Sızıntı Arşivi

Ağustos 1997 · s. 324 · 3 dakikalık okuma

Dalga Enerjisinde Son Gelişmeler

İsmail Deniz · Mühendislik

Yeni ve özellikle çevreye zarar vermeyen temiz enerji kaynağı araştırmalarının yoğunlaştığı günümüzde, devasa deniz dalgaları bu konuda ümit vermektedir. Çünkü bu heybetli dalgalar, Kuzey Atlantik kıyılarının birkaç kilometrelik bir bölümüne bile vurduğunda, küçük bir nükleer reaktörün sağladığı gücü oluşturmaktadır. Çalışmalar “bu dalgalardan nasıl enerji üretilebilir?” sorusu üzerinde yoğunlaşmaktadır. Araştırmalara göre Almanya, sakin kıyıları itibariyle bundan, çok az faydalanabilecek, buna karşılık İngiltere, teorik olarak enerji ihtiyacının beşte birini, Portekiz yarısını, İrlanda ise hemen hemen hepsini dalga enerjisiyle karşılayabilecektir.

Sadece İngiltere’de bunun için 1856’dan beri 300’den fazla proje denenmiştir. Ancak bu konuda ciddi sayılabilecek sadece on civarında prototip enerji santrali bulunmakta olup, bunlardan beşi Avrupa’dadır. Şu sıralarda yeni bir proje denenmektedir. Atlas Okyanusunun kuzeyinde dokuz büyük adadan oluşan Asor adalarından ortada yer alan Pico adasında, Portekiz, İngiliz ve İrlandalı hidromekanik uzmanları, bu yaz 500 kilowatt (0,5 megawatt) kapasitesinde bir tesis kurmayı planlamaktadırlar. Adada yaşayan 1000 kişinin elektrik ihtiyacının bu şekilde karşılanması düşünülmektedir.

İngiltere’ye ait 2 megawattlık enerji santrali “Osprey” beklenmedik bir fırtına sonunda daha çalıştırılamadan batmıştı. Bu yılın ortalarından itibaren “Osprey”in yeni bir versiyonunun Kuzey İskoçya’nın dalgalı denizinde kurulması beklenmektedir. Enerji santralinin karşı koyması gereken güçlü dalga enerjisi, bugüne kadar hazırlanan bütün projelerin zayıf tarafı olmuştur. Güvenlik tedbirlerinin yanı sıra, nadiren görülen şiddetli fırtınanın denizi kabarttığı anlarda “dalga dönüştürücülerinin” çalıştırılamaması, bunları pahalı kılmaktadır. Dolayısıyla bu tesisler, günlük çalışma için gerekli ölçülerden daha büyük boyutlarda kurulmaktadır.

İskoçya ve Portekiz’deki yeni enerji santrallerinde, dalgaların basıncını kırmada en basit tekniklerden biri uygulanmaktadır. Ters yüz olmuş tencereye benzer bir dev kap denizin dibine konur; bu kap öyle büyüktür ki, denizin dibinden suyun hemen üzerine kadar yer işgal etmektedir. Kabın yan yüzündeki bir açıklıktan içeri giren dalgalar, içteki su direğinin seviyesini indirir ve çıkarır. Bu esnada tepedeki küçük aralık sayesinde, dönen direk içeriye hava alır ve tekrar dışarıya hava verir. Böylece, tabir yerinde ise, eşit aralıklarla nefes alıp vermek suretiyle türbin çalışmaktadır.

Bazı su direği varyasyonları, deneme çalışmalarını başarıyla tamamlamış olup, hatta içlerinde gemi biçiminde yüzen büyük bir tesis şeklinde Japonya kıyılarında seyreden modelleri vardın Japon Deniz Bilimi ve Tekniği Merkezi, geliştirilmiş bir enerji gemisini 1997 yılı içinde suya bırakmayı planlamaktadır. 50 metre uzunluğundaki bu tesis dev dalgaları adeta yuttuğundan, balık çiftliklerinin veya kumsalların korunmasını sağlayabilecektir. Yeryüzünde dalga gücü bakımından ideal bir konuma sahip yegâne ülke diye nitelendirilen Hindistan’da, dalgakıran-enerji üreteci kombinasyonu geliştirilmiş olup, başarılı deneylerden sonra burada ilk “dönen su direkleri” kurulma merhalesindedir.

Bugün için gelecek va’deden, sadece Hollandalı “Teamwork Techniek” firması mühendislerinin çalışmalarıdır. Bu mühendislerin yaptığı Archimedes (Arşimed) isimli “dalga salıncağı”, her biri su yüzeyinin hemen altında, birbirinden 40 metre uzaklıkta konuşlandırılan ve birbiriyle hava borusu ile bağlanan, her biri bir ton ağırlığındaki üç beton balondan ibarettir.

Bu balon, ya bir dalga dağı, ya da dalga vadisi altında bulunmakta; böylece sudaki basınç farkı sebebiyle bir balondan diğerine hava akın etmektedir. Fazla hava alan bir balon yükselmeye başlarken, diğeri alçalmaktadır. Böylece yukarı ve aşağı doğru mantar şeklindeki balonlar hareket ettirilmekte, bu hareketler sonucunda bir türbin vasıtasıyla elektrik üretilmektedir

.

Rekor sayılabilecek sekiz megawatt gücüne sahip ilk modelin 1998 yılında Portekiz kıyılarında tesis edilmesi planlanmaktadır. Son derece yüksek gücünün yanı sıra, bu tesis, su altında bulunduğundan batması mümkün görünmemektedir. Kısaca, kâinatta insanın kullanıp, istifade edebileceği daha pek çok imkanlar mevcuttur.