Ekim 1988 · s. 345 · 3 dakikalık okuma
Astrofizikçilerin Korkusu

Bu yıl da her sene olduğu gibi hava güneşli fakat astrofizikçileri huzursuz eden Güneşle ilgili pek çok gelişme var. Güneş sathında korkunç boyutta ateş ve manyetik fırtınalar kaydedilmiş durumda. Dr. P. Mc. Intosha göre gelecek sene başında, bu Güneş patlamaları, suni uyduları da yörüngesinden çıkartabilecektir. Bu sebeple NASA, bir acil kurtarma programı başlatmıştır.
Yapılan son araştırmalarda Güneşin iç kütlesinin dış kısmından daha hızlı döndüğü ve Güneş sathının her beş dakikada bir saniyede 300m’lik hızla alttan üste doğru kalb gibi attığı, müşahede edildi. Rus bilim adamlarının son çalışmaları ise; Güneş’in yalnız satıhta değil iç kısımlarında da bir kalp, kası gibi attığını ve bu ritmik hadisenin 2 saatte ve 40 dakikada bir olduğunu ortaya koydular.

Güneş sismologlarının son tesbiti:
Güneşteki 5 dakikalık ritmik atışlar, 10 milyon farklı ses dalgası tarafından oluşturulmaktadır. Güneş müziği ve Güneş nabzı, Güneşin manyetiğini meydana getirmektedir. Aynen dinamoda olduğu gibi Güneş plazması ekvatorda uzak bölgelerden daha hızlı dönüş yaptığından, bu ayrı rotasyon Güneş maddesini iç içe karıştırmaktadır. Manyetik çizgiler ortaya çıkınca, manyetik plazma, manyetik olmayandan hafif olduğu için yukarı doğru itilerek üst kısımda tutulur. Bunlar manyetik tesirleriyle Güneş içinden gelen sıcaklık akımını durdururlar. Böylece çarpışma noktalarında Güneş sathı koyu renkli olur ve Güneş lekeleri ortaya çıkar.
Süper sıcaklıktaki plazma, Güneşin içinden üst kısma boşalır. Bu, ses dalgaları halinde bir boşalmadır. Boşalma, Güneş korona’sında (Tacında) iki milyon°C’lik bir ısınmaya yol açar. Korona’dan da, yüksek sıcaklıktaki elektrik yüklü parçacıklar kesintisiz halde Güneş rüzgârı olarak fezaya ulaşırlar. Dünyanın manyetik sahasına varınca da, manyetik sahasının eğikleşmesine sebep olurlar. Her ne kadar Dünya manyetik sahası Güneşten gelen partikülleri saf dışı bıraksa da, Güneş lekelerinin sayısı arttıkça partiküllerin hızı ve Dünya manyetik sahasına tesirleri de buna paralel artar.
Neticede şu hadiseler gelişir:
a) Telefon ve telgraf bağlantıları kesilir. b) Transformatörler yanar. c) Radar ekranlarında, olmayan uçakların görüntüleri oluşur. d) Pipeline (petrol boru hatlarında) mevcut olmayan hayali delikler kontrol cihazlarında ortaya çıkar. e) Jeolojik cihazların ölçümleri karışır. f) Bir dakikadan birkaç saate kadar telsiz arızaları baş gösterir. Telsizler hiç çalışmaz.

Son araştırmalarda Güneş’teki müziğin tek sebebi olarak gezegenler bulundu. Araştırmalarda gezegenlerin belirli bir açıda Güneşe yaklaşmaları esnasında Güneş lekelerinin de arttığı belirlendi. Ayın Dünya’da med—cezir’e yol açması gibi, gezegenler de Güneşte müziği oluşturan manyetik hareketleri ortaya çıkardılar. Bilhassa Venüs, Dünya, Jüpiter ve Satürn bu tesire yol açmaktadır. Çünkü Venüs ve Dünya Güneş’e çok yakındırlar. Jüpiter ve Satürn ise büyük olduklarından Güneşe tesir ederler.

Gezegenlerin belirli açıdaki durumları bilgisayara verildiğinde, Güneşin gezegenlerden kaynaklanan ve hala araştırıcıların tatmin edici bir cevap veremedikleri med ve cezirin grafiği belirlenebilmektedir.
90’lı yılların ortalarına doğru Güneş şimdiye kadar bildiklerimizden fazla olarak incelenecektir. (Cluster) adlı ilk suni peykler ve 50—710 adlı ikinci uydu ile Güneş plazması araştırılacaktır. Güneşin 11 yıllık periyotlarla patlamaların artması, leke artışı, bilim adamlarını hep hayrete sürüklemektedir.
Bu arada Güneşin bu faaliyetlerinin Dünya’da hava ve iklim değişikliklerine yol açtığı da açıklanmaktadır.

Karınca ve ev
haşereleri üzerindeki incelemede, canlılar 27 nci ve 28 nci günlerde Güneş’in
yörünge (rotasyon) döneminde manyetik fırtınalar sebebiyle değişik
davranmaktadırlar. Faaliyetin en yoğun olduğu dönemde, canlılar l0 misli gıda
(enerji) h
arcamaktadırlar.
ABD’li ve Rus araştırıcılar, köpekler, kobaylar ve balıklar üzerindeki
araştırmalarında kaydedilen frekanslarda, hayvanların kalp atışlarının
yavaşladığını, kanın protein yapısının değiştiğini ve alyuvarların (lökositler)
devre dişi kaldığını bildirmektedirler. Bazı araştırıcılar ise Güneş’in,
insanın sinir sistemini etkilediğini ortaya koydular. Canlıların hücrelerinde
elektrik akımı olduğundan; zayıf bir manyetik saha da mevcuttur. Güneşin
manyetik fırtınaları da bu sahalara tesir etmektedir.
Güneş lekeleri saniyede 50 m. hızla hareket etmekte olduğundan, bu güçlü akımlar gökteki suni peykleri dahi yörünge dışına itebilecektir.
Tarık Çelik