Sızıntı Arşivi

Ağustos 1996 · s. 328 · 2 dakikalık okuma

Fen Ve Teknoloji Dünyasından

M. Ramazanoğlu · Doç. Dr. · Fen Ve Teknoloji Dünyasından

ŞEKER HASTALARINA MÜJDE

Bilindiği gibi Diabetes Melitus (DM) herhangi bir yaşta başlayabilen, çeşitli şikayetlere sebep olan, hemen bütün vücut sistemlerinde komplikasyonlar yapabilen ve hayat boyu devam eden bir hastalıktır. Ülkemizde 1.200.000-1.300.000 kişinin diyabet hastası olduğu tahmin edilmektedir.

2tip BM hastalığı vardır: Tip 1 (İnsüline bağımlı DM) ve Tip II (İnsüline bağımlı olmayan BM); Tip II DM hastaları çok büyük bir bölümü (% 80 veya daha fazlasını) oluşturmaktadırlar. Bu sebeple diyabetik hastaların büyük bir bölümü yalnızca diyet veya diyet ve oral(ağızdan alınan) antidiyabetik ilaç verilerek regüle edilebilmektedir. Fakat Tip 1 DM hastalarının tümü ile Tip II DM hastalarında endikasyon doğduğunda insülin ile tedavi gerekmektedir. Ayrıca diyabetik hastalarda gebelik, ani şeker yükselmesi ve çeşitli stres durumlarında geçici ve bazen de sürekli olarak insülin kullanma gereği hasıl olmaktadır. Ticari insülin preparatları enfeksiyon yoluyla günümüzde yaygın olarak kullanılmaktadır. Bu ise hastanın vücuduna sık sık iğne yapılması sonucu ağrı, travma ve ilacın dozunu ayarlayamama (fazla veya az) gibi zorluklara sahiptir.

Geçtiğimiz yıl geliştirilen bir cihaz, insülin kullanmak zorunda kalan hastalara büyük bir kolaylık sağlıyor. Kol saati gibi kola takılan alet, kandaki glikoz düzeyini ölçüyor ve ona göre gerekirse gerektiği kadar insülini vücuda veriyor.

ABD’nin Massachusetts Teknoloji Enstitüsü ve California Üniversitesi’nde yapılan son çalışmalarda üzerinde bir elektrik alana veya düşük frekanslı ultrasonik ses dalgalarına maruz bırakıldığında cildimizin geçirgenliğinin geçici süre arttığı tesbit edilmiştir. Bu durumda kandaki şeker (glikoz) gibi küçük moleküllerin açılan kanalcıklar vasıtasıyla vücut dışına çıktığı gözlenmiştir. Bilim adamları bu tesbitlerden hareketle insüline bağımlı şeker hastalarına büyük bir kolaylık sağlayacak olan cihazı geliştirdiler. Alet kol saati gibi kola takılarak 24 saat sürekli kolda taşınabiliyor. Ultrasonik dalgalar derinin geçirgenliğini artırdığında kandaki glikoz tanecikleri aletin deriyle temas eden kısmına ulaşıyor ve burada yerleştirilmiş glikoz oksidaz veya hekzokinoz gibi enzimlerle reaksiyona giriyor ve renkli bir ürün meydana gelmesine neden oluyor. Bu renk değişimi aletteki ışık algılayıcılarıyla tesbit edilerek kandaki glikoz düzeyi ölçülüyor. Ölçülen değer, cihazın ön yüzündeki dijital göstergede gösterilmekte ve cihazda bulunan bir mikroişlemci kontrolü ile kandaki şeker düzeyinin artıp-artmadığı, artmışsa bunu düşürmek için ne kadar insülin gerektiği değerlendirilmektedir. Eğer şahsın kan şekeri seviyesi yüksekse cihaz otomatik olarak devreye giriyor: önce, ultrasonik dalgaların yardımıyla cild geçirgenliğini tekrar artırıyor ve sonra gerekli insülini cilt üzerine bırakıyor. İnsülin molekülleri kana nüfuz ederek kan şekerini normal seviyelere düşürüyor.

Henüz ticari olarak üretimine başlanmayan cihazı şimdiden milyonlarca şeker hastası sevinç ve merakla bekliyor. Çünkü bu ilginç cihaz sayesinde hastalar hem sürekli kan şeker seviyelerini izleyebilecekler hem de sık sık cilt altına yapmak zorunda kaldıkları insülin enjeksiyonu zahmetinden kurtulacaklardır.