Eylül 1986 · s. 290 · 2 dakikalık okuma
Bahar Ve Uyanış

Tohum müsaid toprağa düşünce, sevinir. Zira kalbinde sakladığı arzu yumağını iplik iplik isleme, çözme; yeni desenler, renkler çizme, güzel kokularını neşretme imkân ve fırsatını yakalamıştır. İçinde sakladığı potansiyel enerjiyi sarfetme şansını yakalamıştır. Derisinden, kalbine, hafızasına kadar işlenen programını tatbik etme zeminini bulmuştur. Projesini icra plânına, icra safhasına geçirme merhalesine gelmiştir. Sevinçlidir. Ama hersey bitmiş değildir. Aksine daha atlaması gerekli bir çok handikap vardır bu engellerle dolu yarışda.. Atlatması gerekli pek çok badire vardır başında.. Onun için müdafaa mekanizmalarına başvurur. Dikkat ve ihtiyatla, itidalle, sabırla kıştan bahara ulaşması için sabır ayarlaması yapar. Acele etmez. Çünkü azıcık havaların ısınmasına, güneşin bir iki günlük açmasına aldanıp baharın, arz-ı endam etme mevsiminin geldiğini sanıp başını toprakdan çıkarıp boy atmak isteyen arkadaşlarına uzanan hoyrat ellerden, başı koparılan arkadaşlarının halinden ders almıştır.
Tohumun sevinci, mutluluğu; içine yazılan ilâhî mektubun dikkatli gözler tarafından okunacağı içindir.. Enfüsde ve âfâkda O'nun san'atını nesir ve ilân etmek az bahtiyarlık mıdır ki... Üstadını tanıtmak, ustasını, kendisinde işleyen kudretli, mahir Sanatkârını sessiz çığlıklarla, velveleşân olarak tesbihfeşân olarak izhar ve ilan etmek doğrusu her tohuma, tohumcuklara nasib olmayan finaliteyi kullanabilmek imkân ve fırsatı muvaffakiyetle neticelendirmek gerçekten saadettir.
Tohum toprağa düşünce bir müddet durur. Durumunu teşbit ve tayin eder. Ne yapması gerektiğini Önceden plânladığı için, bağrını açacağı, sırdaş olacağı toprakla tanışır. Konuşur. Biraz da su bulunca toprakla kardeş olur, dost olur. Birlikde bir kombinezon kurarlar. Toprak yerine göre süt olur. meme olur tohumu emzirir. Koynunda besler. Ama toprak çok mu çok tecrübeli olduğundan tohuma sıkı sıkı tembih eder: Sakın ha sakın! Sen şen ol, cemre havaya, sonra bana düşmeden koynumdan başını çıkarayım deme! Suya da düşünce Allah işini rast getirsin. Dilediğin gibi çağır dilediğin gibi oyna.. Çünkü artık devir gül devridir.
Cemreler düşmeden önce neşvû-neman bulayım, boy atayım dersen... Vurgun olur, soğuk olur, don olur.. Tuz buz olursun. Ayaklar altında farkedilmeden çiğnenirsin.. Hoyrat ağızlar, rezil iştihalar şeni yer yutarlar sonra.. Plânın, programın, projen başlamadan biter.. Kendini gösteremezsin.. Hedefine ulaşamazsın.. Ne demiş insanlar: Terazi var, tartı var Herşeyin bir vakti var.
Kendisine analık eden toprağın nasihatlerini dinleyen tohumlar, ikaz ve tenbihlerine kulak asan tohumlar fidan olur, ağaç otur yaprak ve çiçek açar, meyve verirler.
Taha Tahsin