Mart 1990 · s. 68 · 4 dakikalık okuma
Bilgisayar Çağında Bilgisayar Suçları

İnsan sadece madde yönüyle ele alan ve onu sadece bu cihetle refaha ulaştırmayı hedefleyen Batı medeniyeti, 20. asırda bizlere sunduğu sayısız teknoloji hârikası yanında değişik problemleri de beraberinde getirmiş ve içtimâi hayatta yeni yaraların açılmasına sebep olmuştur. Bilgisayarlar, bu asrın insanını sıkıcı ve yorucu birçok işten kurtarmış, belki başka türlü altından kalkılamayacak birçok işi kolaylıkla halletmesini temin etmiştir. Uyduların dünya çevresine oturtulması ve uzak gezegenlere gönderilmesinde, ay seyahatinde, yapılan ayrıntılı hesapların bilgisayar olmadan mümkün olamayacağı bilinmektedir. Fakat aynı bilgisayarlar, mânevi yönden tatmine erememiş, insan olmanın mânâsını kavrayamamış bazı kimseler tarafından haksız şahsî çıkar vasıtası olarak kullanılabilmektedir. Bu hazin tablonun en çarpıcı misâllerini bilgisayarların en yaygın olarak kullanıldığı ABD’de görmek mümkündür. Diğer bir deyişle, zaten suç işleme oranının yüksek olduğu ABD’de, bu içtimâi çöküşün tabiî tezahürlerinden birisi olarak, bilgisayar suçlan da kendine has bir yer edinmiştir.
ABD ‘de bilgisayar yoluyla işlenen suçlar halihazırda en hızlı artış gösteren suçlar kategorisine giriyor. Hâdiselerin çoğunun değişik sebeplerle kayda geçmemiş olmasına rağmen, resmi rakamlara göre yılda yaklaşık 3 milyar dolarlık kayıp söz konusudur. Mütehassıslar, bu mevzuda çözümün ancak iki taraflı bir çalışma ile mümkün olabileceği görüşünde birleşiyorlar: Bilgisayar sistemlerinde saklı bilgilerin çok iyi bir güvenlik sistemi ile muhafazası yanında bilgisayar kullanıcılarının fıtratın gereği olan başkalarının haklarına saygı mevzuunda eğitilmesi.
Bundan birkaç yıl öncesine kadar hayâli bile zor olan bir “bilgisayar suçları kanunu”, bugün en azından bazı ülkelerde bir zaruret haline gelmiştir. Bu suçların bu derece artmasında basınında rolü bulunmaktadır. Basın şimdiye dek bu tip hâdiselere sebep olanları bır suçlu veya hırsızdan ziyade entellektüel maceraperest olarak takdim etmiş ve âdeta onları imrenilecek kimseler olarak göstermiştir. Fakat gittikçe artan vâkalarla birlikte bu imaj yıkılmaya yüz tutmuştur.
Haziran 1984’de kart hırsızları yaklaşık 90 milyon Amerikalının kredi kartı kayıtlarına basit bir ev bilgisayarı ile ulaşabilmişlerdi. Bundan sadece dört ay sonra Florida’lı bir veznedar hükümet çeklerinden kendi hesabına 160 bin dolar tutarında para geçirdi. Şubat 1985’de Federal Haberalma Bürosu (FBI) Marshall Uzay Uçuş Merkezi bilgisayarına izinsiz olarak girmek için kullanılan bir ev bilgisayarı ele geçirdi.
Bilgisayar suçlarının en ürkütücü yanı, bunu işleyen kimsenin kabiliyeti ve bu mevzudaki tecrübesi nisbetinde hiçbir şekilde engellenemez ve tesbit edilemez bir hal alabilmesidir. Suç fiziki olarak işlenmediği için tesbiti ve isbatı önemli bir mesele teşkil etmektedir. Buna rağmen 1985-87 yılları arasında sadece FBI tarafındhn bilgisayarla işlenmiş bir suç ihtiva eden 22 hâdise kayda geçmiştir. 1987’de bu mevzuda 119 soruşturma yapılmış ve 45’ i tutuklama ile neticelenmiştir. Başka bir resmi kaynakta ise sadece 1986-87 arasında 39 hadise rapor edilmiştir.
