Eylül 1994 · s. 41 · 1 dakikalık okuma
Gülistan'a Girerken

Gülistan'dan Sızıntı'ya sevgiler ve saygılarımızla...
Bizler Suirdlouki'de (Rusya'nın bir şehri) yaşayan, aynı zamanda Türkçe öğrenen öğrencileriz. Biz kendi gayretlerimizle burada gazetemiz Gülistan'ı 21 Nisan 1994 günü yayın hayatına başlattık. Sizlerden ricamız gazetemiz Gülistan'ın Türkiye'de Sızıntı okurlarına duyurulması olacaktır. Bizler Türkiye'deki kardeşlerimizin de gazetemize yazılar yazmalarını istirham ediyoruz. Sizlerin bu arzumuzu yerine getireceğinize inanıyoruz. Sibirya'nın steplerinden cennetvâri Türkiye'ye selamlar.
Bahan soluklayan şu günlerde Gülistan'da da goncalar boy atmaya, bülbüller ötmeye başladı. Bunca kışın arkasından gülşen yüzünü güllerle yavaş yavaş gösteriyor. Zaten bu kış mevsiminde çoktandır duymadığımız bülbül şakımalarını özlemiştik. Bunun hasretiyle “ocaklar gibi yandık, kavrulduk”. Artık bu Gülistan'a kış mevsimi bir daha uğramaz da biz bu hasretimizi doya doya gideririz, inşaallah.
Gülistan; güllerin cenneti, gül memleketi, bülbüllerin bayram yeri. Dertler burada dinlenir, yine burada dertlere dermanlar aranır. Hatif hafif esen meltem burada ruhlara uzaklardan ilhamlar, vuslat ağıtları, zafer muştulan getirir. Yağmurun taneleri daha başkadır. Mercan ve pırlantalara eş. Güneş sevgi yüklü tayflarını, anne sıcaklığına eş ısısını göndermek için bu vazifeyi boynunun borcu sayar. Bütün mahlukat Gülistan'a hizmeti, Gülistan'da gezip, Gülistan'da dertleşmeyi arzular. Çünkü her varlık bahtiyar olmak ister, her insan da mutlu olmayı arzular. Ancak o yol da buradan geçer. Dert çekilmeden mutluluk elde edilemez ve mutlu olunmaz. Dertler Gülistan'dan başka yerde sorulmaz.
Gülistan'da zaman sınırı yoktur; çünkü bunların gül yanaklarına zamansızlık yağmuru yağmakta, pırıl pırıl parlamakta, mercanlar gibi ışıldamaktalar. Muhabbetlerine de diyecek yok; sevgi soluklar, gülücükler savururlar. Bütün bunlar bülbül muhabbetinden. Eğer bülbül olmasa gonca dünyaya gülümsemeyecek, ona ninni söylemeyecekti. İşte görüldüğü gibi burada anne-bebek sevgisi ortaya konulmakta, dertlilere hekim olunmakta. Şu anda madde değil ruhlar sevilmekte; eğer sevmek veya sevilmek istersen sen de şu selsebillerdeki ebediyet şerbetinden doyasıya iç.
Kurtuluş Yıldız, Gülistan-Sibir Gazetesi