Sızıntı Arşivi

Aralık 1985 · s. 10 · 3 dakikalık okuma

Bitkilerde Suyun Rolü

Harun Avcı · Ziraat Yük.Müh. · Ziraat

ar85-12.jpg

Su toprakta, atmosferde ve canlıların bünyeleri içinde geniş olarak yayılmış bir maddedir. Tabiatta cereyan eden hasideler de hemen hemen bütünüyle suya ve suyun dikkate değer hususiyetlerine bağlıdır.

Suyun potansiyel enerjisinden faydalanarak elektrik enerjisi üretiminde kullanılması, kaldırma gücünden faydalanılarak deniz ve nehir taşımacılığında hizmet etmesi, birçok fabrikanın işletilmesinde esas madde olması ve evlerimizde yerini başka hiçbir maddenin tutamadığı son derece mühim günlük ihtiyaçlarımızdan biri olması gibi pek çok kullanım sahası ve faydası bulunmaktadır. Bunun yanında atmosferde belli nisbette bulunmasıyla adeta arzımızın üstünde bir yorgan vazifesi görerek hava sıcaklığının belli değerler içinde sabit tutulması, bitkilerden aşırı terlemeyle su kaybının önlenmesi, insan ve hayvanların teneffüs edeceği uygun hava karışımının sağlanması gibi hayatiyetin devamıyla alakalı hadiselerde de ayrı bir yeri vardır.

ar85-13.jpg

Su hayattır, hayatiyetin devamı için elzemdir. Diğer canlılarda olduğu gibi bitkilerin yaşamasında da suyun birçok rolü vardır. Su, bitkilerde bünyenin bir parçası olarak, çözücü, reaksiyon ve nakil vasatı, fotosentezdeki asıl iyonların kaynağı ve ısı düşürücü olarak vazife yapmakta aynı zamanda bitki turgorunda rol oynamaktadır.

ar85-14.jpg

Bitki metabolizmasında suyun mühim bir rol oynamasının esas sebebi iyi bir çözücü olmasıdır. Çünkü kökler vasıtasıyla elementlerin alınıp gerekli yerlere taşınması, yapraklarda meydana gelen nişastanın depo organlarına taşınması, karbondioksidin fotosentezin yapıldığı kloroplastlara, oksijenin de solunum yapan organlara taşınması ancak bu maddelerin gıda çözünmesiyle mümkün olmaktadır. Bazı bitkilerde fotosentez sonucu elde edilen karbonhidratların bir takım kimyevî değişikliklere uğrayarak yağları; amino asitlerin birleşerek proteinleri meydena getirmesi ve bu hadiselerde enzimlerin katalizör vazifelerini yapabilmeleri için çözücü bir sıvı vasata ihtiyaç vardır. Aynı şekilde bitkideki diğer bütün metabolik faaliyetlerin gerçekleşmesi için de uygun bir vasat gereklidir. Bu vasat da şüphesiz sudur. Pekçok bileşiğin çözünmesine imkan verdiği için suya universal (umumi) çözücü denir. Başka sıvıların suyun yerini tutmasına imkan yoktur. Formamid, sıvı hidrosiyanik asit, sıvı hidrojen florür ve erimiş üre gibi maddeler de iyi bir çözücü olmakla beraber, bunlar tabiî şartlarda fazla kararlı kalamazlar. Halbukî su, yeryüzünde hem bol, hem kararlı, ayrıca iyi bir çözücü hususiyetine sahip ve içinde birçok reaksiyonun kolaylıkla meydana gelebileceği bir sıvıdır. Su fotosentezdeki asıl iyonların kaynağı olmasıyla da ayrı bir önem taşır. Su, iyonizasyonla H+ ve OH+ köklerine ayrılır ve müteakiben H+ atomu parçalanıp bir elektron hasıl eder.

Suyun bitkilerdeki diğer önemli bir vazifesi de bitki hücrelerinde turgor basıncını meydana getirmesidir. Hücre zarları yarı geçirgen olduğundan hücre özsuyunun kesafetine bağlı olarak içeriye su alırlar. Alınan bu su, hücre içinde hacmin artmasına ve dolayısıyla hücre çeperine etki eden bir basıncın husule gelmesine sebep olur. Bilhassa otsu bitkilere diklik ve direnç kazandıran kuvvet bu turgor basıncıdır. Bu kuvvet bütün yaprak, çiçek ve meyvelerin pörsümeden, solmadan kalabilmesini sağlamaktadır.

ar85-15.jpg

Diğer yandan su bitkiden buharlaşabilen bir maddedir. Suyun buharlaşması için bir enerji gerektiğinden, su yaprak sathından buharlaşırken onları serinletir. Ayrıca suyun düşük viskozitesi ve yüksek derecedeki akışkanlığı, fevkalade yüksek satıh gerilimi ve kuvvetli bağlarla birleşmiş olması onun çok ince kılcal boruların içine nüfuz etmesini mümkün kılar. Bu yüzden su selülozik bitki dokuları içine tamamen nüfuz etmiş vaziyettedir. Bitki bünyesine suyun tamamen yayılmış olması ve nisbi olarak büyük bir hacme sahip olması bitkilerde ısının düşürülmesine vesile olmaktadır. Bunun sebebi ise suyun ısınma ısısının yüksek olmasıdır. Diğer cisimlerin ısınma ısısı daha düşüktür. Sıcak bir günde güneş ışığı altındaki bir demirin sıcaklığı elimizi yakacak kadar arttığı halde aynı şartlar altında bitkilerin sıcaklığının düşük olması belirtilen hususiyetlerin bir neticesidir. Eğer suyun da ısınma ısısı düşük olsaydı °/o 80-90 nisbetinde su ihtiva eden bitkiler sıcak yaz günlerinde kavrulmadan nasıl kalabileceklerdi?

Suyun bitkilerdeki ve daha geniş manada canlılardaki rolü dikkate alındığında, basit yapısına rağmen hayat için lazım olan hususiyetlerle yaratıldığı görülür. Bu hususiyetler sayesinde bitkide birçok gayelere hizmet etmektedir. Meselâ bitkiye girerken beraberinde gerekli besinleri getirir, onları en yüksek yapraklara kadar taşır, yapraklardaki gözeneklerde temas ettiği karbondioksit ve oksijeni çözerek lâzım olan yerlere ulaştırır. En sonunda da yaprakları serinleterek başka bir yerde vazife yapmak üzere bitkiyi terkeder. Bir kilogram ağırlığında kuru materyalin meydana gelebilmesi için bitkinin içinden 500-600 kg. su gelip geçer. Acaba su, renk renk çiçek, meyve ve yaprakları düşünüp de mi devredip durur dersiniz?

Zir. Yük. Müh. Harun Avcı