Ekim 1987 · s. 26 · 3 dakikalık okuma
Hayatta Kalma ve Şaşırtmacalar
![]()
Tabiattaki birçok şey başka bir kılığa bürünmüş bir canlı olabilir. Bunları dikkatle izleyince, taşlara benzeyen bitkiler, karidese benzeyen otlar ve birden havalanıp uçmaya başlayan çiçekler görebilirsiniz. Bir sinek, yabanarısından veya bir tırtıl küçük bir filizden ayırd edilmiyebilir. Bu tip şaşırtmacalar canlıları düşmanlarından korur ve hayatlarını devam ettirmelerini sağlar.
Yukarıdaki iki böceğe bakın: Soldaki, tadı, kuşların hiç de hoşuna gitmeyen bir tür karıncadır. Sağdaki ise renk vücut ve beslenme şekli ile akrabasına çok benzeyen, buna rağmen tadı kuşların hoşuna giden güzel bir karıncadır. Bu benzerliği daha da artırmak için onun mimiklerini dahi taklid eder.

TIRTIL KILIKTAN KILIĞA
Bilindiği gibi tırtılların kendilerine has bir yürüyüşleri vardır; sırtlarında bulunan ters U şeklindeki bir çıkıntı sayesinde öne doğru ilerler. Yürüyen bir tırtılın bu çıkıntısına dokunursanız, hemen bir dal gibi dik bir şekil alır ve sertleşir. O yumuşacık olması gereken tırtılın üstelik yanındaki dal kadar sert olduğunu müşahede edince şaşarsınız. Hatta bir tırtılın tehlike anında yere paralel bir şekilde donup kaldığı ve tırtıl yiyen bir karıncanın da farketmeden üzerinden geçip gittiği gözlenmiştir.
İlim adamları bu tür hilelere bir takım isimler vermiştir. Taklitçilik, renk değiştirme, kamuflaj ve koruyucu benzerlik. Hepsinin birleştiği ortak nokta ise şudur: Her hayvana yaşayacağı vasata göre birtakım hasletler, mesela yapraklar üzerinde beslenen böceğe yeşil renk, verilmiştir.
Yakın bir benzerlik sadece görünüş, koku, sertlik ve hareketlerden ibaret değildir; öyle ki, bazen taklidini yaptıkları hayvanla aynı mevsimde yaşarlar. Bu tip benzerlikler arttıkça modeller de zamanla değişir. Taklidi yapılan tatsız bir böcek de en sonunda, taklitcisinin sayesinde, bir kuşa yem olabilir. Yani taklitçiler modellerine benzemeye modellerde ise taklitlerinden sakınmaya çalışırlar. Buna da "farklılaşma" (anti—mimicry) denir.

ÜÇ DEVRE VE ÜÇ AYRI KAMUFLAJ MODELİ
Kelebek yumurtaları kelebek oluncaya kadar birçok safhadan geçerler. Yumurtlamadan sonra çıkan larva aynı kuş pisliğine benzer. Üç defa kıtın değiştirdikten sonra yaşadığı vasata uygun renkte bir elbiseye kavuşur. Tırtılın kafasındaki göze benzeyen sarı lekeler —sahte gözler— ona, düşmanlarını korkutacak yılanımsı bir görünüş kazandırır. Pupa döneminde ise, böcek, kırık bir dal parçasına benzer.

ŞAŞIRTMACININ DÖRT USTASI
Canlı taşlar, Güney Afrika çöllerinde kayalara olan benzerlikleri sayesinde hayatlarını devam ettiren bitkilerdir. Yaprağa benzeyen damarlı kanatları ile "katydid" canlısı da ormanın tabanındaki hayatını sakince sürdürür.
Ağaç çekirgeleri de tırmandıkları dallar üzerinde, hakiki dikenler gibi eğik bir şekilde hareketsizce dururlar. Bazıları dikensiz dallar üzerine veya yanlış tarafta durmalarına rağmen, kuşların saldırılarından korunurlar.
Resimde dalın üzerindeki beyaz çiçekler aslında grup halinde yaşayan bir tür çekirge larvası topluluğudur. Dalı elinize alırsanız, çiçekler birden uçmaya başlarlar.

SİNEK AVCILARI
Üstteki resme ilk baktığımızda, dalın üzerinde yürüyen bir sinek görürsünüz. Aniden dal canlanır ve ucundaki ta-rağımsı çıkıntılarla sineği yakalayıverir. Bu hadise saniyenin onda birinden daha kısa bir süre içinde olur.

Dala benzeyen bu tırtıl, üzerindeki kıllara yabancı bir madde dokunduğunda uyarılır ve avını ustaca yakalar. Daha sonra sineği sıkıca kavrar ve kaçamayacak şekilde tutup, mide ve indirir.

GERÇEKEŞEKARISI
Eşekarısı birçok böceğin modeli olmuştur. Costa Rica'da yaşayan "Mantispid" adlı böceğin beş türü vardır ve herbir tür de farklı bir eşek arısının taklididir.

Yukarıdaki şekilde birbirine bakan iki böcekten hangisinin gerçek eşekarısı olduğunu kolay kolay anhyamazsınız. Sağdaki gerçek eşekarısı soldaki ise ona benzeyen basit bir böcektir.

Bu böceğin diğer bir türü ise sadece eşekarısına benzemekle kalmaz kanatlarını aynı frekansta titreştirerek aynı eşekarısı gibi bir vızıltı çıkarır; Yüce Yaratıcı'nın ayrı bir mucizesi.
Ömer Salih