Ekim 1987 · s. 36 · 2 dakikalık okuma
Bir Mabedin Feryadı

"Bir mabedin kapılarında kilit,
İçinde melekler saf bağlıyorlar.
Eğilde kulak ver, feryadı işit;
Kurtar Rabbim diye hep ağlıyorlar."
Susun... Susun... Dinleyin... Ayasofya ağlıyor.
Kubbesinde çınlayan tekbirleri arıyor...
Kubbelerde bir mânâ kalmış Akşemseddin'den.
Bu mânâ kurtulunca bir sel gibi seddinden.
İstanbul'un ufkundan bulutları kovacak,
O sabah İstanbul'a güneş başka dolacak.
Alçalarak kimseden merhamet aranılmaz
Mabedi kitli tutup batıya yaranılmaz.
Kilitli kalmak değil bilirim ki talihin,
Ruhu sızlar mezarda Han'lar Han'ı Fatih'in.
Dinle... Dinle, duyarsın kubbelerde şikayet,
Bütün dertleri duymak Kur'an'ı ayet ayet,
Yılların hasreti bu, bekledikçe çığlaşan,
Sessizlikler içinde meleklerdir ağlaşan.
Sarsarken duvarını çılgın disko-pop müzik,
Ağlıyorsun çaresiz, küskün ve mânen ezik.
Okşarken ezan sesi ezansız minareni,
"Sultanahmed" biliyor derdini ve çareni.
Senin halin bilmece düşüncede, fikirde.
Etrafın çıplak dolu, minareler zikirde.
Bu esaret bildiğin gibi esaret değil,
Açmamak korkaklıktır, açmak cesaret değil,
Birgün bir el mutlaka bulur o cesareti,
Açar kilitlerini bitirir esareti.
Ey devlet... Güçlü devlet artık benliğini bul,
Kuklalık sana zûldür, bir peyk olmaktan kurtul.
Olur mu inciterek ceddimizin ruhunu,
Mutlu etmek batıyı, o haçlı güruhunu.
Ayasofya ağlarken hergün ezan vakti kan,
Gülüyor, seviniyor Atina ve Vatikan.
Düşün, oklar altında burca sancak asanı...
Kara toprağa düşen UlubatlıHasanı.
Avrupa'yı güldürür bu mabedin bu hâli.
Sorunuz, "Açılsın" der, yüz de yüz bu ahali.
Ama engel olurlar localar ve kulüpler.
Mezarında titrerken o Hazreti Eyüp'ler.
Bu mâbedde geçmişe hasret buram buramdır.
Beş asırdır kubbeler bir hafız'ı Kur'an'dır.
Senelerdir kubbeler okuyorlar ezberden,
Okuyorlar Kur'an'ı susturulduğu yerden.
Gülemez Ayasofya bu garip halde iken,
Ayasofya'da kilit, benim bağrımda diken.
Kanı bozuktur kim ki geçmişi etse inkâr.
Şu hali bir görseydi ağlardı koca hünkâr.
Peygamber övgüsüne mazhar olan Kumandan,
Ezanlar yükselecek yine Ayasofya'ndan.
Nur alınları yine seccadeler öpecek,
Ayasofya o zaman sevinç yaşı dökecek.
Perukla örtülemez barının hoyrat keli.
Fatih'i yadedemez ne köprü, ne heykeli.
Ayasofya 'da mahkûm ruhunu edin azad,
Etmeyin büyük fethi ortakpazarda mezad.
Kur'an'a hasret tüter her taştan halka halka,
Ayasofya açılsın artık müslüman halka.
A. Mahir Pekşen