Sızıntı Arşivi

Temmuz 1987 · s. 14 · 2 dakikalık okuma

Dünyamız Feza Hadiselerinin Tesirinde

Tarık Çelik · Astronomi

tem87-14.jpg

Kâinatın yaradılışından beri yaklaşık 20 milyar yıl geçmesine rağmen yıldızlar hâlâ ışık vermeye devam etmektedir. Bu esnada, yaşlanan yıldızlar ise süpernovaya dönüşerek patlamaktadır. Kâinatın genişliği 15 milyar ışık yılı olduğundan bu patlamaların bize tesiri çok fazla olmamaktadır.

Dünyamızın yer aldığı ve içinde 100 milyar yıldızın bulunduğu Samanyolu galaksisinde de bu patlamalar vuku bulmaktadır. Ancak Samanyolundaki yıldızların çoğunluğu dünyamızdan 30 bin ışık yılı uzaklıktaki spiral kollardan birinde yani galaktik merkezdedir. Dünyamızın da dahil olduğu Güneş sistemi ise bir lütuf eseri olarak Samanyolu'nun sakin bir köşesinde yer almaktadır. Buna rağmen galaksimizdeki milyarlarca yıldızdan gelen kozmik şualar dünyamıza kadar ulaşabilmektedir. Ancak bunların büyük bir kısmı dünyanın etrafındaki manyetik alandan geri yansıtılır, bir kısmı da dünyamızı çevreleyen ozon tabakası tarafından emilir. Bunları aşan ışınlar ise zararsız kabul edilmektedir.

tem87-15.jpg

Samanyolu merkezinde 500 milyon yılda muazzam bir patlama olmakta ve bu patlamadan 30 bin yıl sonra bile 100 bin petajül (*) değerinde gama ışını ışık hızıyla atmosferimize ulaşabilmektedir. Bu ışınlardan 100 jüllük kısmı atmosferi geçip insan vücuduna girebilseydi bir insanı öldürmeye yetecekti.

Daha sık, mesela 30 yılda bir tekrarlanan süpernova patlamaları ise dünyamızdan 30 ışık yılı uzaklıkta oluştuğundan bize fazla zararı olmamaktadır.

tem87-18.jpg

Araştırıcılar 4.6—4.7 milyar yıl önce galaksimizde, dünyadan 60 ışık yılı mesafede birbiri ardınc? iki süpernova patlamasının olduğunu ve bunun muhtemelen güneş sisteminin teşekkülünde rol oynadığını söylemektedirler.

tem87-17.jpgYeryüzüne 50—60 milyon sene gibi belli aralıklarla büyük meteorlar çarpmakta ve hayatın akışına tesir etmektedir. New Schottland'daki 180 milyon yıllık olduğu sanılan krater bunlardan birisidir. Bu çarpma ile kara hayvanlarının yüzde otuzunun ve birçok bitkinin suyunun tükendiği sanılmaktadır. Hatta 65 milyon yıl önce dinazorların aniden yok olmaları yine bir meteor çarpmasına bağlanmaktadır. Buna en büyük delil olarak tebeşir devrinden kalan bütün taş tabakalarındaki iridyum birikimi gösterilmektedir.

tem87-16.jpg

Güneşte de 9—14 senelik aralıklarla patlamalar olmakta ve bunlar ağaçların hızlı büyümesine ve telsizlerin bozulmasına tesir etmektedir. Dünyadaki hadiselere tesir eden diğer bir feza cismi de aydır. Ay med—cezir hadiseleriyle suları yarım metre yükseltmekte, 17 metre yükseklikte dalgalara sebebiyet vermektedir. Çeşitli böceklerin, bitki ve balıkların (palyaço balığı gibi) üreme devrelerine de tesir etmektedir. Hatta bazı araştırıcılara göre ay halleri, doğumlar, hormon ifrazı, bağışıklık reddi, kazalar ve cinayetlerde de ayın tesiri olduğu sanılmaktadır.

Makro kâinat ve mikro kâinat arasında da büyük bir tesir sahası vardır. Yeni bir nazariye olan "Süper string teorisi" ne göre büyük patlama anında 10 boyut yaratılmıştır. Buna göre kâinat dokuz mekân ve bir zaman boyutundan meydana gelmiştir. Mekân boyutlarından ancak üçü tahakkuk etmiş ve kâinatın genişlemesi sağlanmıştır. Geri kalan 6 mekân boyutu atomların en küçük parçaları olan kuark, mezon ve gluonlarda bulunmaktadır.

tem87-19.jpg

Kâinat denizinde meydana gelmekte olan hadiselerden, Yaratıcı'nın dünyaya has ihsanı olan atmosfer sayesinde büyük ölçüde korunan insanoğlunun, bu hayati nimet karşılığında kendisinden ne beklendiğini düşünmesi gerekmez mi?

tem87-20.jpg

Tarık Çelik

(*) Petajul: Milyon kere milyon jul, 1 jul: 1 kalorinin yaklaşık dörtte biri.