Sızıntı Arşivi

Temmuz 1984 · s. 28 · 2 dakikalık okuma

Fen ve Teknoloji Dünyasından

M. Yıldız · İnceleme

SES ÖTESİ DALGALAR TIBBIN HİZMETİNDE

Ses Ötesi dalgalar, endüstride kullanılmasının yanısıra tıpta da yaygınca kullanılmaya başlandı. Tıbta kanser tedavisinde kullanılması bir hayli ümit verici olmuştur, Massachusetts Teknoloji Enstitüsünde habis tümörleri (kanserleri) oluşturan hücreleri öldürücü yeni bir teknik geliştirildi. Bu teknikle, gücü ayarlanabilen ses ötesi dalgalar, muhtelif yönlerden toplu hâlde tümörlere yöneltilmektedir. Böylece dokudaki kanser hücreleri 42.5 Celcus'daki sıcaklıkta ısınarak ölmektedirler. Bu metodun diğer anti-kanser metodlardan üstün olan hususiyeti; tatbikat esnasında normal dokudaki sağlıklı hücrelerin zarar görmemesidir.

Bu metod, enstitüde 43 ağır kanser hastası üzerinde tatbik edilmiştir. Neticede 6 hasta üzerinde 1 hafta aralıklı ve 20 dakika sürdürülen tatbikatta tümörlerin gelişmesi gerilemiştir. 20 hastada ise yarı yarıya bir gerileme görülmüştür. 4 hastada iyileşme görülmemiş, 6 hastada iyileşme nispeti % 50'nin altında olmuştur. İyileşenlerde; kanser, yenileme göstermemiştir. 7 hastada da bir başarı emaresine rastlanmamıştır.

Bu neticeler göz önünde bulundurularak birçok kliniklerde kanser tedavisinde ses ötesi dalgalar kullanılmaya başlanmıştır. Bununla beraber bu metod, özellikle kemiklere yakın ve havayla dolu bos kısımlarda geçersiz olmaktadır.

GÜNEŞ ENERJİSİNİN YENİ BİR KULLANILMA SAHASI

İnsan, aklıyla tabiatın sırlarını kavradıkça, kâinat çapında işleyen iktisat ve israfsızlık düzenine biraz daha yaklaşmaktadır. İnsan kendisine sunulan çeşitli hammaddeleri gittikçe daha iyi kullanarak, israfsızlık prensibiyle hareket edecek ve herşeyden faydalanmasını bilecektir.

Güneş enerjisi üzerine yapılan son araştırmalardan yeni ve faydalı neticeler elde edilmektedir. Bunlardan birisi, bol güneşli Akdeniz Kuşağında yer alan İspanya'da ve henüz tecrübe safhasında olan çok yeni bir metoddur. Bu sistemde elektrik enerjisi, sıcak havanın yükselmesi esasına dayalı olarak üretilecektir. Bu yeni metodla yere gelen güneş ısınları, daire şeklinde ve 250 m. çapında güneş kollektörleri tarafından enerjiye dönüştürülebilecektir. Bunun için bütün tecrübe sahası, yeni geliştirilen çok sağlam polyester tabakalarla yerden mesafeli olarak kaplanmıştır. Böylece yere gelen ışınların tekrar havaya dönüp kaybolması önlenecekdir. Yer ve polyester tabaka arasında kalan ısınan hava, buradan 200 m. yükseklikteki türbinin bulunduğu kısma yükseleçekdir. Burada bulunan 100 kilovvattlık bir türbin çalışmaya başlayacak ve elektrik enerjisi üretilecekdir.

M. Yıldız