Ocak 1987 · s. 502 · 2 dakikalık okuma
Bir Başka Petrol
Science News’ den Yıldırım Yalçıneli
Bütün fosil yakıtları eski devirlere ait organik maddeler ihtiva eder. Yani o zamanlara ait fotosentez mahsüllerinin neticesidir. Son beş-on senedir bu yakıtların tükenme problemleri karşısında umumi efkârda bir tedirginlik söz konusudur.
Nobel mükafatı kazanan kimyacı Melvin Calvin ise, bazı bitkilerden faydalanarak önümüzdeki 40 sene içinde ABD’nin yakıt ihtiyacının yarısının karşılanabileceğini söylemektedir.
Aslında bu düşünce yeni değildir. Brezilya’nın kullandığı yakıtın hemen hemen yarısı şeker kamışından elde edilmektedir. Fakat şeker kamışından elde edil en bitki özsuyundaki karbonhidratların yüksek enerji veren hidrokarbonlara dönüştürülebilmesi için fermantasyon uygulanmaktadır. Calvin “Böylesine bir yola ve
uzun çalışmalara ihtiyaç olmaksızın direkt olarak yüksek enerjili hidrokarbon verebilen bitkilerden faydalanmanın daha iktisadi ve tercih edilir Olduğunu” ifade etmektedir.
Yine aynı araştırmacı 1979 yılında Amazonlar’ da yetişen copa-iba ağacından hiç bir muameleye tabi tutmaksızın doğrudan doğruya arabanın mazot deposuna konulduğu an arabayı çalıştırabilecek hususiyette, nebati dizel yakıtının elde edilmediğini bir raporla göstermişti. Ozamandan itibaren Brezilya’ lı araştırmacı lar geniş arazilere bu bitkiyi ekmek üzere çalışmalara girdiler. Önümüzdeki senelerde dizel yakıtı istihsal ine geçileceği söylenmektedir. Gerçi bu bitki sadece tropik iklimlerde yetişmektedir fakat, Calvin bu bitkinin ılık iklimlerde de yetişebilecek şekilde adapte edilebileceğini öne sürmektedir.
Aynı araştırmacı Kaliforniya Üniversitesi’nde ılık iklimlere uygun hidrokarbon üretebilen bitkiler üzerinde de çalışmalar yapmaktadır. Mesela, gopher bitkisi, ferment edilebilecek şeker ve selülozun yanı. sıra, petrol menşeli bir sıvı da üretebilmektedir. Yapılan araştırmalara göre her bir dönümden yıllık 3 varil hasılat elde edilebilecektir. Bütün bu avantajlarına rağmen gopher senelik bir bitki olması dolayısıyla pek o kadar da ekonomik gözükmemektedir.
ABD’nin batı kıyılarında yetişen Pittesperaceae ailesine ait bir bitki ise, hem 10-15 sene ürün verebilmekte, hem de ılık iklimlerde yetişebilmektedir. Bundan başka Filipinler’ de bir başka bitkinin yağı halen yöre halkınca meş’ ale benzeri aydınlatıcılarda yakıt olarak kullanılmaktadır ki, Calvin’ e göre bu bitki, hem uzun ömürlü, hem de ılık iklim şartlarına adapte olmaya müsaittir.
Dünyamızı yarattığı ilk günlerden itibaren çeşitli nimetlerle donatan ve insanoğluna, sıkıştığı zaman bunlardan istifade edebilme kabiliyet ve zekâsını bahşeden Nimet-i Sonsuz’un daha ne kadar gizli hazineleri olduğunu tahmin etmemiz mümkün değil...
Bütün bunlardan, dünyamızın, üzerinde yaşayan bütün canlıların ihtiyaçlarını karşılayacak zenginlikte yaratılmış olduğunu ve ihtiyaç anı gelip çattığından bunlardan faydalanma kabiliyetininde bahşedileceği anlaşılmaz mı?