Sızıntı Arşivi

Mart 1981 · s. 29 · 1 dakikalık okuma

Bir Resmin Akisleri

Mehmet Maraşlıoğlu · Din Ve Ahlâk

Anaların bağrından sağılmış en nadide gıda maddesini yuvaların kapısına kadar ulaştıran iki garib yar-ı vefadar. Gece gündüz hiç ayrılmadan bıkmadan kaldırımlarımızı aşındırdılar.

Sütçünün eline düşmeden her şeye baş kaldırmış, olabildiğine serkeş olan şu hayvanın haline bakın. “Sütçü beygiri gibi duruyor” dedirtmiş.

Etrafında olan hiçbir hadise onu ilgilendirmiyor. Sanki uyanmayacağı bir uykuya dalmış gibi. Başı önünde, efendisinin huzurunda bir kıtmir gibi sadakatli.

Sadece yiyen ve çalışan bu mahlûk, yemeden içmeden bırakıldığı yerde ölüm sessizliği ve cansızlığı içinde. Bıkmadan usanmadan efendisinin yularını çekmesini bekliyor. Nasıl da iyi öğrenmiş beklemesini. Yoksa öğretilmiş mi?

Belki bilmiyor süt gibi bir ab-ı hayat nice küçük yavruyu canlandıracak ve o, tablacısının sütünü dökmemek için pürihtimam bir insana itaat edecek.

Karışmıyor sahibinin işine

Vazife düştüğü yerde

İtaati destanlaştırıyor sadece