Sızıntı Arşivi

Temmuz 1985 · s. 17 · 1 dakikalık okuma

Fidanlar

Semih Türk · Edebiyat

Fidan, bir bitkinin ilk şekli, filiz çağı. Tohumdan yahut çekirdekten başını çıkardıktan sonraki boy attığı, yaprak ve çiçeğe durduğu dönem...

Fidan, körpeliğin bir sembolüdür. Tazelik onda, geleceğe ait semereler ve bütün başak başak ümitler ondadır.

Onun bir eğilişi içler ürpertir, bir dalının kırılışı üzer kalbi. Bir yaprağı düştü mü bir tel kopar adeta gönülden...

Hele hele hazana uğramış bir fidan yürekte, mecal bırakmaz. Gönülde, gözde, dizde derman bırakmaz. Onun sararıp solması, hazan yeliyle uçuşan yeşilliğini kaybetmiş yaprakları, gayri özünü kurutur insanın, ümit namına ne varsa alıp götürür.

Bu bedbinlik, ancak fidanın dala budağa durması ve meyveye hazır hale gelmesi ile diner. Ve öze aydınlık, gönüle huzur, kalbe sürur yağmuru yağmaya başlar.

Ya toplumdaki fidanlar, onların filiz filiz boy atması ve insana gelecek bir baharı müjde vermesi ne denli mutlu ve ümitli eder gönülleri...

Hele geçe gündüz bu fidanları ihtimamli kanatları altında büyütmekle meşgul olanlar ve onlar üzerine tül gibi titreyenler için, fidanların görkemli aydınlık ufuklara doğru boy atması, ayrı bir zevk, ayrı bir neşe verir o ızdırablı sinelere... Devrin bağrı yanık garipleri ve vefalı bahçevanlarıdır onlar. Yaratılışının şuuruna ermiş bu garipler, bir neslin yetiştirilmesini kendilerine vazife sayar, onların yok oluşla karşı karşıya gelişini, zevk eğlence girdabına tutulmasını ise yine boynunda bir vebal olarak hissederler.

Hergün bu fidanları göz yaşlarıyla sulayan, saçları ak ak olmuş, ağlamaktan gözleri sürmelenmiş, sakakları zonklamaktan bitap, göz bebekleri uykusuz geçeler gibi kara, devrin aydın adamı için, bu fidanlar tek ümit. Ve onların zerresine zarar gelmesi o-nu ta can evinden oklar, kalbine temrenli mizrak yemiş gibi inletir.

Fidanların daha iyi şartlar altında gelişmesini sağlayanlar, maddi ve manevi gıdasını temin için gayret sarfedip çalışanlar, geleceğe, zaman şeridinde ender rastlanmış, rengarenk, etrafa mis gibi rayiha saçan bir bahar hediye edecektir. Ve gelecek nesiller, büyüyüp ulu ağaç olmuş bu fidanların gölgesinde onları hayırla yad edeceklerdir.

Semih Türk