefis tenkidi olan şiirlerde Y. Emre has köşeyi tutmuş şairlerimizdendir. Size, hâlâ tahtını hiç bir şairle paylaşmayan eski olduğu kadar, yeniye de örnek gösterilebilecek bu güzide şairimizin eserlerini çok iyi tetkik etmenizi tavsiye edebiliriz. Yeni, teknik ve muhteva zenginliğine ulaşmış şiirler bekliyoruz sizden. Selâm ve sevgiler...
ÜMİT ÇİÇEKLERİM
Sınıfa girdiğim zaman kendimi gül bahçesinde sanmışımdır sürekli. Sarı, kırmızı ve pembe güller... Dal dal, yaprak yaprak açılan rengârenk güller. Siyah güller ve ak güller...
Ben, bu gülleri uykusuz gecelerimle beslemişimdir. Gözyaşlarımla sulamışımdır.
Kimi zaman dikenleri ellerime batarak kanatmış, fakat ben gözyaşlarımı yüreğime akıtmışımdır. Siz ne gözyaşlarımı ve ne de kanayan yaramı görmediniz. Göstermedim.
Kimi zaman da okuldan çıkarken, yolda yürürken, tenha gecelerde derleyip demet yaptığım bilgimin solmaz çiçeklerini, derste talebelerime sunabilmenin tarifsiz zevkini yaşadım.
Bir gülün solması, toprağa düşmesi, beni nasıl en mahcup ve en hassas yerimden yaralar bilemezsiniz. İşte bir gülün solmaması için gösterdiğim gayret, beni nasıl tarifsiz kederler içinde bırakmıştır. Yine bunu da bilemezsiniz.
Bütün bu gayretler, tarifsiz kederler niyedir? Hiç düşündünüz mü? Ben, sevgimin gönlünüzde ve gözünüzde çiçek açmasını istedim. Solmaz, pörsümez, eskimez taze imân çiçeklerimin rûhunuzca yeşermesini istedim. Kısaca ben, gül yetiştiren adam olmak istedim.
Vakt'ola hey canım,
Artık namlulara çiçek sürmenin zamanıdır.
Sâdık Şimşek / YOZGAT
Yazınızda anlattığınız gençlik için çektiğiniz fakat kimsenin bilmediği çile ve ızdıraplarınızı duyup hissettik. Zaten her bahçıvan fidanları için ayni sancıyı çekmez mi? Her gülderen eline batan dikenlerin acısını damla damla yüreğine akıtmaz mı? Sizi tebrik ediyor, Sızıntı'dan kucak dolusu selâmlar, sevgiler sunuyoruz.
ANLATAMAM
Düşünüyorum istikbalde neler var,
Kutsilerin geleceği ana kadar.
Onlar ki haykıracaktır sonsuza dek
Kalbleri ruhanilerinkine denk
Belki gözlerinden akacak yaşlar,
Haktan başkasına eğilmez başlar.
Hitap çiçekleri açmak için gönüllerde,
Gezinirler bilmem hangi sahillerde.
Kardeşlerinin saadeti için ezildiler,
Gayret ettiler sonra maziye dizildiler.
Anlatmak bana haddimden fazla bile,
Suç benimdir sesim erişmez o gönüle.
Zeki Balcı/GEBZE
Şiirinizde yer yer tutukluk var. Müzikalitede de bazı yerlerde kopukluk.. Fakat kafiye örgüsü güzel. İç ahenk, muhteva ve dış çizgilerin ayni ritimde yol alması gerekir mısralarda. Sizden çok deneme yapmanızı ve Yahya Kemâl ve Necip Fazıl'ın şiirlerini iç musikisi yönüyle incelemenizi tavsiye ediyoruz. Bu hususta Erdem Bayezıt'ın (Risaleler) isimli eserini de tetkik etmenizi uygun gördük. Yeni şiirlerinizi bekliyoruz, selâm ve sevgiler...
ASKERE NİDA
Arşa yükselen bir paye istersen yarından
Askerim gül bahçesinde yat kan akıtıp bağrından
Sînene çek şehitlik kokusunu, bırak ölüm korkusunu
İman ile geril ne istersen iste yarından
Hem şefaat kapısı açık Resul-ü Kibriya'dan
Bir an-ı seyyalen bir senedir cephede.
Tartılır talimin, terbiyen huzur-u mahşerde
Canını, cananını feda edersin, sormazsın namusum nerde
Göğsünü gerersin millete ait bin derde,
Sen Hakk ile halkın yanındasın üzüntü ve kederde.
Gözün uhdene verilen emaneti gözetleyen gözdür.
Sözün uğrunda cenk ettiğin kutsi sözdür.
Yüzün mele-i alaya mest-ü hayran yüzdür
Uğrunda baş koyduğun davan ne kutlu özdür,
Hakkın baharına vardır, yüreğinde sevda közdür.
Seni yetiştiren çilekeş anadolu kadını bahtiyar ana,
Sensiz yelken açılmaz medeniyete ve ümrana,
Gönlün nur ikliminde yüzer hoş-görüiüsün dosta düşmana
Sen rahmetsin Mehmetçik çile çeken mazluma
Ve en güzel makessin Yüceler yücesi Rahmana..
Abdullah CAN
Şiirinizde coşkun bir ruh halinin çağlayanını duymamak mümkün değil. Aslında içinizde kaynayan binlerce hissin mısra mısra kristalleşmesi bu şiir. Bazı kelimelerini şiirinizin ipekten üslubunu bozmamak için itina ile değiştirdik. Kelime seçiminde biraz daha dikkatli davranmanızı ve estetik açıdan daha ince bir üslup kullanmanızı, kafiye ve redif uysun diye dolgu mısralardan kaçınmanızı tavsiye ediyor sizden nice güzide şiirler beklediğimizi arz edip selâm ve sevgiler sunuyoruz...
DİPDİRİ
Kendimizden öte, erdiğimiz bu yokluklarda..
Adınla seni ararız, bütün buutlarda
Ne olduğun sezinlenir, nerdeyse aynalarda
Dilden duygu'ya dek doğup ten'iyakan aşkında
Erir gideriz; yok olup, o engin varlığında
Mahiyetine kapı aradığımız halkada
İçice sırrınla akarsın gönül deryasında
Renk dalgacıklarının söndüğü tenha alanda
Kuşatırsın bizi; O eriimez yüceliğinle
Ortada apaçıkken, orda saklı bir NÛR gibi
Çekersin bizi de, O vahdet'e, güzelliğinle
Anlarız sensin var olan, dışta ve içte dipdiri.
Mehmet GÜLNAR
Söyleyişinizde yeni tâbirler var. Şiirinizin bu yönüyle bir tekrardan öte orijinaliteye adım atmaya bir örnek olduğu söylenebilir. Bunlardan bazıları "Dilden duyguya", "Renk dalgaları", "Tenha alan" gibi.. Sizden dupduru Türkçenizle daha başarılı imajlarla süslü, şiirler bekliyor, Sızıntı'dan kucak dolusu selâmlar, sevgiler sunuyoruz.