Sızıntı Arşivi

Ocak 1988 · s. 26 · 2 dakikalık okuma

Dünyada Beslenme Tarzı Değişiyormu?

Polat Has · Dr. · İnceleme

oc88-29.jpg

Dünyada giderek nebatî kaynaklı yiyeceklere karşı temayül artmaya başladı. Çünkü bu asırda damar sertliği ve yolaçtığı menfi durumlar (kalp hastalıkları, yüksek tansiyon, ileri durumlarda göz, beyin ve böbrek hasarları) büyük bir artış göstermiş ve ölüme sevkedici mühim sebeblerden sayılmaya başlanmıştır. Damar sertliğinin yaşlılara mahsus olduğu zannedilirken, yapılan araştırmalar neticesinde bunun insanda üç yaşından itibaren görülmeye başladığı tespit edilmiştir.

Kore ve Vietnam savaşında ölen genç askerlerin otopsilerinde damar sertliğinin ileri derecede olduğunu Enos ve Mc Namara isimli yazarlar bildirmişlerdir. Bu durumda damar sertliğinin çok erken yaşlarda başladığı gerçeği ortaya çıkmıştı. Gençlerde ölüm öncesi yapılan tespitlerde damar sertliği tahribatının kolesterol seviyesi ile alakalı olduğu tespit edilmiştir. İleri devrelerde "çok düşük dansiteli lipoprotein kolesterol" kalbi besleyen koroner damarların tıkanmasına yol açmaktadır. 1986 senesinde alınan bir kararla damar sertliğinin önlenmesi ve tedavisi üç yaş devresine kadar indirilmiştir. Burada alınan kararlan özetliyelim:

"Günlük kalorinin %30'undan azı total yağdan, %10'undan aşağısı sature yağdan olacak, günde alınan kolesterol 300 mg'ı geçmiyecek, poliansature yağ (çiçek yağlan grubu) kalorinin %10'undan yukarı olacaktır. Şimdi burada alınan kararların pratik hayattaki durumunu görelim. Dengeli beslenmede yağsız ve proteinsiz bir diyet düşünülemez. Ama bundan sonra hayvanî gıdaların azaltılması zarureti ortaya çıkmıştır. Çocuk beslenmesi deyince akla yumurta gelirdi. Şimdi yeni karara göre günde 300 mg'dan fazla kolesterol alınmayacaktır. 100 gram beyinde 2000 mg.. 100 gram karaciğerde 200 mg, 100 gram böbrekte 375 mg, bir yumurtada 550 mg. kolesterol vardır. Bu şartlar altında hayvanî gıdaları azaltma zarureti var. Bu merhalede kolesterolü az gıda ile beslenme gelişmeyi durdurmaz mı diye sorulabilir. Yukarıda günde 300 mg'ı aşmamalı kaidesini getiren Glueck, düşük kolesterollü diyetin gelişmeyi bozmıyacağını söylemektedir. Yine alınan kararlara göre günlük yağ alımı, bütün kalorinin %30'undan aşağı olmalıdır. 100 gram margarin 736 kalori; 100 gram kuyruk yağı 813 kaloridir. Bu şartlar altında alacağımız kaloriyi bu tip yağlardan almamalıyız. Çıkan en son karara göre kullanılacak yağ tercihan çiçek yağı olmalıdır. Netice olarak şunu söylemek mümkündür: Artık nebatî kaynaklı yiyeceklere beslenme programımızda daha fazla yer vermeliyiz.

Nebatî kaynaklı yiyeceklerde posa daha fazladır. Bu tip bir beslenme ile Young, kabızlık ve bunun yol açtığı hastalıkların önleneceğini bildirmektedir. Painter ise bu tip bir diyetle barsakta divertikül (barsakta cep şeklinde dışarı uzanan anormal teşekkül) meydana gelmiyeceğini veya bunun önlenebileceğini söylemektedir.

Carrol ve arkadaşları bol yağlı diyetle beslenen farelerde meme kanserlerinin arttığını bildirmektedir. İnsan meme kanserlerinde ise nebatî kaynaklı yağlardan çok hayvanî yağların müessir olduğu ifade edilmektedir.

Bu ilmî çalışmaların getirdiği netice ile artık hayvanî gıdaları mümkün mertebe azaltma zarureti vardır. Bu tamemen kaldırma mânasına gelmez. Çünkü dengeli beslenmede yağ ve proteinin de yeri vardır. Burada ifade edilmek istenen husus beslenme kaynağımızın mümkün mertebe nebatî menşeli olanlara çevrilmesi şeklindedir.

Dr. Polat Has