Şubat 1987 · s. 23 · 2 dakikalık okuma
Bir'den Trilyonlara
Yusuf Doğaner · Doç. Dr. · Anatomi

İnsan vücudu yüzyıllardan beri inceleme konusu oluyor, halen de incelenmeye devam ediliyor. Bu hayranlık veren yapıyı her inceleyen hayret ve hayranlığını gizleyemiyor ve bu ince sanatın Usta"sını takdir etmeden geçemiyor.
Böyle bir incelik ve hayranlığı kan hücreleri için duymamak elden gelmiyor. Kan hücrelerinin vazifeleri hakkında çoğumuz bazı bilgilere sahibiz; onların nasıl teşekkül ettiğini, yani Bir'den Trilyonlara nasıl gelindiğini İse biz burada açıklamak istiyoruz.

"Bir damla su" dan yaratılan insanoğlunun kan hücreleri ve kan yapımı oldukça erken dönemde başlar. Daha 19 günlük bir embriyoda, yeni annenin hamile kaldığını farkettiği ilk günlerde kan yapımı başlamaktadır. Önce "umblikal kese" denilen bölgede başlayan bu faaliyet, kırmızı hücrelerin (alyuvarlar) daha sonraları karaciğer tarafından yapılması ile devam etmekte ve gebeliğin 10-11. haftalarında kemik iliği önemli bîr yapım merkezi haline gelmektedir; doğumdan sonra ise kemik iliği bütün kan hücrelerini yapabilecek bir merkez olarak hayatın sonuna kadar bıkmadan, usanmadan kan yapımına devam etmektedir.
7 haftalık bir ceninde karaciğer dokusu ile bağ dokusu alanında beyaz küreler (lökositler) in yapımı dikkati çekmektedir. Daha sonraları İse bu hücrelerin yapımı da kemik iliğine aktarılmaktadır.
Kanamanın fizyolojik kontrolünde oldukça önemli vazifeleri olan, yokluğunda veya azlığında ciddi kanamaların zuhur ettiği ve bugün bile salgıladığı sayısız maddeler ile esrarını koruyan kan plaketleri (trombositler) sıra ile umblikal kesede, 6. haftada karaciğerde, 10. haftada dalakta ve 13. haftada ise kemik İliğinde karşımıza çıkmaktadır.

Bugün kabul edilen en son görüşe göre ister alyuvarlar, ister akyuvarlar ve onların değişik türleri, isterse kan plaketleri olsun hepsinin bir'den çoğalıp geliştiği şeklinde düşünce hakimdir. Şekil 1 de bu durum şematik olarak gösterilmiştir.
Bir insan ömrünü 60—70 yıl olarak kabul ettiğimizde bir ana hücreden bu süre zarfında acaba kaç tane değişik kan hücresi oluşmaktadır? Bu soruya verilecek cevap ise Tablo I de gösterilebilir.
Şekil I ile Tablo I incelendikten sonra da şu soruları kendimize sormalıyız ve cevabını da bulmaya gayret etmeliyiz:
a) Yaratılış İtibariyle bir erkek ve bir dişi hücreden oluşan insanda bu kan hücreleri hangi nizam ve İntizamla ortaya çıkmaktadır?
b) Bir tek ana hücreden nasıl oluyor da trilyonlarca hücre teşekkül ediyor?
c) Bu çoğalma Tablo I de gösterildiği gibi olmasaydı da değişikliklere uğrasaydı, trombositler mm3 te 500.000 veya daha fazla; eritrosit 1.000.000, lökosit 500 olsa idi ne olurdu?
d) Hücrelerin sayı değişiklikleri yanında gördükleri vazifelerde de aksama olsa idi ne olurdu?
Sizler bu soruları daha da çoğaltınız ve lütfen her birisine cevap bulmaya çalışınız. O zaman Yüce Yaratıcı'nın bize bahşetmiş olduğu kan hücrelerinin ne büyük bir lütuf olduğunu çok daha iyi anlayacaksınız. Ne mutlu bunu anlayabilen duru gönüllere...
Doç. Dr. Yusuf Doğaner