Sızıntı Arşivi

Eylül 1991 · s. 375 · 1 dakikalık okuma

Diriliş

A. Gökçe · Edebiyat

Diriliş, Ölümün faniliğinden sıyrılış, asırlık uykunun sabahı, tekrar hayat müjdesidir.

Diriliş, diri diri fertlerin emin ve sebatkâr omuzlarında olacak bir muştudur.

Diriliş, diriltmek için olan mücadelenin, sebebi olma neticesidir.

Herkesten, her şeyden sıyrılış, sonsuza kanat açış "Bana Sen 'i gerek Sen'i" idrakine erişdir.

Diriliş, yardan-yârândan, candan-cânândan hiç kopmamak için muvakkat bir kopukluğa rıza gösterişdir.

Ebeveynin ödenmeyecek haklarını ödeyebilmek için taviz vermemenin mücadelesidir.

"Kolunu, kanadını ne yaptın ey Abdullah?" sorusuna, "bu emanetleri sen vermiştin, Sen'in yolunda, Sana layık kullanamayacağımı anlayınca benden önce, Sen'in için, Sana, hediye gönderdim" diyebilmenin akabidir.

Diriliş, "Ey Habibim sen bilmiyorsun, bunlar Sen'den sonra ne halt işlediler" mübahaseliğinden fersah fersah uzak kalmanın zaferidir.

Bataklıktan bir kişi daha kurtarayım diye, bataklığa giriş, üzerine bulaşan çamuru ve kiri, gece gözyaşlarını su, yakarışlarım da sabun yaparak arıtışın destanını yapmaktır.

''Ortada kalmış şu işi kim yapacak?" sorusunu sordurmadan, ortada bir iş bırakmama gayretinin muvaffakiyetidir.

"Gözümde ne cennet sevdası, ne cehennem korkusu" sırrını kavrayış ve bu kavramı bütün zîşuura kavratıştır.

Diriliş, neticeye varana kadar en önde, varınca da en arkaya geçebilmenin, misâli oluştur.

Talihsiz gibi görünüp, talihliler tahtına oturduğunun farkına varış, idrakine eriş ve bu lütfün liyakâtini yerine getirişdir.

"Mukaddes emaneti ne yaptınız?" sorusuna "Layık olan gönüllere yerleştirdik" cevabını vermenin rahatlığını vicdanında duyuştur.

"Ne yaptığının farkında mısın?" sorusuna "Farkındaysan ne yapıyorsun" ikâzını ilâve ettirmenin ciddiyetinde oluştur.

"Faniyim fani olanı istemem" şuurunu bütün zerrâtına idrak ettirmenin muzafferiyetine varıştır.

Hâsılı, bu işin lafazanlığına değil, liyâkâtına eriştir.

Mühimlerden mühimi de "KARDEŞLERİM" iltifatına mazhar oluştur.