Nisan 1993 · s. 5 · 3 dakikalık okuma
Denizaltı Korsanları


Okyanuslar ayrı bir dünyadırlar. Bu karanlık ve sırlı dünyalarda da bir nizam, intizam ve denge vardır. Bu denge, İlâhi bir program sayesinde mahlûkatın bazı yerde birbirini koruması, bazı yerde ise birbirlerini avlaması ile sağlanmaktadır.
Akıl ve şuur sahibi olmayan arıların bal yapması, termitlerin dev binalar inşa etmesi gibi; deniz canlıları da hayret verici ilhamlara mazhardırlar.
Antartika’da süngerlerin kimyevi yapıları üzerinde çalışmalar yapan bilim adamı James Mc Clintock bir “adam kaçırma” hadisesine şahit olmuştu. Fakat kaçırılan insan değil bir deniz kelebeği idi. Deniz kelebeği gerçekte parlak kavuniçi renkte, kanatlarını çırparak yüzen bir salyangoz çeşididir. Onu rehin alan ise minik bir karidese benzeyen amfipoddur. Yedi milimetrelik bir vücuda sahip olan bu mahlûk, kaçırdığı rehinenin iki kat büyüklüğündedir. Kaçırma hadisesi şu şekilde olmuştur: Amfipod, deniz altından seri bir şekilde yukarı çıkarak su yüzündeki kelebeği, 14 ayağından 4’ü ile yakalamış, sonra bir bohça gibi sırtına yükleyerek hızla uzaklaşmıştır. Birmingham Alabama Üniversitesinde biyolog Mc. Clintock ile Chicago Tayola Üniversitesi’nden John Jansen bu müşahedeyi takiben araştırmalara başlamışlar ve bu kaçırmaların günde yüzlerce defa tekrar ettiğini görmüşlerdir. Ayrıca hadisenin şimdiye kadar bilinmeyen biyolojik bir yönü de ortaya çıkarılmıştı. Hayvanların birbiriyle olan münasebetlerinde ya bir taraf avcı diğer taraf av olmakta; veya timsahın dişleri arasında kalan besinleri yiyerek beslenen kuş ile arasındaki ilişki gibi iki tarafın da faydalandığı bir diyalog ve yardımlaşma kurulmaktadır. Fakat bu kaçırma hadisesinde, kelebeğin rehin alınmaktan kar veya zararı olmamasına karşılık amfipodun menfaati düşmanlarından korunmaktır. Çünkü kelebekten büyük ve daha hızlı kaçabilmesine rağmen, amfipodun kendini avlayan balıklara karşı bilinen bir korunma mekanizması yoktur. Amfipodun rehin aldığı deniz kelebeğinin vücudunda ise çok kötü tadı olan kimyevi bir bileşik bulunur. Bu sayede o, düşman balıklardan korunabilmektedir. Hiçbir korunma mekanizması olmayan amfipodlar, sırtında deniz kelebeğini rehin olarak tuttukları zamanlarda, en aç düşmanları bile kendilerine yaklaşamamaktadırlar. Mc. Clintock, kelebeklerin müdafaa mekanizmasını teşkil eden kimyevi bileşiğin ne kadar uzaklaştırıcı olduğunu merak etmiş ve bir araştırma yapmıştır. Kelebeklerin etinden yaptırdığı bisküvileri, normal bisküvilerle karıştırarak balıklara yem olarak verdi. Kelebekli bisküviyi yiyen her balık yediğini hemen dışarıya çıkarmıştı.
Daha sonra Mc. Clintock yaptığı başka bir araştırmada, yakaladığı amfipod, deniz kelebeği ve balıkları bir su tankının içerisine bir arada bıraktı. Balıklar, kelebekleri sırtına alan amfipodlardan uzak durmaktaydı. Fakat kelebek, amfipodun üzerinden alındığında, amfipod balıklara yem olmaktaydı. Yeryüzünde yabancı bir hayvanı takip edip yakaladıktan sonra müdafaa mekanizmasını ortaklaşa kullanmak için sırtında bir bohça gibi taşıyan amfipod gibi başka canlı yoktur. Mc. Clintock, denizde gördüğü amfipodlardan yüzde yetmiş beşinin sırtında kelebek taşıdıklarını müşahede etmiştir. Amfipodlar, balıkların kendilerini rahatlıkla görebileceği, suyun ışık aldığı üst tabakalarda sevk-i İlahi ile bir deniz kelebeğini yakalayıp sırtına almaktadır. Bu şekilde de diğer canlılara yem olmaktan kurtulmaktadırlar. Sırtlarındaki bu ağırlık onların kaçma hızlarını yavaşlatmakta ve avlanmalarını zorlaştırmaktadır. Fakat onlar, hayatlarını emniyete aldıklarından rahatsızlık ima edici bir davranış göstermemektedirler. Deniz kelebeklerine gelince, onlar yakalandıklarında kanatlarını içeri çekerek vücutlarını bir top şekline getirmektedirler.
Ayrıca araştırmacılar, hiçbir deniz kelebeğinin esaret döneminde öldüğüne rastlamamışlardır. Amfipodlar kendisini avcılara karşı koruyan bu kelebeğe zarar vermeyip, bir müddet sonra serbest bırakmakta ve yerine başka bir tane yakalamaktadırlar.
Tabiattaki bütün canlılar kudret-i İlahi tarafından vaz’edilen bir denge ile hayatlarını idame ettirmektedirler. Bu denge, amfipod ve deniz kelebeklerinde olduğu gibi bazı varlıkların -şuursuz oldukları halde- birbiriyle yardımlaşmalarına sebep olmaktadır.
Ömer.A.ERGİ