Sızıntı Arşivi

Mayıs 1985 · s. 14 · 2 dakikalık okuma

Bir Ağacın Macerası

Tarık Çelik · Tabiat

Keşke, her mevsim ayrı bir âhenkle, tıpkı nabızlar gibi atan bu ağaç ve bu çiçeklerin sırlı ve sihirli dillerini, renk, koku ve tadlar kuşağında söyledikleri nağmelerin ma'nalarını anlayabilseydik...!

Ağaçlar yıl boyunca meydana gelecek olan değişik hava şartlarına karşı mukavemet gösterebilmeleri ve meyvelerin olgunlaşıp hasat edilmesinden doğacak yorgunluğu atlatıp tekrar meyve verebilmeleri için devamlı hazırlık içindedirler. Bilindiği gibi bir ağacın büyüyüp geliştikten sonraki ömrü yaprak verme, çiçek açma, meyve bağlama, meyvelerin olgunlaşması, hasat ve yaprak dökümü safhalarıyla geçer. Bu devreler her ağaç nev'inde bir mevsimin farklı aylarına rast gelir. Şimdi bir kiraz ağacını ele alıp yıl boyunca ne gibi değişikliklere uğradığını gözden geçirelim.

(Resim 1) Kasım ayında ağaç kışı geçirebilmek için hazırlıklara başlar. Bu gaye ile yapılan en ehemmiyetli iş protein ve şeker ihtiva eden maddelerin bitkinin köklerinde ve gövdesinde depo edilmesidir. Depo edilen şekerden nişasta meydana gelir ve bu kiraz ağacının don tehlikesinden muhafazasında ehemmiyetli rol oynar. Bu esnada cereyan eden enteresan bir hâdise ise, hücrelerin dona karşı mukavemetini arttıran maddelerin yapraklar sararıp dökülmeden önce bitkiye aktarılmasıdır. Böylece bitki kış gelmeden önce önemli seviyede hazırlık yapmış olur.

(Resim 2) Kış uykusu devresinde ise ağacın solunumu en alt seviyeye düşer. Ocak ayında ağaç karların örttüğü bir çevrede zahiren ölü gibidir, fakat hakikatte hayatiyet devam etmektedir, önceden kök ve gövdede depo edilen nişasta bu defa şekere dönüşerek hücrelerin dona karşı mukavemetini arttırır. Toprak soğuk kış günlerinde havaya nisbetle daha sıcak olduğundan örtü vazifesi görerek kılcal kökleri dondan korur. Hatta toprak sathını kaplayan kar tabakası da atmosfer ile toprağın irtibatını keserek toprağın içine havanın nüfuz etmesine ve soğumasına mani olur.

(Resim'3) Nisan ayında havaların ısınmasıyla kiraz ağacı da uyanarak ilkbahar yeşili renginde filizler çıkarır. Bu da yeni gıda istihsali için bir işarettir. Gelişme için ihtiyaç duyulan maddeler kök ve gövdeden tomurcuklara doğru yol alır. Belli bir sıcaklığa erişildiğinde de tomurcuklar patlar.

(Resim 4) Mayıs ayında ise bütün dallar çiçeklerle donatılmış olduğundan ağacın en güzel dönemidir. Gelişmiş bir ağaçta yaklaşık 50 bin çiçek bulunmaktadır. Ancak beklenmedik bir soğuk ve yağmur anında bu çiçeklerin %80'i dökülecek ve ancak %20'si meyve olacaktır. Çiçeklerin hepsi tozlaşma imkânı bulsa bile yine %80'i dökülür. Çünkü ağaç 10 bin meyveyi besleyebilecek yapıya sahiptir.

(Resim 5) Haziran ayında ağaç arazinin içinde kaybolmuş gibidir. Bu esnada tozlaşma olmuş meyve teşekkül etmiş ve yeni ağaçlara menşe olabilecek çekirdekler olgunlaşma devresine girmiştir. Çekirdekte olgunlaşma devam ederken şekerlemelerden tatlı meyve de kendine has kırmızı rengiyle olgunlaşır. Olgunlaşmış bir kiraz 6 gram gelir ki, bu, bir ağacın yaklaşık 60 kg. meyve verdiğini ifade eder. Meyvelerin gelişmesi esnasında nişasta ve şeker kullanıldığından meyvelerin hasat edilmesinden sonra ağaç yorgun haldedir. Ağustos ve eylül ayında ağaç kaybetmiş olduğu maddeleri toplayıp tekrar depo eder. Soğuk kış günlerinde bitkinin ihtiyacını bu maddeler karşılayacaktır.

P.M.den Tarık Çelik