Sızıntı Arşivi

Ağustos 1987 · s. 36 · 1 dakikalık okuma

Ayak Sesi

A. Şehid · ŞİİRLER

AYAK SESİ

Zaman ve zemin olurda hâle çizince akid.

Biri ruhlar âleminde, biri işte o vakit.

Ulubatlı Hasan gibi, ilk hamleye nigâhban;

Unutursan mahvolurum ey dost orda beni an.

Sanma ki bilmem sezadır buna benden çokları

Lâkin ben kurtulamam ki yemeyince okları.

Haşir günü toplarsın ya bir eksikli bölüğü.

Yoklamada "Yok!" denilir, mahzun boynu büküğü.

Ağırlaşır Turdağından içimde ki her nükte.

Zebaniler o dem gelir, bekliyorum tetikte.

Siz cennete yol alırken yakınca bir geçişte;

Bir inleyiş duyarsın ya, işte, o benim işte.

Bülbülleri Allah diyen bahçelere inişte;

Altın tasa dizelenmiş meyveleri yiyişte,

Ab-ı Kevser dolu dolu her kadehi içişte;

Bir sızlayış duyarsın ya, işte o benim işte.

Huri gılman sohbet için halıları serişte;

Özlenenler bir bir gelir ben görmemişken düşte.

BEYİN YAPICISI tek tek alnınızdan öpüşte.

Bir ağlayış duyarsın ya, işte o benim işte.

Hamza ile el sıkışıp, Cafer ile gülüşte;

Ammar ile Mus'ab gelip size selâm verişte;

Ve hazreti Muhammed 'in Cemâli'ni görüşte;

Bir haykırış duyarsın ya; işte o benim işte.

Cum'a olur, cennet halkı ziyafete gidişte.

Geçmiş zaman unutulup ru'yetine erişte.

Bir an ki "Sen" Affeden 'in affını düşünüşte,

Arkanda bir ayak sesi, işte o benim işte.

A. Şehid