Eylül 1991 · s. 359 · 1 dakikalık okuma
Gençliğim
GENÇLİĞİM
Dalmışdım rengârenk hülyalara bir dönemde,
Ruhumda dinleyerek sonsuzluk mûsikîsi;
Coşmuş ve haykırmıştım çelikten sadâ ile..
Bir sürü düşünce tüllenirken benliğimde;
Ama bilmem ki kaçının duyulmuştu sesi,
Ruhumu pençesine alan bu günkü çile.
Görürdü çocukluk devrimi idrâk edenler,
Hayâlin kollarında bugünü kucaklarken;
Doğrusu, o gün bir rüya sanıyordu bunu,
Kelebekler gibi ışığa doğru gidenler;
Henüz âlem uykudayken.. ve o kadar erken,
Göremezdik onlar ve ben bu rengârenk sonu.
Kutlu horoz ötüyordu bir ezan sesiyle,
Sadâ yankılanıp çarptı mezar taşlarına
Bir karanlıklar yumağı içindeyken eşya..
Hayat üflüyordu ilham kokan nefesiyle
Işık ordusundan nurlu arkadaşlarına
Artık diriliş solukluyordu bütün dünyâ...
***