Esasen bu rakamlar sadece resmi kayıtlara geçen hâdiseleri ifade etmektedir. Birçok hadisenin bilerek veya bilmeyerek rapor edilmediği bilinmektedir, Özellikle büyük şirketler, itibarlarının sarsılması endişesiyle bu tip hâdiseleri kendi içlerinde halletmeye ve dışa aksettirmemeye çalışmaktadır.
Bu çerçevede başvurulan metod, hadiseye sebebiyet veren eğer şirket içinden biriyse işden uzaklaştırmak ve hadiseyi örtbas etmektir. Fakat bu insanlar bu şekilde başka suçlar işlemek için müsâit hale getirilmiş olmaktadır. İşinden olmak dışında bir cezaya maruz kalmayan bu gibi kimseler başka bir şirkette kolaylıkla aynı fiili tekrarlayabilmektedir. Bazı şirketler kompleks elektronik emniyet sistemleri yanında çalışanlara güvenmeye dayanan protokoller ve anlaşmalarla meseleyi çözme yoluna gitmişler, fakat bu güveni neye dayandıracaklarını bilememektedirler.
Bilgisayar teknolojisinin geçtiğimiz çeyrek yüzyıl içinde insanlığın ilim adına epey yol katetmesine vesile olduğu âşikardır. Fakat âşikar olan başka bir nokta da yeni bir suç tipinin artık içtimaî hayatın bir parçası haline geldiğidir. İnsan ruhu ihmal edildiği müddetçe her yeni keşif ve icadı kendisine haksız kazanç sağlama yolunda kullanmaya çalışan kimselerin ortaya çıkması kaçınılmazdır. 1987 de büyük bir elektronik şirketinin bilgisayar sistemine girerek 1 milyon dolar değerinde program çalan kişi,17 yaşında bir lise öğrencisidir. Batı Almanya’da ABD Uzay Ajansının Avrupa bilgisiyar şebekesine giren modern hırsızlar gizli bilgilere ulaşarak elde edilmesi aylar süren bir denklem elemanının değerini değiştirmişlerdir.
Bilgisayar vasıtasıyla haksız kazanç sağlama,gizli bilgilere ulaşma ve bunları değiştirerek çıkar elde etme şeklinde cereyan eden hâdiselere son zamanlarda en az onlar kadar zararlı yeni bir unsur eklenmiştir: Bilgisayar virüsleri. Kendi kendinin kopyasını çıkararak çoğalan ve kıymetli bilgilerin silinmesinden tutun bilgisayar sisteminin toptan çökmesi- ne varıncaya kadar birçok zarara sebep olan bu minik programların kimi zaman sadece eğlenme maksadıyla yazılmış olması ibret vericidir. Sadece 1987’de bütün dünyada binlerce bilgisayan etkileyen 30 virüs tipi rapor edilmiştir. 1988’de dünya çapında 100.000 bilgisayar değişik tipte virüslerin sebep olduğu zararlara maruz kalmış ve üniversitelerden özel şirketlere, devlet kuruluşlarına varıncaya kadar birçok değişik yerde çalışan binlerce insanın işleri aksamıştır. Bu tip hâdiselerin en ciddilerinden birinde Lehigh üniversitesi’ndeki 500 bilgisayarda saklı bütün bilgiler silinmiştir. Bazan “düşünen makineler” olarak isimlendirilmelerine rağmen aslinda bütün bilgisayarlar sadece basit bazı komutları birbiri ardınca yerine getirmeyi becerebilen elektronik devre yığınlarıdır. Dolayısıyla onları kullanan ve programlayanlar insanlığa faydalı olmayı gaye edinen kimseler oluncaya kadar bizlere getirdikleri şeyler yanında götürdüklerini de sineye çekmek durumunda kalacağız.